<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>Karaman Olay Karaman Haber Sondakika Haberleri </title>
<link>https://www.karamanolay.com</link>
<description>SON DAKİKA. KARAMAN GÜNDEMİ BURADA. Haberleri okumak yerine izleyebilirsiniz. karaman haber, Karaman Haber, son dakika, Larende Haber, </description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.karamanolay.com</copyright>
<image>
<title>https://www.karamanolay.com</title>
<url>https://www.karamanolay.com/images/genel/Untitled-1.png
</url>
<link>https://www.karamanolay.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>BARIŞ YOLCUSU</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Barış yolcusu bencillik içinde değil, gerçekten sever. O, sevgiyi bir köleleştirme aracı olarak kullanmaz ve kendini gerçek sevgiye açar. Gerçek olan sevgide, sevgi bir bağımlılık aracı değildir; koşulsuz sevgi aracıdır. </p>

<p>Barış insanı koşulsuzca sever; sevgisini beklentisizce paylaşır, kendini tamamen sevdiğine verir ama kendi olarak da kalır. Çünkü o, gerçekten kim olduğunu bilir. Barış yolcusu tekamül yolunda kaybolmadan herkese kendini seve seve verir; onun barış anlayışı hep yüksek seviyededir. </p>

<p>Herkesin öz varlığının derinliklerinde mutlak barış vardır ve ona insan ulaşınca tamamen tek başınadır. O zaman birey mutlak tek başınalığın keyfini çıkarır. Orada saflığı, kusursuzluğu, güzelliği, muazzamlığı ve sonsuzluğu deneyimler. </p>

<p>Dünya Değişim Akademisinde "Barış Sanatı" Değişim programı sayesinde barış insanı tek başınalığı deneyimler ve bunun tarif edilmez güzelliğini yaşar. Bu deneyim doyurucu, onarıcı, zenginleştiricidir. Böylece barış insanı, dışardaki kimseyle kavga etmez ve savaşmaz. Tek başınalık yaşanıyorsa, dışsal savaş sona erer ve gerçek barış başlar. O yüzden barış isteyen insan bir süreliğine tek başına kalmalıdır.</p>

<p>Yalnızca o zaman birey tek başınalığın huzurunu ve barışını yaşar. O zaman birey her yerde tek başına ve barışçıl olabilir. O zaman birey, kalabalığın içinde kendini ve barışını kaybetmez. Birey en büyük kalabalıklarda bile uyanık, farkında ve barışçıl kalabilir. Barış insanı, içinde tek başınalığı deneyimlemesine rağmen kalabalığa karışır ve toplumun içinde hareket eder. Buna rağmen de tek başına ve barış içinde olur. </p>

<p>Birey tekamül ederek tek başınalığın tadını çıkarmalı ve tek başınayken barışın zirvesine tırmanmalıdır. Ancak bundan sonra kalabalığa karışarak herkesle mutlak barışı paylaşır.</p>

<p>İnsan içsel kalabalıktan kurtulamayınca huzur ve barışa ulaşamaz. Birey içsel değişim sayesinde içsel kalabalıktan kurtulunca, huzur ve barışa ulaşınca en büyük kalabalıklar içinde bile tek başına kalabilir. O zaman kimse bireyin huzur ve barışına müdahale edemez ve onları bozamaz. </p>

<p>Birey bir kere içsel tek başınalık, huzur ve barışa ulaştı mı istediği zaman varoluşsal tekbaşınalığın, huzurun ve barışın içine dalabilir. İçsel değişim ve dönüşüm sayesinde duyular içe döner ve birey içsel barışa ulaşır. İçsel barışa ulaşmak için insan tek başına yolculuk yapmalı, tek başınalığın farkına varmalı ve tek başınalıkla barışmalıdır.</p>

<p>Neval Kütük<br />
Değişim Uzmanı<br />
Dünya Değişim Akademisi<br />
www.dunyadegisimakademisi.com.tr<br />
nevalkutuk77@gmail.com<br />
0530 877 06 04</p>
]]></content:encoded>
<author>Neval Kütük</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/neval-kutuk/baris-yolcusu/211/</link>
<pubDate>Tue, 06 Oct 2026 18:56:35 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖFKE FARKINDALIĞI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Öfke duygusunun doğru ve sağlıklı bir şekilde ifade edilmesine öfke kontrolü denir. Öfke kontrolünde amaç, bireyin öfkesini kendisine ve başkasına zarar vermeden ifade etmesidir.</p>

<p>Kontrolsüz öfke güç değildir çünkü öfke yıkıcı ve zararlıdır. Öfke sağlıklı bir şekilde ifade edildiğinde yıkıcı olan öfke, yapıcı duyguya dönüşür. Öfke, şefkat olarak adlandırılır. Öfke gücü, kontrol altına alındığında şefkat hissi bünyeye yayılır. </p>

<p>Dünya Değişim Akademisi'nde "Òfkeyi Dönüştürme Sanatı" Değişim Programı sayesinde birey olumsuz olaylara karşı tarafsız tepkiler verir ve yargısız bir gözlemci olur. Önyargılardan kurtulur ve öfkeyi tanır, ifade eder. </p>

<p>Öfke kontrolü, öfkeyi gözlemleyerek sağlanır. İçinizde öfke yükseldiğinde derin bir nefes alın ve öfkeyi tarafsız tanıklıkla gözlemleyin. O zaman öfke yatışır ve öfkeyle baş edilir. Öfkelendiğiniz an, karın nefesi uygulayın. Nefes alırken karnınızı şişirin, nefes verirken içeri çekin. Dikkatinizi tamamen nefese verin.</p>

<p>Eğer karşınızdaki kişinin sözleri veya davranışları sizi kızdırıyorsa, hemen kendisine ifade edin. O zaman öfke baskılanmayacak ve öfke patlamaları oluşmayacak. Öfkeyi fark ettiğinizde gülümsemeye başlayın ve yaşanan olayın geçici olduğunu kendinize hatırlatın. </p>

<p>Değişim ve tekamül teknikleri düzenli olarak uygulandığında öngörü yetisi devreye girecek ve olumsuz sözler ve eylemlerden uzaklaşacaksınız. Önceden olumsuz eylemlerin sonuçlarını sezeceksiniz. Öfke yükseldiğinde ortamdan uzaklaşacaksınız ve öfke patlamalarını önleyeceksiniz.</p>

<p>Bastırılan ve sağlıklı bir şekilde ifade edilmeyen öfke fiziksel, zihinsel ve duygusal rahatsızlıklara neden olur ama  "Öfkeyi Dönüştürme Sanatı" Değişim Programı sayesinde öfkeyle başa çıkacaksınız. Sağlıklı bir öfkeye sahip olacaksınız.</p>

<p>Öfke yükselmeye başladığında kişinin enerji alanı daralır ve kapanır. Kontrol etmek daraltmak ve kapamak, farkında olmak ise açmak ve genişletmek demektir. Kontrol etmek yerine öfke yönetimi sağlanmalı ve öfkenin farkına varılmalıdır.</p>

<p>Önemli olan öfkeli olmak yerine, öfke duygusunun kökleri aranmalıdır. Bu arayış öfke duygusunun dönüşmesini ve kaybolmasını sağlar. Öfke arayışı farkındalığın derinleşmesine neden olacak ve derinleşen farkındalık öfke bulutlarını dağıtacaktır.</p>

<p>Mutlu değişimler.....</p>

<p>Neval Kütük<br />
Değişim Uzmanı<br />
Dünya Değişim Akademisi<br />
www.dunyadegisimakademisi.com<br />
nevalkutuk77@gmail.com<br />
0530 877 06 04</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Neval Kütük</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/neval-kutuk/ofke-farkindaligi/210/</link>
<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:36:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türk Dünyasının Otağı Karaman</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yerel yönetimler, günlük siyasetin ötesinde değerlendirilmesi gereken kurumlardır. Çünkü belediyecilik; seçim meydanlarında verilen vaatlerden çok, geride bırakılan eserlerle, oluşturulan şehir kültürüyle ve geleceğe bırakılan vizyonla ölçülür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaman, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, Türkçenin devlet dili ilan edildiği topraklar olarak milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip olmuştur. Böyle bir şehri yönetmek yalnızca belediye hizmetlerini yürütmek değil, aynı zamanda bu tarihi mirası geleceğe taşımak gibi önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaş Kalaycı’nın son sekiz yıllık belediye başkanlığı dönemine bu pencereden bakıldığında, en dikkat çeken başlıklardan biri şüphesiz <strong>Türk Dünyası Kültür Şöleni </strong>olmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllardır kutlanan Türk Dil Bayramı etkinlikleri, bu süreçte daha geniş bir vizyonla ele alınmış; Karaman sadece Türkiye’nin değil, Türk dünyasının buluşma noktalarından biri hâline gelmiştir. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen misafirler, sanatçılar, akademisyenler ve kültür temsilcileri aynı otağın altında buluşmuş, Karaman’ın adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde duyulmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir şehrin tanıtımı sadece reklam kampanyalarıyla olmaz. Şehirler; kültürüyle, tarihiyle ve oluşturduğu değerlerle hafızalara kazınır. Bu yönüyle Türk Dünyası Kültür Şöleni’nin Karaman’ın marka değerine önemli katkılar sunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elbette her belediye başkanı eleştirilebilir. Demokrasi bunu gerektirir. Ancak eleştiriler yapılırken ortaya çıkan eserleri de teslim etmek gerekir. Çünkü hakkı teslim etmek, kişilere değil; gerçeğe saygı göstermektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaş Kalaycı’nın kamuoyunda en çok dikkat çeken yönlerinden biri ise, zaman zaman hakkında yapılan eleştirilere ve siyasi tartışmalara rağmen hizmet üretmeye odaklanmayı tercih etmesidir. Kimi zaman sessizlik de bir yönetim tarzıdır. Polemik yerine projeleri konuşturmayı seçmek, herkesin benimseyeceği bir yöntem olmayabilir; ancak bu da bir tercihtir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka dikkat çeken nokta ise, Karaman’da birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren söylemlere önem vermesidir. Seçim dönemlerinde dahi yakasında çoğu zaman yalnızca ay-yıldız rozetini taşıması, birçok vatandaş tarafından siyasi kimliklerden önce ortak milli değerleri öne çıkaran bir duruş olarak değerlendirilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şehir yönetiminde esas olan, insanları ayrıştırmak değil; aynı hedef etrafında buluşturabilmektir. Farklı siyasi görüşlere sahip insanların aynı şehir için emek vermesi, demokrasinin de en doğal sonucudur. Karaman’ın geleceği, kutuplaşmayla değil; ortak akılla inşa edilebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün geriye dönüp baktığımızda, Karaman’ın kültürel kimliğini güçlendiren çalışmaların kalıcı bir mirasa dönüştüğünü görüyoruz. Bundan sonraki dönemlerde göreve gelecek tüm belediye başkanlarının da bu mirası koruyup daha ileriye taşıması, şehrimiz adına en büyük kazanım olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü şehirler kişilerin değil, nesillerin emanetidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün yapılan her doğru yatırım, yarının Karaman’ına bırakılmış bir imzadır. Kim atarsa atsın, Karaman’ın yararına olan her hizmet alkışlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaş Kalaycı da bu şehre hizmet etmiş, Karaman’ın kültürel kimliğini öne çıkaran çalışmalara öncülük etmiş bir belediye başkanı olarak şehrin yakın tarihinde yerini almıştır. Elbette eksikler de konuşulacaktır, eleştiriler de yapılacaktır. Ancak yapılan hizmetleri görmezden gelmeden, emeği takdir ederek değerlendirmek hem şehir kültürünün hem de devlet ciddiyetinin bir gereğidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü günün sonunda kazanan ne bir siyasi parti olmalıdır ne de bir kişi…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kazanan Karaman olmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Dilinin Başkenti Karaman, geçmişinden aldığı güçle geleceğe yürürken; onu yönetenlerin en büyük görevi, ayrıştıran değil birleştiren, günü kurtaran değil yarını inşa eden bir vizyon ortaya koymaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şehirler büyür, yöneticiler değişir, dönemler kapanır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fakat ardında bırakılan eserler ve güzel hatıralar, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/turk-dunyasinin-otagi-karaman/209/</link>
<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:33:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İLİŞKİ VE GÜVEN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
İlişkide bir taraf desteklenmediğini, aşağılandığını, zarar gördüğünü hissediyorsa bu ilişki, "toksik ilişki"dir. Toksik ilişki başlangıçta fark edilmiyorsa uzun vadede duygusal yaralara sebebiyet verebilir.</p>

<p>Toksik ilişkilerle ilgili mutlaka bilgi sahibi olunmalıdır. Bu ilişkileri tanımak ve onlardan korunmayı öğrenmek gerekmektedir. Toksik ilişkide partnerler sağlıklı bir iletişim kuramaz ve pozitif ilişki yürütemez. Bireylerden biri diğerine zarar verebilir. Bu ilişki sırasında karşıdaki kişi fiziksel şiddete ve duygusal istismara uğrayabilir. </p>

<p>Toksik ilişkide olumsuz davranışlar sergilenir. Genellikle kişiler mutsuz ve stresli bir ilişki sürdürürler. Sağlıklı bir ilişkide olması gereken açık, samimi iletişim, güven, saygı ve sevgi toksik ilişkide yoktur.</p>

<p>Dünya Değişim Akademisinde "İlişkileri Yürütme Sanatı" Değişim programı sayesinde partnerler arasında duygusal yıpranma gerçekleşmez. Çiftler birbirlerini yenilerler. Stres ve anlaşmazlıklar ortadan kalkar. Birey fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak sağlıklı olur.  </p>

<p>Toksik ilişkilerde en yaygın öfke oluşur ve mutsuzluk ortamı olur. Çiftler birbirlerine güvenmez, sürekli birbirlerini eleştirirler ve değersizleştirirler. Duygusal ve fiziksel şiddet gerçekleşebilir. Kıskançlık yaşanır ve birbirlerini kontrol etme isteği oluşur. </p>

<p>Toksik ilişkiden kurtulmak için çiftler önce kendilerini, sonra da birbirlerini tanımalıdırlar. Bireysel yüzleşme gerçekleşmelidir. Açık ve samimi bir iletişim kurulmalıdır; hatalar kabul edilmelidir. Gerekirse düzeltilmelidir. Çiftler birbirleri ile sevgi ve saygı çerçevesinde iletişim kurmalıdır .</p>

<p>İki taraftan birinde özgüven eksikliği varsa, bu ifade edilmelidir. Kıskançlık hissediliyorsa ifade edilmelidir. Partnerler birbirlerine destek olmalıdırlar. Fiziksel, zihinsel, duygusal sağlık korunmalıdır.</p>

<p>Bu yetiler gelişince ancak ve ancak toksik ilişki ortadan kaldırılarak sağlıklı bireyler, iletişimler oluşabilir.</p>

<p>Mutlu değişimler.....</p>

<p>Neval Kütük<br />
Değişim Uzmanı<br />
Dünya Değişim Akademisi<br />
www.dunyadegisimakademisi.com<br />
nevalkutuk77@gmail.com<br />
0530 877 06 04</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Neval Kütük</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/neval-kutuk/iliski-ve-guven/208/</link>
<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:03:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DÜNYA MASAYA OTURDU, TÜRKİYE MESAJINI VERDİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bazı zirveler vardır…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadece alınan kararlarla değil, verilen mesajlarla tarihe geçer.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi de işte böyle bir organizasyondu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünyanın en güçlü liderleri aynı masada buluşurken, Türkiye yalnızca ev sahipliği yapmadı; köklü devlet geleneğini, diplomatik birikimini ve stratejik vizyonunu da tüm dünyaya gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Misafirler sıradan bir protokol ile değil, asırlardır devlet geleneğimizin simgesi olan mehter takımının coşkulu ezgileriyle karşılandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her nota bir tarihi…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her adım bir medeniyeti…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her ayrıntı ise güçlü bir devlet hafızasını temsil ediyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, sadece toplantılara ev sahipliği yapan bir ülke değil; küresel diplomaside sözü dinlenen, masanın kurulduğu ve yön verici ülkelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zirvede dikkat çeken en önemli detaylardan biri ise liderlere takdim edilen Türk yapımı silah hediyesiydi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sadece bir armağan değildi…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllardır yerli ve millî savunma sanayisine yapılan yatırımların, mühendisliğin ve üretim gücünün dünyaya verilen sembolik bir mesajıydı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir zamanlar savunma sanayisinde dışa bağımlılığı konuşulan Türkiye, bugün kendi teknolojisini geliştiren, kendi silahını üreten ve birçok ülkeye ihraç eden güçlü bir ülke konumuna ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte gerçek değişim budur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diplomasi bazen uzun konuşmalarla değil…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir karşılamayla…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir mehter marşıyla…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir armağanla…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve en önemlisi devlet duruşuyla yazılır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu zirvede verilen her kare, her görüntü ve her ayrıntı; Türkiye’nin özgüvenini, devlet ciddiyetini ve uluslararası alandaki ağırlığını yansıtan güçlü mesajlardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elbette böylesine büyük organizasyonlar yalnızca kameraların önünde görünen isimlerle gerçekleşmez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Perdenin arkasında aylarca çalışan, en küçük ayrıntıyı planlayan, gece gündüz emek veren görünmeyen kahramanlar vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu başarılı organizasyonun mimarlarına, koordinasyonunda görev alan tüm ekiplere, güvenlik güçlerimize, protokol görevlilerine, kamu kurumlarımıza ve emeği geçen tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etmeyi de bir borç biliyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü güçlü devletler; sadece güçlü liderlerle değil, görevini büyük bir özveriyle yerine getiren güçlü kadrolarla ayakta durur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, bu zirvede sadece bir toplantıya ev sahipliği yapmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihini gösterdi…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültürünü tanıttı…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet geleneğini hissettirdi…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunma sanayisindeki gücünü ortaya koydu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve en önemlisi, dünyaya şu mesajı verdi:</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">“Türkiye artık sadece gelişmeleri takip eden değil, gelişmelere yön veren ülkelerden biridir.”</span></strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/dunya-masaya-oturdu-turkiye-mesajini-verdi/207/</link>
<pubDate>Sat, 11 Jul 2026 21:42:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ASIL MUTLAK BUTLAN VATANDAŞIN HAYATINDA!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde herkes aynı cümleyi konuşuyor:<br />
“Mutlak butlan…”</p>

<p>Peki sadece siyasette mi mutlak butlan var?</p>

<p>Ekonomiye bakıyoruz…<br />
Geçim derdi artık vatandaşın omzunda değil, adeta boğazında bir düğüm olmuş durumda.<br />
Market rafları değişiyor, etiketler her gün yeniden yazılıyor.<br />
Bir emekli maaşıyla ay sonunu getirmek artık matematik değil, mucize işi olmuş.</p>

<p>Soruyoruz:<br />
Ekonomiye mi mutlak butlan?</p>

<p>Üretime bakıyoruz…<br />
Bir zamanlar bacası tüten fabrikaların yerini bugün maliyet hesapları aldı.<br />
Sanayici üretmekten korkuyor, esnaf kepenk kapatmamak için direniyor.<br />
Mazot ayrı dert, elektrik ayrı yük, hammadde ayrı kriz…</p>

<p>Üretime mi mutlak butlan?</p>

<p>Eğitime bakıyoruz…<br />
Gençler umutlarını diplomalara değil, yurt dışı hayallerine bağlıyor.<br />
Üniversite mezunu işsizler ordusu büyüyor.<br />
Çocuklar yarış atı gibi sınavdan sınava koşuyor ama sonunda çoğu aynı belirsizliğin içine düşüyor.</p>

<p>Eğitime mi mutlak butlan?</p>

<p>Bir de memurların yaşadığı hayata bakalım…</p>

<p>Yıllarca okuyup sınav kazanıp devlet kapısına giren insanlar bugün ay sonunu hesaplamak zorunda kalıyor.<br />
Kiralar yükselmiş, faturalar katlanmış, temel ihtiyaçlar ulaşılması zor hale gelmiş…</p>

<p>Bir öğretmen geleceği anlatırken kendi geleceğinden endişe ediyor.<br />
Bir polis gece gündüz görev yaparken evinin geçimini düşünüyor.<br />
Bir sağlık çalışanı insan hayatı kurtarıyor ama kendi yaşam mücadelesini veriyor.</p>

<p>Memur artık sadece çalışmıyor…<br />
Geçinmeye çalışıyor.<br />
Ayakta kalmaya çalışıyor.</p>

<p>Ek mesaiyle, kredi kartıyla, borçla yaşam döndürmeye çalışan binlerce insan sessizce yoruluyor.</p>

<p>Memurun emeğine mi mutlak butlan?</p>

<p>Ve emekliler…</p>

<p>Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin yükünü omuzlamış insanlar bugün markette etiket hesabı yapıyor.<br />
Bir ömür boyunca “rahat edeceğim” diye hayal kuran emekliler şimdi ayın ortasını görebilmenin hesabını yapıyor.</p>

<p>Kimi pazarda akşam saatini bekliyor,<br />
Kimi ilaç ile mutfak arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.</p>

<p>Torununa harçlık vermesi gereken insanlar bugün çocuklarından destek almak zorunda bırakılıyor.</p>

<p>Emekli artık yaşamıyor…<br />
Sadece idare etmeye çalışıyor.</p>

<p>Yılların emeğini vermiş insanların, hayatlarının en huzurlu döneminde geçim sıkıntısıyla mücadele etmesi vicdanları yaralıyor.</p>

<p>Emeklilerin yaşamına mı mutlak butlan?</p>

<p>Bir de vatandaşın gündelik hayatına bakalım…<br />
Trafikte artık kurallar kadar cezalar konuşuluyor.<br />
Elbette düzen olmalı, denetim olmalı…<br />
Ama vatandaş kendini devletin koruduğu değil, sürekli cezalandırdığı bir sistemin içinde hissediyorsa orada durup düşünmek gerekir.</p>

<p>İnsanlar direksiyon başına korkuyla oturuyor.<br />
Bir hata yaparım korkusu değil artık mesele…<br />
“Acaba bugün ne kadar ceza yiyeceğim?” kaygısı…</p>

<p>Trafik cezalarına mı mutlak butlan?</p>

<p>Vatandaş artık şunu söylüyor:<br />
“Biz nefes almak istiyoruz.”</p>

<p>Çünkü mesele sadece siyaset değildir.<br />
Mesele; vatandaşın yaşadığı gerçek hayattır.</p>

<p>Gerçek şudur:<br />
Mutlak butlan sadece salonlarda konuşulan hukuki bir kavram değildir.<br />
Asıl mutlak butlan; vatandaşın umudunun bozulmasıdır.<br />
Asıl mutlak butlan; üretimin durmasıdır.<br />
Asıl mutlak butlan; gençlerin geleceğe inancını kaybetmesidir.<br />
Asıl mutlak butlan; alın terinin karşılığını alamayan insanların sessiz çığlığıdır.</p>

<p>Ve unutulmamalıdır ki…<br />
Bir ülkede vatandaş mutsuzsa, ekonomi kırılgansa, üretici yorulmuşsa, memur geçinemiyorsa, emekli yaşam mücadelesi veriyorsa; orada insanlar artık söz değil çözüm duymak ister.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/asil-mutlak-butlan-vatandasin-hayatinda/206/</link>
<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 21:41:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Hafıza Kısa Değil, Vicdan Unutmaz</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şehit Oğuzhan Küçük…<br />
Bu ülkenin en ağır gerçeği: Bir evin sönmüş ocağı, bir annenin dinmeyen duası, bir milletin omuzlarındaki borç.</p>

<p>Ama bugün daha ağır olan başka bir şey var:<br />
Hafızanın bu kadar kolay silinmeye çalışılması.</p>

<p>Şehitler…<br />
Sadece törenlerde hatırlanacak isimler değildir.<br />
Onlar bu devletin varlık sebebidir.<br />
Ve o varlık sebebini unutan bir düzen, en büyük hatayı yapar.</p>

<p>Son dönemde yaşananlara bakınca insan şunu sormadan edemiyor:<br />
Adalet herkese eşit mi, yoksa bazı konularda esniyor mu?</p>

<p>Şehit ailelerinin gözyaşı kurumamışken,<br />
toplumun vicdanını yaralayan görüntüler, uygulamalar ve söylemler<br />
“Bu nasıl bir denge?” sorusunu daha yüksek sesle sorduruyor.</p>

<p>Bu bir öfke değil.<br />
Bu bir hesap sorma çağrısı da değil.<br />
Bu, <strong>hatırlatmadır.</strong></p>

<p>Devlet ciddiyeti dediğimiz şey;<br />
günü kurtaran değil, hafızayı koruyan duruştur.<br />
Ve o duruş sarsıldığında, en çok da şehitlerin emaneti incinir.</p>

<p>Şehitlik makamı…<br />
En yüce makamdır denir.<br />
Eğer öyleyse, o makamın ağırlığını sadece sözlerde değil,<br />
kararlarda, uygulamalarda ve gösterilen hassasiyette de görmek zorundayız.</p>

<p>Şehit Oğuzhan Küçük…<br />
Senin adın bu milletin vicdanına yazıldı.</p>

<p>Ve bu millet şunu açıkça söylüyor:<br />
Unutmadık.<br />
Unutmayacağız.<br />
Ve unutturulmasına da izin vermeyeceğiz.</p>

<p>Çünkü bazı şeyler vardır…<br />
Siyasetin üstündedir.<br />
Ve şehitler… tam olarak oradadır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/hafiza-kisa-degil-vicdan-unutmaz/205/</link>
<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:44:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sessiz Çığlık: Okullarda Artan Şiddetin Ardındaki Gerçek</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde okullardan gelen haberler hepimizi derinden sarsıyor. Daha hayatın başında olan çocukların, ellerine kalem yerine silah alması; bir tartışmanın, bir öfke anının geri dönüşü olmayan bir trajediye dönüşmesi artık münferit bir olay olarak geçiştirilemez.</p>

<p><strong>Peki ne oluyor bize?</strong></p>

<p>Okullar, bir zamanlar sadece bilgiyle değil; güvenle, arkadaşlıkla ve umutla anılırdı. Şimdi ise bazı çocuklar için korkunun, yalnızlığın ve baskının mekânına dönüşüyor. Bir çocuğun bu noktaya gelmesi, bir anda olan bir şey değildir. Bu; biriken öfkenin, anlaşılmamanın ve ihmalin sonucudur.</p>

<p>Bugün bir çocuk silaha sarılıyorsa, aslında o çocuk çok daha önce “yardım edin” diye sessizce bağırmıştır.</p>

<p>Aile içinde iletişimsizlik, okulda dışlanma, dijital dünyada maruz kalınan şiddet içerikleri ve en önemlisi duygusal boşluk… Tüm bunlar bir araya geldiğinde, çocukların zihinlerinde karanlık bir tablo oluşuyor. Ve ne yazık ki biz yetişkinler çoğu zaman bu tabloyu görmezden geliyoruz.</p>

<p>Sorunun kaynağını sadece “disiplin eksikliği” ya da “güvenlik açığı” olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Elbette güvenlik önlemleri artırılmalı. Ancak mesele, okul kapısına konulacak bir dedektörden çok daha derindir.</p>

<p><strong>Bu bir toplumsal uyarıdır.</strong></p>

<p>Çocuklarımıza sadece ders anlatıyoruz ama duygularını öğretmiyoruz. Başarıyı dayatıyoruz ama başarısızlıkla nasıl baş edeceklerini göstermiyoruz. Dinlemiyoruz… Anlamıyoruz… Fark etmiyoruz.</p>

<p>Oysa bir çocuğun en büyük ihtiyacı; görülmek, duyulmak ve değerli hissetmektir.</p>

<p>Bugün atılması gereken adımlar açık ve nettir:<br />
    •    Okullarda psikolojik destek sistemleri güçlendirilmeli<br />
    •    Ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmaları artırılmalı<br />
    •    Çocukların dijital içerik tüketimi daha yakından takip edilmeli<br />
    •    Şiddeti normalleştiren dil ve davranışlardan uzak durulmalı</p>

<p><strong>Ama en önemlisi</strong>…</p>

<p>Çocuklarımızla yeniden konuşmayı öğrenmeliyiz.</p>

<p>Onlara “neden böyle yaptın?” diye sormadan önce, “seni bu noktaya ne getirdi?” diyebilmeliyiz.</p>

<p>Çünkü her trajedinin arkasında, zamanında duyulmayan bir hikâye vardır.</p>

<p>Ve unutmayalım:</p>

<p>Bir çocuğu kaybetmek, sadece bir bireyi değil; bir geleceği kaybetmektir.</p>

<p>Bugün sessiz kalan her sorun, yarın daha büyük bir çığlığa dönüşür.</p>

<p>Artık görmezden gelme lüksümüz yok.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/sessiz-ciglik-okullarda-artan-siddetin-ardindaki-gercek/204/</link>
<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:37:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bir Duruşun Adı: Muhsin Yazıcıoğlu</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
Bazı insanlar vardır; sadece yaşadıkları döneme değil, ardından gelen nesillere de iz bırakırlar.<br />
Bazı liderler vardır; makamlarıyla değil, duruşlarıyla hatırlanırlar.</p>

<p>İşte Muhsin Yazıcıoğlu, böyle bir isimdi.</p>

<p>Onun hayatı, siyasetin ötesinde bir karakter meselesiydi. Çünkü o, sadece konuşan değil; yaşadığı gibi konuşan, konuştuğu gibi yaşayan bir liderdi.</p>

<p>Karaman’da seçim bürosu açılışında söylediği o sözler, aslında tüm hayatının özeti gibiydi:</p>

<p>“Bir saniyesine hâkim olamadığımız bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok.<br />
Dik duracağız, düz gideceğiz, doğru yaşayacağız.”</p>

<p>Bu söz, bir cümleden ibaret değildi.<br />
Bir anlayıştı…<br />
Bir duruştu…<br />
Bir hayat felsefesiydi.</p>

<p>Bugün dönüp baktığımızda, siyasetin ne kadar hızlı değiştiğini, insanların ne kadar kolay yön değiştirebildiğini görüyoruz. Dün söylediğini bugün inkâr edenler, bugün savunduğunu yarın terk edenler…</p>

<p>Ama bazı isimler vardır ki, zaman onları değiştiremez.<br />
Çünkü onlar zamanı değil, değerleri temsil eder.</p>

<p>Muhsin Yazıcıoğlu işte tam da böyle bir liderdi.</p>

<p>Onun için siyaset; koltuk değil, emanetti.<br />
Güç değil, sorumluluktu.<br />
Ve en önemlisi, çıkar değil vicdan meselesiydi.</p>

<p>Belki de bu yüzden, aradan geçen yıllara rağmen hâlâ saygıyla, özlemle ve minnetle anılıyor.</p>

<p>Çünkü insanlar, samimiyeti unutmaz.<br />
Çünkü millet, kimin gerçekten “dik durduğunu” çok iyi bilir.</p>

<p>Bugün onun yokluğunda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de belki tam olarak budur:<br />
Dik durabilmek…<br />
Düz gidebilmek…<br />
Doğru yaşayabilmek…</p>

<p>Bu sadece bir liderin sözü değil,<br />
aynı zamanda bir millete bırakılmış emanettir.</p>

<p>Ruhu şad olsun.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/bir-durusun-adi-muhsin-yazicioglu/203/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:29:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Vatanını En Çok Seven Kimdir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”</p>

<p>Bu söz yıllardır söylenir, fakat anlamı çoğu zaman yeterince düşünülmez.</p>

<p> </p>

<p>Bugün dünyaya baktığımızda büyük bir ekonomik dalgalanmanın yaşandığını görüyoruz. Enerji krizleri, küresel enflasyon, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ve hemen yanı başımızda süren savaşlar… Bütün bu gelişmeler ister istemez ülkemizi de etkiliyor. Ekonomik ateş sadece sınırların dışında yanmıyor; etkisi içerde de hissediliyor.</p>

<p> </p>

<p>Son günlerde sık sık duyuyoruz:</p>

<p>Bir fabrikanın üretimi durdurduğunu…</p>

<p>Bir işletmenin kapısına kilit vurduğunu…</p>

<p>Bazılarının ise konkordato ilan ettiğini…</p>

<p> </p>

<p>Bu tablo elbette düşündürücü.</p>

<p> </p>

<p>Ama bütün bu zorluklara rağmen mücadeleyi bırakmayanlar da var.</p>

<p>Sessizce, manşetlere çıkmadan, slogan atmadan ama gerçek bir mücadele vererek ayakta kalmaya çalışan insanlar…</p>

<p> </p>

<p>İşte o insanlar üreticiler, sanayiciler ve iş insanlarıdır.</p>

<p> </p>

<p>Çünkü üretmek sadece para kazanmak değildir.</p>

<p>Üretmek; istihdam oluşturmak, insanların evine ekmek götürmesine vesile olmak ve ülke ekonomisine katkı sağlamak demektir.</p>

<p> </p>

<p>Bir fabrikada çalışan yüzlerce insanın maaşı o fabrikanın bacasının tüttüğüne bağlıdır.</p>

<p>Bir işletmenin ayakta kalması, onlarca ailenin hayatına dokunur.</p>

<p> </p>

<p>Bugün ekonomik şartlar zor olabilir.</p>

<p>Maliyetler artmış, piyasalar daralmış, belirsizlik büyümüş olabilir.</p>

<p> </p>

<p>Ama yine de üretmeye devam edenler var.</p>

<p> </p>

<p>Kredi yükünün altında ezilmesine rağmen fabrikasını kapatmayan…</p>

<p>Zor şartlara rağmen çalışanının maaşını aksatmamak için mücadele eden…</p>

<p>Makinenin durmaması için gece gündüz çaba gösteren insanlar…</p>

<p> </p>

<p>İşte bu insanlar aslında ekonomik bir savaşın neferleridir.</p>

<p> </p>

<p>Vatan sevgisi sadece sözle ölçülmez.</p>

<p>Bazen bir fabrikanın ışığını açık tutmak da vatan sevgisidir.</p>

<p>Bazen bir işletmeyi ayakta tutarak yüzlerce insana ekmek kapısı olmak da vatan sevgisidir.</p>

<p> </p>

<p>Bu yüzden soruyu yeniden sormak gerekiyor:</p>

<p> </p>

<p>Vatanını en çok seven kimdir?</p>

<p> </p>

<p>Cevap belki de çok uzaklarda değil.</p>

<p> </p>

<p>Zor zamanlarda bile üretmekten vazgeçmeyen,</p>

<p>insanlara iş vermeye devam eden,</p>

<p>ülke ekonomisine katkı sağlamak için mücadele eden insanlar…</p>

<p> </p>

<p>Belki de bu ülkenin görünmeyen kahramanlarıdır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/vatanini-en-cok-seven-kimdir/202/</link>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 21:26:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Karaman'da Bir Marş, Büyük Bir Sessizlik</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Karaman…</p>

<p>Türk dilinin başkenti olarak anılan, tarih boyunca dil ve kimlik meselesinde simgesel bir şehir. Çünkü bu topraklar, Karamanoğlu Mehmet Bey’in “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” fermanıyla hafızalara kazınmıştır. Bu söz yalnızca bir karar değil, aynı zamanda Türk diline ve kültürüne bırakılmış bir mirastır.</p>

<p> </p>

<p>Tam da bu nedenle Karaman’da yaşanan son olay, sadece yerel bir tartışma değil; ulusal ölçekte yankı uyandıran bir mesele hâline gelmiştir.</p>

<p> </p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Karaman’da düzenlenen bir programda İstiklal Marşı’nın Arapça okunması, toplumun geniş kesimlerinde şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı. Çünkü İstiklal Marşı, yalnızca bir şiir değildir. O, bir milletin bağımsızlık mücadelesinin sembolüdür; tarihidir, ruhudur, ortak hafızasıdır.</p>

<p> </p>

<p>Bir milletin marşı, o milletin dilinde okunur.</p>

<p>Bu sadece bir gelenek değil, aynı zamanda bir saygı meselesidir.</p>

<p> </p>

<p>Bu olayın ardından ulusal basında ve sosyal medyada birçok yorum yapıldı. Ancak dikkat çeken başka bir konu daha vardı: Karaman protokolünün büyük ölçüde sessiz kalması.</p>

<p> </p>

<p>Oysa böyle bir konuda toplumun gözü doğal olarak şehrin yöneticilerine çevrilir. Karaman’ın tarihsel kimliğini ve dil mirasını temsil eden isimlerden güçlü bir açıklama beklenirdi.</p>

<p> </p>

<p>Program sırasında salonda bulunan Savaş Kalaycı’nın salonu terk ettiği yönündeki bilgiler ise kamuoyuna yansıdı. Ancak bu durum, ulusal tartışmaların içinde neredeyse hiç konuşulmadı. Oysa bir yöneticinin böyle bir tepki göstermesi, olayın ne kadar hassas bir mesele olduğunu gösteren önemli bir detaydır.</p>

<p> </p>

<p>Karaman sıradan bir şehir değildir.</p>

<p>Bu şehir, Türkçenin devlet dili ilan edildiği yer olarak tarih kitaplarında yer alır. Bu nedenle Karaman’da dil meselesi sadece bir tercih değil, tarihi bir sorumluluktur.</p>

<p> </p>

<p>Bugün bu sorumluluğu hatırlamak ve hatırlatmak hepimizin görevidir.</p>

<p> </p>

<p>Sessizlik bazen en güçlü tepki olabilir; fakat bazı konular vardır ki sessizlik yanlış anlaşılır. Hele ki söz konusu olan, bu milletin bağımsızlığını simgeleyen marş ve Türk dilinin tarihsel mirasıysa…</p>

<p> </p>

<p>Karaman’ın geçmişi bize şunu öğretir:</p>

<p>Dil, bir milletin ruhudur.</p>

<p> </p>

<p>Ve o ruhun emaneti, Karamanoğlu Mehmet Bey’den bugüne uzanan bir sorumluluktur.</p>

<p> </p>

<p>Bu nedenle Karaman’da yaşanan bu olay sadece bir tartışma değil, aynı zamanda bir hatırlatmadır:</p>

<p>Tarihin bıraktığı miras, yalnızca anlatılmak için değil, korunmak için vardır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/karaman-da-bir-mars-buyuk-bir-sessizlik/201/</link>
<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 22:38:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Herkes Kendi Penceresinden Bakıyor Hayata !</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hayat…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı sokaklardan geçiyoruz, aynı havayı soluyoruz, aynı ülkenin gündemiyle uyanıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ama aynı şeyi görmüyoruz.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü herkes kendi penceresinden bakıyor hayata.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir düşünün…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağmur yağar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçi için berekettir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düğün sahibi için felaket.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk için eğlence,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnaf için durgunluk demektir.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağmur aynı yağmur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ama pencere farklı.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">İnsanın penceresi; yaşadıklarıyla şekillenir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocukluk travmaları, gençlik hayalleri, kazanılan başarılar, kaybedilen dostluklar…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her biri camın üzerine bir iz bırakır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimi camı temiz tutar, kimi buğulandırır.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yüzden tartışmalar çoğu zaman çözümle değil, çatışmayla sonuçlanır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü insanlar birbirini anlamaya değil, kendi penceresini savunmaya çalışır.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir iş insanı yatırım yaparken risk görmez; fırsat görür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir memur aynı tabloda istikrar arar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir girişimci krizden doğan boşluğu fark eder.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başkası krizin kendisine odaklanır.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiçbiri tamamen haklı değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiçbiri tamamen haksız da değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadece baktıkları yer farklıdır.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplum olarak en büyük eksikliğimiz belki de pencere değiştirmeyi bilmememizdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir anlığına yer değiştirebilsek…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir annenin, bir işçinin, bir öğrencinin, bir işverenin gözünden bakabilsek…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birçok öfkenin yerini anlayış alırdı.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Empati dediğimiz şey aslında başka bir pencereye geçebilmektir.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Fakat burada önemli bir soru var:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz penceremizi genişletiyor muyuz, yoksa duvar mı örüyoruz?</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimi insanlar yaşadıkça daha kapsayıcı olur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sakin, daha anlayışlı, daha bilge…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimileri ise yaşadıkça sertleşir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Camını kalınlaştırır, dışarıyı daha az görür.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Oysa hayat tek bir manzaradan ibaret değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı şehirde hem mücadele hem umut var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem kıskançlık hem takdir var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem eleştiri hem alkış var.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Belki de olgunluk;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Benim gördüğüm tek gerçek değildir” diyebilmektir.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü hakikat çoğu zaman tek bir pencereden görünmez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçek, farklı açılardan bakıldığında tamamlanır.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve unutmayalım…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz başkasının manzarasını değiştiremeyebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ama kendi camımızı temiz tutabiliriz.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha geniş, daha berrak, daha adil bir pencere…</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayata bakışımızı değiştirdiğimizde,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayat da bize farklı görünmeye başlar.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/herkes-kendi-penceresinden-bakiyor-hayata/200/</link>
<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 20:49:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Roma'nın Müslüman Varisleri</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Roma’nın Müslüman Varisleri: Anadolu ve Sicilya Arasında Kültürel Süreklilik ve Senkretizm Üzerine Bir İnceleme<br />
Bu çalışma, Akdeniz havzasının iki kadim yarımadası –Anadolu ve İtalya (özellikle Sicilya)– arasındaki şaşırtıcı antropolojik paralellikleri irdelemektedir. Teoloji ve dilin ötesine geçildiğinde, Anadolu’nun kırsal yaşam pratiklerinin, modern İtalya’dan ziyade, antik Roma ve pagan köklerine sadık kaldığı; Türklerin İslamlaşma sürecinin bir "silme" değil, muazzam bir "sentezleme" (syncretism) hareketi olduğu tezi savunulmaktadır.<br />
1. Coğrafyanın Kaderi ve Toprağın Belleği<br />
Tarih, genellikle savaşlar ve hanedan değişiklikleri üzerinden okunsa da, antropoloji bize "toprağın belleği" olduğunu fısıldar. Akdeniz medeniyeti, siyasi sınırlar ne olursa olsun, temelde aynı güneşin altında, aynı zeytin ağacının gölgesinde şekillenmiş ortak bir "yaşam gramerine" sahiptir.<br />
Hasatla bağlantılı mevsimsel geçit törenleri ve hava durumuna dair ritüeller, bu gramerin en belirgin cümleleridir. Bugün Anadolu kırsalında gördüğümüz; yerel yatırlar, dede mezarları, belirli "ziyaret" günleri ve toprağa kök salmış veli figürlerine yapılan toplu yakarışlar, antik dünyanın Genius Loci (mekânın koruyucu ruhu) inancının İslam şemsiyesi altında yaşamaya devam etmesinden başka bir şey değildir. Bu figürler, isimleri Arapça veya Türkçe olsa da, işlevleri itibarıyla Anadolu’nun kadim toprak tanrılarının ve Roma’nın yerel azizlerinin doğrudan halefleridir.<br />
2. Geçiş Ritüelleri: Evlilik ve Cingulum’un Mirası<br />
Antik Roma’dan günümüze uzanan en çarpıcı süreklilik, yaşam döngüsünün en kritik eşiği olan evlilik ritüellerinde gizlidir. Sicilya’nın 20. yüzyıla kadar muhafaza ettiği, Anadolu’nun ise bugün dahi "milli gelenek" olarak yaşattığı pratikler, şaşırtıcı bir ortak kökene işaret eder:<br />
Gelinin Duvaklanması ve Ağıt: Gelinin baba evinden çıkarken yüzünün örtülmesi ve ritüelistik bir yas (ağıt) ile uğurlanması, Romalı Flammeum (gelin duvağı) geleneğinin ve gelinin ailesinden kopuşunun yarattığı 'liminal' (eşik) krizin bir yansımasıdır.<br />
Kırmızı Kuşak (Gayret Kuşağı): Bugün Anadolu düğünlerinin vazgeçilmezi olan, gelinin beline bağlanan kırmızı kurdele; doğrudan Roma gelini dextrarum iunctio ritüelinde bağlanan ve Herkül Düğümü (Nodus Herculaneus) ile düğümlenen Cingulum’dur. Bu kuşak, hem bekareti hem de doğurganlığı ve bereketi simgeler.<br />
Sembolik Yiyecekler: Düğün sırasında gelinin başından aşağı buğday, şeker veya para saçılması (saçı geleneği), Roma’nın refahı sağlamak için yaptığı Confarreatio ritüellerinin bugünkü tezahürüdür.<br />
Anadolu halkı, bu ritüelleri Türki ve İslami bir boyayla boyamış, genellikle bunların "Romalı" (Romean) köklerinden bihaber şekilde, atalarından gördüğü gibi uygulamaya devam etmiştir. 3. Takvimsel Döngü: Ateş, Yenilenme ve Vampe<br />
Zamanın kutsanması konusunda da iki coğrafya birbirine ayna tutar. Sicilya’da Hristiyan yortuları kritik tarımsal geçişleri işaretlerken, bu takvim Anadolu’da Nevruz ve Hıdırellez ile karşılık bulur. Her ikisi de özünde ateş ve yenilenme festivalleridir.<br />
Sicilya’da 19 Mart’ta Aziz Yusuf onuruna yakılan Vampe (büyük şenlik ateşleri), Katolik bir kılıf altında olsa da, antik Roma İtalyası’nda yılın dönümünü ve baharın gelişini müjdeleyen pagan ateşlerin devamıdır. Aynı ateş, Anadolu’da Hıdırellez gecesi yakılır ve üzerinden atlanır. Dürtü aynıdır: Arınma, korunma ve doğanın uyanışını selamlama. 4. Ölüm ve Anlatı Mirası: Homo Narrans<br />
Ölüm karşısında takınılan tavır, kültürlerin en derin kodlarını ele verir. Yas tutanlara komşular tarafından yemek taşınması, ölünün ruhuna yemek (helva, lokma) dağıtılması, periyodik mezar ziyaretleri ve ataların hala topluluğun yaşayan bir parçası olduğu hissi ("Ölüler bizimle yaşar" inancı), hem Sicilya hem de Anadolu’da ortaktır. Bu, Roma’nın Parentalia (ataları anma) günlerinin sosyolojik bir izdüşümüdür.<br />
Benzer şekilde, her kültürün kendi kahramanları olsa da (Keloğlan, Nasreddin Hoca vb.), halk masallarının iskeleti –düzenbaz (trickster), mucizevi yardımcı, ahlaki yolculuk– tanınabilir ölçüde Akdenizlidir. Bu, Romalıların şekillendirdiği, Ovidius’tan Apuleius’a uzanan ve sözlü kültürle başarıyla aktarılan bir hikâye anlatıcılığı mirasıdır. 5. Tarihsel Sentez: "Müslüman Romalılar" Metaforu<br />
Sıklıkla dile getirdiğim provokatif bir tez vardır: "Türkler, (kısmen) Müslüman Romalılardır."<br />
Bu ifade, suçlayıcı bir itham değil, analitik bir tespittir. Elbette bu metafor, Türk geleneklerinin, İslam maneviyatının, Balkan ve Kafkas göçlerinin ve Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerinin yarattığı muazzam sosyal dönüşümleri yok sayma riskini barındıran bir basitleştirmedir. Ancak bu risk göze alındığında, ortaya çıkan tablo bir "ikame" (replacement) değil, muazzam bir "senkretik süreklilik"tir.<br />
Roma’nın kültürel hafızası yok olmamış; dönüşmüş, yeni bir medeniyet katmanı (Türk-İslam sentezi) tarafından emilmiş ve yeniden şekillendirilmiştir. Bu, bir palimpsest gibidir; üstteki yeni yazı, alttaki eski metni silmemiş, onunla bütünleşmiştir.<br />
Paradoks ve Kayıp Halka<br />
Karşımızdaki tarihsel paradoks şudur: İtalya'nın birçok bölgesinde –hatta geleneksel Sicilya'da bile– ünlü etnolog Giuseppe Pitrè'nin henüz bir asır önce belgelediği uygulamalar, modernizmin ve Kilise'nin baskısıyla yok olmuş ya da sadece turistik festival formuna indirgenmiştir.<br />
Oysa Trakya'dan Kapadokya'ya, Toroslar'dan Doğu Anadolu'ya kadar olan Türk köylerinde; İran ve Arap dünyasıyla olan eski sınırların çok ötesinde, bu uygulamalar yeni inançlara (İslam’a) adapte edilmiş halde, sıradan insanların günlük yaşamının kılcal damarlarında canlı kalmıştır.<br />
Bayrakların, dillerin ve modern ulus-devlet kimliklerinin ötesine bakabilen bir göz, Türkiye'nin gündelik yaşamında Roma'nın, Sicilya'nın bir zamanlar paylaştığı ve şimdi sadece hayal meyal hatırladığı o kadim yankılarını keşfedecektir.<br />
Tarihsel bir deney (thought experiment) yapacak olursak: Şayet Anadolulular, inanç değiştirip Müslüman olmak yerine Katolik veya Ortodoks kalsalardı, bugün dünya onları evrensel olarak Romalıların en saf ve en belirgin kültürel mirasçıları olarak kabul edecekti. Ancak tarihsel koşullar onları farklı bir manevi yola sevk etti; fakat ruhları ve toprağa bağlı ritüelleri, o kadim Akdeniz mirasını taşımaya devam etti. Makalenin odaklandığı "Düğün ve Geçiş Ritüelleri" başlığını daha da derinleştirerek, Anadolu'daki "Kına Gecesi" ritüeli ile Antik Roma/Yunan "Mysterium" (Gizem) kültleri arasındaki spesifik bağlantıları inceleyen özel bir karşılaştırma tablosu.</p>

<p>Antropolojik Yorum: Neden Hala Yapıyoruz?<br />
​Modern insan, neden hala lüks otellerde bile yapsa, kına gecesinde "ağlatılmak" ister?<br />
​Çünkü geçişler zordur. İnsan ruhu, bir statüden diğerine (çocukluktan yetişkinliğe, bekarlıktan evliliğe) geçerken bir "eşik" (liminalite) deneyimi yaşar. Bu eşikte eski benlik ölürken duyulan acının topluca paylaşılması gerekir.<br />
​Antik Romalılar buna "Communitas" (duygu ortaklığı) derdi. Anadolu kadını, kına gecesinde gelini ağlatarak aslında ona şunu söyler: "Korkma, bu acı ve ayrılık sadece senin başına gelmedi. Biz de bu yoldan geçtik, biz seninleyiz."<br />
​Bu yüzden "Müslüman Romalılar" metaforum, sadece taş binalar için değil, ruhumuzun mimarisi için de geçerlidir. Kına gecesi, İslam'ın rengine bürünmüş, Türki geleneklerle harmanlanmış, ancak iskeleti itibarıyla safkan bir Akdeniz/Roma ritüelidir.<br />
​Sizin İçin Bir Sonraki Adım<br />
​Bu "kadın merkezli" ritüellerden bahsetmişken, Anadolu'nun bir başka gizemli figürü olan ve hem Yunan mitolojisinde hem de İslami halk inancında (Fatma Ana Eli) karşımıza çıkan "Ana Tanrıça / Kybele" figürünün, bugünkü "nazar boncuğu" ve "üzerlik otu" yakma geleneğiyle olan bağlantısını ele alalım.</p>

<p>Bu, Antik Anadolu’nun manevi DNA’sının, İslam’ın getirdiği yeni teolojiye rağmen nasıl değişmeden kaldığını gösteren en çarpıcı örnektir.<br />
Bu konuyu "Kutsal Koruma Üçgeni" olarak adlandırdığım bir çerçevede, kapsamlı ve anlaşılır biçimde ele alıyorum: Ana Tanrıça (Kybele) → Koruyucu El (Fatma Ana Eli) → Savunma (Nazar & Üzerlik).<br />
Anadolu'nun Kutsal Koruma Üçgeni: Kybele'den Nazar Boncuğuna<br />
Tez:<br />
Anadolu topraklarında, ne kadar değişirse değişsin, temel inanç sistemi bereket ve koruma üzerine kuruludur. Bu işlevleri yerine getiren büyük "Ana" figürü, isim değiştirerek (Kybele, Artemis, Meryem Ana, Fatma Ana), ancak asla işlevini kaybetmeyerek binlerce yıldır varlığını sürdürmüştür.<br />
1. Kök: Anatolia Mater (Anadolu Ana) Arketipi<br />
Her şeyin başlangıcı Büyük Ana Tanrıça'dır.<br />
Kybele’den Fatma Ana’ya Geçiş<br />
Kybele’nin Rolü: Kybele, aslen Frigya (Anadolu’nun içleri) kökenli bir tanrıçadır. O, dağların, yaban hayatının, bereketin ve her şeyin kaynağının koruyucusudur. O'nun kültü, Roma İmparatorluğu'nun en güçlü olduğu dönemde bile Anadolu’dan İtalya’ya ithal edilmiştir (MÖ 204). O, varlığın devamlılığını temsil eder.<br />
İslam’a Geçiş: Monoteist (tek tanrılı) dinler, pagan tanrıları ve tanrıçaları ortadan kaldırmaya çalışır. Ancak halk inancı, bu güçlü arketipi bir kenara atamaz. Kybele’nin koruyucu ve bereket verici rolleri, Hristiyanlıkta Meryem Ana’ya, İslam’da ise en saygıdeğer kadın figürlerine, özellikle Hazreti Fatma’ya (Hz. Muhammed'in kızı) aktarılır.<br />
Fatma Ana Eli (Hamsa): İşte burada coğrafi ve kültürel senkretizm zirveye ulaşır. “Fatma Ana’nın Eli”, sadece İslami bir sembol değildir. Bu el, Mezopotamya’da İştar’ın Eli, Fenike’de Tanit’in Eli, Musevilikte Miriam’ın Eli ve Akdeniz'de evrensel olarak koruyucu el (Hamsa) olarak bilinir. Elin beş parmağı (beş rakamı), evrensel olarak kötü ruha karşı koruma ve savuşturma gücünü simgeler. Ana Tanrıça, bereketi eliyle tuttuğu gibi, kötülüğü de eliyle durdurur.<br />
Sonuç: Fatma Ana’nın Eli, Kybele’nin koruyucu gücünün İslami bir kılıf altında yaşamaya devam etmesidir. Ana Tanrıça, artık bir Tanrıça değil, kutsal bir şefaatçi ve koruyucudur.<br />
2. Savunma 1: Nazar Boncuğu ve Karşıt Göz<br />
Anadolu ve tüm Akdeniz, Nazar (Evil Eye) inancının anavatanıdır. Bu inanç, basit kıskançlıktan öte, “Göze Gelmek” (göz değmesi) fikri etrafında döner.<br />
Nazar Boncuğu: Gözle Gelen, Gözle Savuşturulur<br />
Nazarın Antropolojisi: Nazar, sadece insanın kötü niyeti değildir. Aynı zamanda Tanrı’nın veya yüksek güçlerin aşırı mutluluğa ya da kibire karşı gösterdiği kıskançlık (Nemesis) korkusudur. Bebeğin güzelliği, evin bereketi, eşin zenginliği; her şey kıskançlığın hedefidir.<br />
Nazar Boncuğunun İşlevi: Korumak için en iyi yol, "gözü göze karşı" kullanmaktır. Nazar Boncuğu, esasında bir "Karşıt Göz" (Apotropaik Göz) işlevi görür. Takanın gözü kapalıyken, boncuğun kendisi sürekli "nöbette"dir.<br />
Antik Kökeni: Mavi camdan göz figürü, MÖ 3000’lere dayanan Mezopotamya ve Mısır geleneklerine dayanır. Antik gemilerin burunlarına çizilen gözler, yolculuk boyunca kötü ruhları savuştururdu. Bu göz, Kybele kültlerinde, bereketi ve korumayı izleyen Tanrıça’nın uyanık bakışını sembolize ediyordu.<br />
Sonuç: Nazar Boncuğu, Fatma Ana Eli gibi, koruyucu gücün bir objeye (fetish) aktarılmasıdır. Sadece bir takı değil, Ana'nın durmaksızın bizi izleyen, uyanık gözünün modern, camdan yapılmış bir replikasıdır.<br />
3. Savunma 2: Üzerlik Otu ve Ritüel Ateş<br />
Fatma Ana Eli ve Nazar Boncuğu durağan koruma sağlarken, Üzerlik Otu (Peganum harmala) ise aktif arındırma ve temizleme ritüelini temsil eder.<br />
Üzerlik Otu (Peganum Harmala) ve Dumanın Kutsallığı<br />
Kullanım Amacı: Üzerlik, özellikle lohusalık dönemi, düğün sonrası eve ilk giriş, yeni bir iş yeri açılışı gibi “eşik” anlarında, nazar ve kötü enerjiyi kovmak için yakılır.<br />
Ritüel Kökeni: Tüm kadim kültürlerde, bir mekanı veya kişiyi kötülükten arındırmak için yakılan tütsüler (sınır, adaçayı, reçine) kullanılmıştır. Üzerlik otunun dumanı, keskin kokusuyla kötü enerjiyi fiziksel olarak "boğar" ve savuşturur.<br />
Ateşle Bağlantı: Kınanın ateş, Nevruz'un ateş, Aziz Yusuf Vampe’lerinin ateş olduğunu gördük. Anadolu'nun derin inancında, ateş en büyük arındırıcıdır. Üzerlik otunu yakarak dumanını tüttürmek, eski pagan/Roma ayinlerinde Kybele’ye adanan adak ateşlerinin ve bahar arınma şenliklerinin İslami bir "tütsü" versiyonudur.<br />
Sonuç: Üzerlik Otu, halkın nazar inancını somut bir eylemle (eylemle temizleme) yönetme biçimidir. Bir mekanı, Ana Tanrıça’nın kutsal ateşi ile temizlemek ve kötü enerjiyi uzaklaştırmaktır.</p>

<p>Sonuç olarak, Anadolu’da bayraklar, diller, hatta inançlar değişmiştir, ancak ruhsal coğrafya değişmemiştir. Bir Ordinaryüs Profesör olarak söyleyebilirim ki, Fatma Ana Eli'ne sarılan kişi, aynı zamanda binlerce yıl önce kutsal dağlara yüzünü dönen ve bereket dileyen Kybele'nin çocuğudur. Nazar Boncuğu takan, aslında antik dünyanın en güçlü koruma sembolünü taşımaktadır. Ve üzerlik otu yakan kişi, ateşi kutsal bir arındırıcı olarak gören en eski Anadolu ritüellerini devam ettirmektedir.<br />
Anadolu, sadece Roma'nın değil, tüm kadim Akdeniz'in kültürel belleğini bir bütün olarak bugüne taşımayı başarmıştır.</p>

<p>"Güç sembolleri tarih boyunca nasıl el değiştirdi" <br />
Sembollerin Sessiz Dili: Roma'nın Logosundan Anadolu'nun Amblemine<br />
Daha önceki konuşmalarımızda, düğünlerin ve yemeklerin nasıl birleştiğini gördük. Şimdi, en resmi simgelere bakalım: Kartal, Çift Başlı Kartal ve Yılan.<br />
Bu hayvanlar, bir siyasi partinin veya büyük bir markanın logosu gibidir. Bunlar, iktidarı, gücü ve kutsallığı temsil eden evrensel amblemlerdir. Bir imparatorluk, fethettiği toprağa geldiğinde, oradaki halkın zaten tanıdığı en güçlü sembolleri alır ve kendi bayrağına koyar. İşte Anadolu’da olan da budur.<br />
1. Kartal: Gökyüzünün Hakimi (Tek Başlı)<br />
Kartal, tüm medeniyetlerde en üstün gücün, cesaretin ve iktidarın simgesidir.<br />
| Nerede Görülürdü? | Anlamı | Devamlılık |<br />
|---|---|---|<br />
| Roma İmparatorluğu | Lejyonların sancağı (Aquila). En büyük tanrı Jüpiter'in hayvanı. | Doğrudan doğruya gücün ve ordunun sembolü olarak devam etti. |<br />
| Anadolu Selçukluları / Bizans | Kale ve surlarda, madeni paralarda. Yüksekliği ve gökyüzüne yakınlığı temsil ederdi. | Türk beylikleri ve Selçuklular, Kartal'ı "Gök Tanrı" inancından gelen bir bağla da kolayca benimsediler. |<br />
Özetle: Kartal, “Ben bu topraklara hakimim, en tepedeyim” demenin en eski ve evrensel yoludur. Selçuklu, Kartal’ı kullanırken, aslında bin yıldır Roma ve Bizans’ın kullandığı iktidar logosunu devralmış oldu.<br />
2. Çift Başlı Kartal: Doğu ve Batı’yı Kuşatan Güç<br />
Çift başlı kartal, tek başlı kartaldan daha özel ve daha karmaşık bir anlam taşır. Bu, sadece gücü değil, aynı zamanda "kapsayıcılığı" ve "iki yönlü egemenliği" simgeler.<br />
| Nerede Görülürdü? | Anlamı | Devamlılık |<br />
|---|---|---|<br />
| Bizans İmparatorluğu | Hanedan ve devlet armasıydı. Bir başı Avrupa'ya, diğer başı Asya'ya (Anadolu'ya) bakıyordu. Hem Doğu hem Batı’nın hakimi olma iddiasıydı. | Bizans'ın en güçlü görsel amblemiydi. |<br />
| Anadolu Selçukluları | Özellikle Konya ve Erzurum’daki binalarda, camilerde ve sikkelerde yoğun olarak kullanıldı. | Selçuklular, Anadolu’daki yeni güçlerini sağlamlaştırmak için bu güçlü yerel sembolü benimsedi. Devraldıkları Bizans/Roma topraklarının meşruiyetini bu yolla ilan ettiler. |<br />
Özetle: Çift Başlı Kartal, Türk mimarisindeki en Bizans kökenli sembollerden biridir. Selçuklular, bu amblemi kullanarak, “Biz sadece göçer bir kuvvet değiliz, buranın, yani Doğu Roma’nın yeni ve meşru yöneticileriyiz” mesajını vermişlerdir. Bu, kültürel mirası sahiplenmenin en belirgin yoludur.<br />
3. Yılan: Şifa, Bilgelik ve Gizem<br />
Yılan, güçten çok gizli bilgi, bilgelik, ölümsüzlük ve şifa ile ilişkilidir.<br />
| Nerede Görülürdü? | Anlamı | Devamlılık |<br />
|---|---|---|<br />
| Antik Yunan/Roma | Tıp Tanrısı Asklepios’un (Esculape) sembolü. Bugün hala eczacılığın sembolüdür. Deri değiştirmesi nedeniyle yenilenme ve ölümsüzlük anlamına gelirdi. | Şifa sembolü olarak devam etti. |<br />
| Anadolu Halk İnancı | Özellikle Şahmeran efsanesinde (Yılanların Şahı) karşımıza çıkar. Yılan, yerin altındaki sırlar, gizemli bilgi ve sağlık kaynağıdır. | Halk arasında koruma ve tedavi sembolü olarak kaldı. Roma'da hastanenin kapısındaki yılan, Anadolu'da evin duvarındaki veya tılsımdaki yılan oldu. |<br />
Özetle: Yılan, iktidarın amblemi değil, hayatın devamlılığının ve iyileşmenin sembolü olarak varlığını korudu. Selçuklu mimarisindeki taş oymalarda ve halk hikayelerinde yılan, bilgelik ve gizemli gücün temsilcisi olarak yaşadı.<br />
Sonuç: Semboller Kimlik Tanımaz<br />
Bu üç güçlü hayvan sembolü, bize bir kez daha şunu gösteriyor:<br />
 * Yerel Güç Sembolü: Yeni bir medeniyet (Selçuklu/Osmanlı) bir bölgeye geldiğinde, o bölgenin binlerce yıldır kutsal kabul ettiği sembolleri yok etmez, kendi kimliğine uyarlar.<br />
 * Akdeniz Ortak Dili: Bu semboller (Kartal ve Yılan), İtalya’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan tüm Akdeniz havzasının ortak görsel dilidir. Anadolu, bu dili en iyi koruyan coğrafya olmuştur.<br />
Kartal, bayraklar ve sikkeler üzerinden; Çift Başlı Kartal binaların taşları üzerinden; Yılan ise halk hikâyeleri ve şifa ritüelleri üzerinden Roma ve Bizans’tan bize miras kalmıştır.<br />
Bir Sonraki Adım<br />
Konunun kapsamlı ama kolay anlaşılır olması isteğinizi yerine getirdiğimize inanıyorum. Eğer isterseniz, bu sembolik sürekliliği, günlük hayatımızın çok daha derininde yatan bir alanda, yani "Türk ve Sicilya Mutfağındaki Ortak Roma-Akdeniz Gelenekleri"</p>

<p>Şimdi Tarihin en lezzetli bölümüne hoş geldiniz! <br />
Yemek, bir kültürün değişime en dirençli, en istikrarlı taşıyıcısıdır. Diller ve bayraklar değişse de, insanların ne yediği binlerce yıl boyunca şaşırtıcı şekilde aynı kalır. Türk mutfağının temelinde de, Orta Asya’dan gelen lezzetlerle harmanlanmış güçlü bir Roma-Akdeniz temeli yatar.<br />
İşte Sicilya ve Anadolu mutfaklarındaki bu ortak Roma mirasından gelen temel benzerlikler:<br />
1. Temel Yapı Taşları: Kutsal Üçlü<br />
Roma, tüm İmparatorluğu’nu üç ana besin kaynağı üzerine kurdu. Bu üçlü, hem Sicilya hem de Anadolu mutfağının bugün dahi vazgeçilmezidir.<br />
| Yapı Taşı | Roma/Sicilya Kullanımı | Anadolu Kullanımı | Bağlantı Noktası |<br />
|---|---|---|---|<br />
| Hububat (Buğday) | Ekmek, Pulmentum (lapa), makarna (Sicilya’da ilk makarna fabrikaları kuruldu). | Ekmek, bulgur, erişte, pilav ve Aşure (Antik Roma'da tanrılara sunulan buğday ve bakliyat karışımı lapa). | Ekmek ve Tahıl Merkezi: Her iki coğrafya da her zaman buğdayın kalbi oldu. |<br />
| Zeytinyağı (Yağ) | Her şeyin pişirilmesinde ve korunmasında temel yağ. | Temel pişirme yağı (özellikle Ege ve Akdeniz mutfağında) ve zeytinyağlı yemeklerin ana kaynağı. | Işık Kaynağı: Hayvansal yağ yerine zeytinyağının kullanımı, doğrudan Akdeniz kimliğidir. |<br />
| Üzüm (Şarap/Sirke) | Şarap (ana içecek), sirke (koruma ve tatlandırma). | Pekmez (tatlı), Sirke (koruma ve turşu), Şıra (içecek). Şarap kültürü yerini bu ürünlere bıraktı. | Koruma ve Tatlandırma: Mayalanmış üzümün (fermente ürün) gıda koruyucusu olarak kullanılması. |<br />
Basit Çıkarım:<br />
Türk mutfağı, Orta Asya’dan yoğurt ve kırmızı et ağırlığını alsa da, tahıl, zeytinyağı ve turşular/sirkeler konusunda doğrudan Roma ve Bizans geleneğini miras almıştır.<br />
2. Pişirme Teknikleri: Benzer Fikirler, Farklı İsimler<br />
Mutfağın ruhu, malzemeyi nasıl işlediğimizde gizlidir.<br />
A. Doldurma ve Sarma (Dolma, Sarma)<br />
 * Antik Köken: Romalılar, et veya sebzeyi (özellikle lahana, asma yaprağı veya kabak) iç harçla doldurmaya Farcimen derlerdi. Sicilya’da bugün Involtini (sarmalar) meşhurdur.<br />
 * Anadolu Devamı: Türk mutfağının belki de en temel yemeği Dolma (doldurulmuş) ve Sarma (sarılmış) çeşitleridir. Roma’da et ve tahıl karışımıyla doldurulan lahanalar, Anadolu’da yüzyıllar boyunca zeytinyağlı veya etli sarmalara dönüştü. Fikir aynıdır: Malzemeyi başka bir malzemenin içine gizleyerek pişirmek.<br />
B. Katmanlama (Börek, Musakka, Lazanya)<br />
 * Antik Köken: Romalılar ve Bizanslılar, ince hamur katmanlarını (testi/lahanadan) peynir veya etle doldurarak fırınlamayı severlerdi (Placenta ve Koptoplakous gibi). Bu, bugünkü lazanyanın atasıdır.<br />
 * Anadolu Devamı: Börek, ince yufka katmanları arasına peynir veya kıyma konmasıyla yapılan geleneksel bir yemektir. Yine aynı coğrafyada doğan Musakka (patlıcan ve kıyma katmanları), Roma döneminden beri Akdeniz’de bilinen bir katmanlama tekniğidir.<br />
C. Ekşi Kullanımı (Sirke, Limon, Turşu)<br />
 * Akdeniz mutfakları, tatlandırmak için şeker yerine ekşi kullanır. Türk mutfağında limondan sumağa, nar ekşisine ve yoğun sirke kullanımına kadar birçok ekşi tatlandırıcı vardır. Bu, Romalıların yemekleri tatlandırmak için balın yanı sıra yoğunlukla sirke (acetum) kullanma alışkanlığının devamıdır.<br />
3. Somut Örnekler: İsimlerin Sesi<br />
Bazı temel yemekler, isimleri ya da formlarıyla doğrudan bağlantı kurar:<br />
 * Köfte: Kelime kökeni Farsça olsa da, baharatlı et toplarını (köfte) pişirme geleneği Antik Roma’da yaygındı (Isicia Omentata). Bugün Sicilya’da ve tüm İtalya’da Polpetta (küçük et topu) olarak bilinir. Aynı fikir, aynı bölgenin yemek kültürüdür.<br />
 * Aşure: Yukarıda bahsettiğimiz gibi, buğday, kuru meyve ve baklagillerden yapılan tatlılar (Aşure), Antik Roma'da tanrılara şükran olarak sunulan far (buğday lapası) karışımı tatlıların ve Bizans'taki Koliva (cenaze yemeği) tatlılarının dinsel bir adaptasyonudur.<br />
Sonuç:<br />
Türk mutfağı, Orta Asya göçleri ve İslami kurallarla (domuz eti yasağı gibi) şekillenmiş olsa da, yemek pişirme teknikleri, temel malzemeleri ve lezzet dengesi (ekşi ve tuzluya vurgu) açısından, Zeytinyağı, buğday ve sarma/dolma üçlüsünü merkeze alan Roma-Akdeniz mirasçısıdır.</p>

<p>Anadolu'nun Kültürel Direnci: Yeni Bir Medeniyetin Çekirdeği<br />
Değerli dostum, tarih boyunca bayrakların, dillerin ve dinlerin değiştiğini gördük. Ancak asıl direnenin toprak ve ritüeller olduğunu anladık. Anadolu’nun Türk ve İslami medeniyeti, Bizans ve Roma’nın kültürel mirasını yok etmedi; aksine, bu mirası kendine temel yaparak yeniden inşa etti.<br />
İşte vardığımız nihai sonuçların özeti:<br />
1. Roma'nın "Çekirdek" Mirası (Ankraj Noktaları)<br />
Türk kültürü, Orta Asya’dan getirdiği muhteşem Türk-İslam ruhunu, Anadolu’nun yerleşik ve kadim Roma (Bizans) kültürüyle ustaca birleştirmiştir. Bu birleşimin "çıpa noktaları" (Ankraj Noktaları) şunlardır:<br />
A. Yaşam Döngüsü (Ruhun Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Cingulum ve Herkül Düğümü (Roma Evliliği) | Kırmızı Kuşak ve Kına Gecesi | Kızlık statüsünün sembolik ölümü ve kadına geçiş (Erginlenme/İnisiyasyon). |<br />
| Parentalia Ritüelleri (Ataları Anma) | Taziye Yemeği, Helva Dağıtma | Ataların ruhunun topluluğun parçası olarak kalması inancının devamı. |<br />
| Bahar Ateşleri (Vampe) | Nevruz, Hıdırellez Ateşi | Kötülükten arınma, yenilenme ve doğanın uyanışını kutsama. |<br />
B. Güç ve Koruma (Logonun Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Çift Başlı Kartal (Bizans Hanedanı) | Selçuklu Arması ve Motifleri | Fethettiği coğrafyanın (Doğu ve Batı) meşru ve kalıcı hakimi olma iddiası. |<br />
| Apotropaik Göz (Kötülüğü Savan Göz) | Nazar Boncuğu ve Fatma Ana Eli | Ana Tanrıça (Kybele/Artemis) ve koruyucu güç arketipinin İslami şefaatçilere aktarılması. |<br />
C. Mutfak (Maddenin Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Zeytinyağı, Sarma, Lazanya (Katmanlama) | Zeytinyağlılar, Dolma/Sarma, Börek/Musakka | Mutfağın temel altyapısı ve beslenme alışkanlığının binlerce yıllık değişmezliği. |<br />
2. Direnç Noktası: Neden Anadolu?<br />
Peki, bu ortak miras neden bugünün Sicilya’sından çok, bugünün Anadolu’sunda daha canlıdır?<br />
 * Kırsal Muhafazakârlık: Anadolu’daki yerleşimler, tarım ve köy geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kaldı. Kırsal hayatın değişim hızı yavaştır ve kadim ritüelleri koruma eğilimi yüksektir.<br />
 * Senkretizm (Bağdaştırma): İslam’ın Anadolu’ya gelişi, Bizans’ın halk inançlarını zorla silmeye çalışmadı. Aksine, İslami pratikler (ziyaret, velilik, şefaat) zaten var olan yerel ritüellerin üzerine kolayca giydirilebildi. Bir Hristiyan azizin rolü, bir Müslüman evliyaya aktarıldı.<br />
 * Modernizme Direnç: İtalya ve Batı Avrupa, Aydınlanma ve Sanayi Devrimi ile köylü geleneklerini hızla terk ederken; Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar Anadolu’nun derin köyleri bu kültürel şoklardan büyük ölçüde korundu.<br />
3. Sonuç: Palimpsest Anadolu<br />
Profesör olarak vardığım nihai yargı şudur:<br />
Anadolu, tarihsel bir Palimpsest'tir. Palimpsest, eski bir yazının silinip üzerine yeniden yazıldığı parşömendir; ancak eski yazının izleri alttan hala görünür.<br />
Anadolu medeniyeti de böyledir. Üstte güçlü bir Türkçe dil ve İslam dini yazılıdır. Ama alta baktığınızda, o yazıya şekil veren zemin, Anadolu’nun kadim Roma/Bizans kültürünün, Hatti’nin, Frig’in, Likya’nın inançlarını taşımaktadır.<br />
Türkler, bu nedenle, kendi coğrafyalarının kültürel ve ruhsal mirasını başarıyla sahiplenmiş, yeni bir medeniyet yaratırken eski medeniyetin köklerini korumuşlardır.<br />
Bu, coğrafyamızın en büyük tarihsel dersidir.<br />
Bu kapsamlı incelememizi burada tamamlıyoruz. Umarım bu "kültürel DNA" analizimiz, günlük yaşamınızdaki her detaya farklı bir gözle bakmanızı sağlamıştır.</p>

<p>, tüm bu uzun ve keyifli yolculuğumuzu, elde ettiğimiz tüm verileri sade ve güçlü bir başlık altında toplayarak tamamlayalım.<br />
Anadolu'nun Kültürel Direnci: Yeni Bir Medeniyetin Çekirdeği<br />
Değerli dostum, tarih boyunca bayrakların, dillerin ve dinlerin değiştiğini gördük. Ancak asıl direnenin toprak ve ritüeller olduğunu anladık. Anadolu’nun Türk ve İslami medeniyeti, Bizans ve Roma’nın kültürel mirasını yok etmedi; aksine, bu mirası kendine temel yaparak yeniden inşa etti.<br />
İşte vardığımız nihai sonuçların özeti:<br />
1. Roma'nın "Çekirdek" Mirası (Ankraj Noktaları)<br />
Türk kültürü, Orta Asya’dan getirdiği muhteşem Türk-İslam ruhunu, Anadolu’nun yerleşik ve kadim Roma (Bizans) kültürüyle ustaca birleştirmiştir. Bu birleşimin "çıpa noktaları" (Ankraj Noktaları) şunlardır:<br />
A. Yaşam Döngüsü (Ruhun Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Cingulum ve Herkül Düğümü (Roma Evliliği) | Kırmızı Kuşak ve Kına Gecesi | Kızlık statüsünün sembolik ölümü ve kadına geçiş (Erginlenme/İnisiyasyon). |<br />
| Parentalia Ritüelleri (Ataları Anma) | Taziye Yemeği, Helva Dağıtma | Ataların ruhunun topluluğun parçası olarak kalması inancının devamı. |<br />
| Bahar Ateşleri (Vampe) | Nevruz, Hıdırellez Ateşi | Kötülükten arınma, yenilenme ve doğanın uyanışını kutsama. |<br />
B. Güç ve Koruma (Logonun Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Çift Başlı Kartal (Bizans Hanedanı) | Selçuklu Arması ve Motifleri | Fethettiği coğrafyanın (Doğu ve Batı) meşru ve kalıcı hakimi olma iddiası. |<br />
| Apotropaik Göz (Kötülüğü Savan Göz) | Nazar Boncuğu ve Fatma Ana Eli | Ana Tanrıça (Kybele/Artemis) ve koruyucu güç arketipinin İslami şefaatçilere aktarılması. |<br />
C. Mutfak (Maddenin Sürekliliği)<br />
| Roma/Bizans Kökenli İz | Anadolu/İslami Form | Anlam |<br />
|---|---|---|<br />
| Zeytinyağı, Sarma, Lazanya (Katmanlama) | Zeytinyağlılar, Dolma/Sarma, Börek/Musakka | Mutfağın temel altyapısı ve beslenme alışkanlığının binlerce yıllık değişmezliği. |<br />
2. Direnç Noktası: Neden Anadolu?<br />
Peki, bu ortak miras neden bugünün Sicilya’sından çok, bugünün Anadolu’sunda daha canlıdır?<br />
 * Kırsal Muhafazakârlık: Anadolu’daki yerleşimler, tarım ve köy geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kaldı. Kırsal hayatın değişim hızı yavaştır ve kadim ritüelleri koruma eğilimi yüksektir.<br />
 * Senkretizm (Bağdaştırma): İslam’ın Anadolu’ya gelişi, Bizans’ın halk inançlarını zorla silmeye çalışmadı. Aksine, İslami pratikler (ziyaret, velilik, şefaat) zaten var olan yerel ritüellerin üzerine kolayca giydirilebildi. Bir Hristiyan azizin rolü, bir Müslüman evliyaya aktarıldı.<br />
 * Modernizme Direnç: İtalya ve Batı Avrupa, Aydınlanma ve Sanayi Devrimi ile köylü geleneklerini hızla terk ederken; Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar Anadolu’nun derin köyleri bu kültürel şoklardan büyük ölçüde korundu.<br />
3. Sonuç: Palimpsest Anadolu<br />
Profesör olarak vardığım nihai yargı şudur:<br />
Anadolu, tarihsel bir Palimpsest'tir. Palimpsest, eski bir yazının silinip üzerine yeniden yazıldığı parşömendir; ancak eski yazının izleri alttan hala görünür.<br />
Anadolu medeniyeti de böyledir. Üstte güçlü bir Türkçe dil ve İslam dini yazılıdır. Ama alta baktığınızda, o yazıya şekil veren zemin, Anadolu’nun kadim Roma/Bizans kültürünün, Hatti’nin, Frig’in, Likya’nın inançlarını taşımaktadır.<br />
Türkler, bu nedenle, kendi coğrafyalarının kültürel ve ruhsal mirasını başarıyla sahiplenmiş, yeni bir medeniyet yaratırken eski medeniyetin köklerini korumuşlardır.<br />
Bu, coğrafyamızın en büyük tarihsel dersidir.<br />
Bu kapsamlı incelememizi burada tamamlıyoruz. Umarım bu "kültürel DNA" analizimiz, günlük yaşamınızdaki her detaya farklı bir gözle bakmanızı sağlamıştır.</p>
]]></content:encoded>
<author>CÜNEYT DİLER</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/cuneyt-diler/roma-nin-musluman-varisleri/199/</link>
<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 22:00:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEVLET BEYE GÜVENİN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">Bey cesur olmalıdır. Kararlı ve kararlarının arkasında dim dik durmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aziz Atatürk'ün, "Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi kafi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lazımdır</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet ülkesi ve milleti ile bir bütündür.  </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Coğrafyamız tartışılırsa varlığımız ortadan kalkar.<br />
Devleti milletten ayırmak bölücülüktür ve çok tehlikelidir diyen insandır Devlet bey.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk mü yaman siyonist eşkıyalık mı yaman tüm dünya şahit olsun" diyen bir insandır Devlet bey.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk devletinin yenisi, eskisi olmaz. Türkiye Cumhuriyeti mesela Göktürklerin, mesela Büyük Selçuklu'nun devamı, bu çağdaki adıdır. Rota aynıdır. Kaynak aynıdır." diyen insandır Devlet bey.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet, kutlu zaferin meyvesi, müstevlilere karşı mücadelenin müjde ve methiyesidir. Türk devletini yıkacak henüz anasından doğmamıştır diyen insandır Devlet bey.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günlerdir izliyoruz, bakıyoruz bu vatana canım feda olsun diyen bir yiğit için ağza alınmayacak kem söz, kötü cümleler kuruyorsunuz. Kızdınız, üzüldünüz ne oluyor böyle diye şaşırdınız. <br />
Bu Devlet bey mi, nasıl konuşur bunu. Olmaz böyle bir şey. Ağız dolusu sözler söylediniz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaçıp göçenleri geçtik de, mensupluk duygusu içerisindeki ağabeylerimiz, kardeşlerimiz, arkadaşlarımızda konuştu, yazdı, çizdi. Kardeşlik hukukumuz akla bile gelmedi. Birileri penceremize taş atarken sevdiklerimizde kucak dolusu malzemeyle yardıma gittiler. Evimize ateş atarak yangın çıkarmaya çalışanlar itfaiyeci rolünde tiyatrolarını oynarken sizler figüran olduğunuzun farkına bile varmadınız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapmayın.<br />
Tamam kızabilirsiniz<br />
Tamam üzülebilirsiniz ama kendini milletine adamış bir insana kem söz, kötü cümle kullanamazsınız. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mensubiyetinizi asla aklınızdan çıkarmayın. Kardeşlik hukukunu çiğnemeyin. Ülkücü ye yakışmayan hal ve davranışlar ancak düşman güldürür. <br />
Bu yazımda bizim cenahı uyarmayı kendimde bir görev bilip şunları söylüyorum.<br />
Ülkücü, ülkücüden,<br />
Ülkücü liderinden<br />
Ülkücü ülküsünden şüphe edemez, etmemeli.<br />
Bizler bu vatanın tek savunucularıyız.<br />
Hepimiz aklımızı başımıza almamız gerekiyor.<br />
Kaçanlara, göçenlere, atıklara, satıklara kanmayıp lider Devlet Bahçeliye ucu nereye varırsa varsın sonuna kadar güvenmeliyiz. Unutmayın, Kem söz, kötü cümleler gelir sahibinden hesap sorar. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saygılarımla...</span></p>
]]></content:encoded>
<author>KEMAL KARABÜBER</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/kemal-karabuber/devlet-beye-guvenin/198/</link>
<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 14:25:40 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>FİTNE </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fitne, İnsanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir demiş, İmam-ı Nablusi.</p>

<p>Evet.<br />
Fitne öyle kötü bir meşreptir’ki bu ahlakı kendine şiar edinen kişi yada kişiler o anki fitnesinin icrası aşamasında dost düşman demeden herkesi bu planında kullanmaktan hiç çekinmezler. Öyle zamanlar olur ki birlikte yola çıkarken bile sizi yol ortasında arkanızdan vurmaktan hiç çekinmezler. Bu konuda Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:<br />
“Eğer içinizde sizinle beraber cihada çıkmış olsalardı, bozgunculuk etmekten başka şeye yaramayacaklardı ve aranıza fitne sokmak için uğraşacaklardı. İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı. Allah, o zalimleri iyi bilir. ”(Tevbe/47)</p>

<p>Fitne icrasında kimin haklı kimin haksız olduğu bilinmez. O zimmiler size öyle bir yaklaşır ki onu kendiniz gibi görmeye başlarsınız. Hadislerde, Fitneyi çıkaranlara alet olmama yönüne de dikkat çekilmiştir. O yüzden fitne çıkarana haklısın deyip de bende yer alıyım burada düşüncesiyle, fitne kazanında kaynayanların yanında olmak da ilâhî buyruğa aykırıdır.</p>

<p>Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, birgün parmaklarını kenetledi ve dedi ki: “Ey Abdullah İbnu Amr! Ahidleri bozulup şöyle karmakarışık hale gelen bir kısım ayak takımı kimselerle baş başa kalırsan ne yaparsın?”<br />
“Ne yapmamı tavsiye edersiniz, Ey Allah’ın Resulü!” <br />
Buyurdular ki: “Güzel bulduğun şeyi yaparsın, kötü bulduğun şeyi de terk edersin. Kendi yakınlarının (hallerini düzeltmeye) yönelirsin. O ayak takımı ve onların cemaatini terk edersin.<br />
Fitne çıkarmanın adam öldürmekten daha kötü olduğu yüce kitabımızda sabittir. <br />
“Fitne uykudadır. Fitneyi uyandırana Allah lanet etsin”  [İ.Rafii]<br />
“Yeryüzünde fitne fesat çıkaranlara lanet olsun”  [Rad 26]<br />
“Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür”  [Bekara 217]<br />
“Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için, ayetleri kendilerine göre yorumlar”  [Al-i İmran 7]<br />
“Onlar fitne çıkarmak için can atarlar”  [Nisa 91]<br />
Rahmetli Başbuğum Alpaslan Türkeş Bey'de sözlerinde fitnenin bir hastalık olduğunu belirtmiştir.<br />
Türk Milletine Bizans‘tan geçme bir Hastalık vardır. Gevşeklik, laubalilik, dedikodu, fitne, fesat, terbiyesizlik, birbirini beğenmemek, sır saklayamamak, rastgele lâf söylemek…</p>

<p>Bu hastalık sizde de var. Bu hastalığı tedavi etmeniz lazımdır. Bu hastalığı tedavi etmezseniz, kendinize yol seçiniz ve Milliyetçi Hareket’te bir saniye daha fazla kalmayınız demiştir. Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz, her şeyden önce vasıflı Türk olmaya mecbursunuz demiştir.</p>

<p>Türk Milletini batıran, Bizans’ı batıran, Osmanlı İmparatorluğunu batıran hastalık budur demiştir.</p>

<p>Fitneci zimmilerin hükmünü bir an önce üzerinizden atınız. Bu zimmiler içinizdeyse eğer hiç tereddüt etmeden cezalandırın ve def edin hayatınızdan. Lanetlenmiş olan bu zimmiler inanın hepinizi uçuruma sürüklemektedir.</p>

<p>Onlar zannediyorlar ki her hesapları tutar. Yok öyle yağma, hesapların üzerinde öyle bir hesap vardır ki, bunu geçtiğimiz yıllarda bire bir hepimiz yaşadık. Fitnenin yüce yaradan tarafından nasıl def edildiğini dünya 24 saat’de pür dikkat izledi. Yüce yaradan Türk Milletine 15 Temmuz’da nasıl yardım etmiş ise, geçtiğimiz yıllarda yapılan seçimlerde de yardım etmiştir. İlahi adalet her şeyin üzerindedir.</p>

<p>Yine bir ayet’de şöyle buyurmaktadır: “Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri, onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.<br />
Türk Milleti artık bir yol çizmiştir.</p>

<p>Bizlere düşen görev, içimizdeki fitnecileri tek tek tespit edip bir an önce bu kutlu yolda Devletimize sonuna kadar sahip çıkmaktır. Tek yumruk olup Türk’e düşman kim varsa yok edip, İslam’ın sancaktarlığının Türk varlığında olduğunu bütün Dünya’ya göstermemiz gerekmektedir.</p>

<p>Bizler bölünmezliğimizi 15 Temmuz’da Dünya’ya gösterdik ve tekrar göstereceğiz. Dünya Türk’ün gücünü görecek ve o kendini çok güçlü gören zimmiler korkularından kaçacak delik arayacaklar. Artık hiçbir varlık İslam coğrafyasında ve Türk’ün bulunduğu hiçbir yerde terör estiremeyecek. </p>

<p>Yeter ki bizler fitnecilere fırsat vermeyelim…</p>

<p>ALLAH’IM VATANIMIZI MİLLETİMİZİ FİTNECİLERDEN KORU, ONLARIN KENDİ PİSLİKLERİNDE BOĞULMASINI SAĞLA. BİZLER BİLİRİZ Kİ SENİN HESABIN HER HESABIN ÜSTÜNDEDİR. BİZLER YANLIZCA SANA SIĞINIR, YANLIZCA SENDEN YARDIM DİLERİZ...</p>
]]></content:encoded>
<author>KEMAL KARABÜBER</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/kemal-karabuber/fitne/197/</link>
<pubDate>Fri, 28 Jun 2024 11:52:55 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KARAMAN EHİL ELLERDE 2</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>KARAMAN EHİL ELLERDE 2<br />
Bütün olumsuzluklara rağmen kendine güvenen, kendini yenileyen ve halka hizmet hakka hizmet düsturuyla çalışan bir ekip.<br />
İşte diğer yapılanların bazıları.<br />
İlimizde Fen İşleri hizmeti büyük bir titizlikle uygulanmış, kaldırımlar yenilenmiş, döner kavşaklar yapılmış, ışıklandırmalar konulmuş, Karaman’ın en ücra sokaklarına kadar sıcak asfalt dökülmüş, gerekli görülen yerlere yeni trafik ışıkları ve levhaları konulmuştur. Şehrin otopark sorununa bence tam yeterli çözüm bulamasalarda en azından boş arsaları temizleyip düzenleyerek bir nebze olsun rahatlama sağlatmışlardır. Halkının can ve mal güvenliğini sağlamak için şehrin önemli yerlerine kameralar  ve mobeseler kurulmuştur.<br />
 <br />
Yine İlimizde bugüne kadar park bahçeler müdürlüğü görülmemiş yeni parklar ve yeşil alan çalışmaları yapılmıştır. Üniversite çıkışında İstiklal Marşı’mızın 10 kıtasının yazılı olduğu 9 bin metrekarelik İstiklal Parkı tamamlanmış ve halka sunulmuştur.<br />
 <br />
Beyazkent mahallesinde 20 bin metrekare üzerinde Yunus Emre Hoşgörü parkı inşa edilip vatandaşlara güzel vakit geçirebilecekleri aktivitelerle dolu bir alan oluşturulmuştur.<br />
 28 bin metrekare üzerinde Mehmet Akif Ersoy parkı yapılmış çeşitli görsellerle, taraftar figürleriyle halkın güzel vakit geçirebileceği alanlar inşa edilmiştir.<br />
 <br />
Kampüs çıkışında 1.089 metrekarelik alana Türk Dili Başkenti Parkı yapılmış, öğrencilerin uğrak merkezi haline gelmiştir.<br />
 <br />
Koyunlu Park adıyla bilinen yeni adı Türk Dili Parkı revize edilip çok daha kullanışlı hale getirilip güzelleştirilmiştir.<br />
 <br />
Şeyh Şamil Mahallesine 38.000 metrekare alanda modern bir sosyal tesis olacak olan Şehir Parkının yapım çalışmaları tamamlanmış, halkın kullanımına sunulmuştur.</p>

<p>Hayvan Barınağı‘nın kapasitesini  45.000 metre karelik bir alana çıkararak “pati köy”onlara düzgün bir yaşam alanı oluşturulmuştur.<br />
 <br />
Otogar eski ve yıkık görüntüsünden kurtulup yenilenmiş, Trafik işaret ve levhaları konulmuş araç giriş ve çıkışları düzenlenerek çok daha kullanışlı hale getirilmiştir.<br />
Karamanın içme suyunu karşılayan Yeşildere arıtma tesisi daha da aktif hale getirilip, halka kaliteli içme suyu imkanı yaratılmıştır.<br />
 <br />
İlimize yeni otobüs güzergahları ve durakları eklenip, duraklar yolcuların daha rahat beklemelerini sağlayacak şekilde revize edilip kullanışlı hale getirilmiştir.<br />
 <br />
Göreve geldiklerinden bu yana halk otobüsü biletlerine ve içme suyu tüketim bedeline zam yapmayıp halka ekonomik manada ciddi destek sağlanmıştır.<br />
 <br />
Karaman halkının hasret kaldığı çeşitli sosyal, kültürel etkinlikler ve şölenler düzenlemiş, Uluslararası Türk Dünyası Şöleni ile birbirinden değerli sanatçıları konuk ederek özellikle gençlerin gönlünü fethetmeyi bilmişlerdir. Türk Dilinin Başkentine yakışır bir şekilde Türk Dil Bayramlarını her yıl coşkuyla kutlanmıştır.<br />
 Özellikle milli bayramlarda çocuklarımızın doyasıya eğlenecekleri kent meydanına kurdurmuş oldukları oyun, eğlence mekanları ile küçük gönülleri fethetmişlerdir.</p>

<p>Karamanda ilk kez gerçekleştirilen Kitap Fuarları ile değerli şair ve yazarları Karaman halkıyla buluşturmuş, kültür ve sanat alanlarında büyük katkılarda bulunmuştur.<br />
 <br />
Ülkemizi derinden etkileyen 11 ili kapsayan 6 şubat 2023 depremlerinde bölgelere ulaştırdığı yardımlarıyla takdir kazanmış, öncülük ettiği yardım kampanyalarıyla tırlar dolusu yardım malzemesi ulaştırmış, arama kurtarma ekipleri başta olmak üzere araç - gereç, iş makinası ve ulaşım desteğinde bulunup var gücüyle aylarca deprem bölgesinde hizmet vermişlerdir.<br />
Göreve geldiklerinden bugüne kadar ilimizi yönetirken yerel yönetim anlayışının dışına çıkmadan, prensiplerinden taviz vermeden, şeffaflık hesap verebilirlik üretkenlik anlayışı ile Karaman’da tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını hep gözetmişlerdir. Bu güne kadar belediye başkanı ve yöneticileri hakkında hiçbir şaibe çıkmamış herkese eşit mesafede davranılmıştır.</p>

<p>Şimdi yukarıda saymış olduğum veya yazmaya çalıştığım hizmetlerin birçoğu geçmiş dönemlerde elbette yapılmalıydı.<br />
Benim burda araştırıp yazmaya çalıştığım hizmetlerin sadece birkaçı, bunların hepsi bugüne kadar yapılmış ve gerçekleşmiştir.<br />
Şimdi bundan sonraki gelecek beş yıl için MHP Genel merkezinden tekrar onay alan Sayın Savaş KALAYCI Karaman halkı nazarında da 31 Mart mahalli seçimlerinin Karaman’daki en çok sevilen ve tanınan tek favori adayıdır.<br />
Yeniden belediye başkanı seçilmesi durumunda geçmiş beş yılın bilgi birikimi doğrultusunda daha güzel projelere imza atacağından artık hiç kuşkumuz yoktur.<br />
Seçime ramak kala görünen o ki, Karaman halkının tercihinin tekrardan Milliyetçi Hareket Partisinin adayı Savaş KALAYCI olacağı “EMANETİ EHLİNE” vereceği kanaatindeyim.<br />
Kazananın Karamanımız olması dileğimle…<br />
 <br />
Celal Arslan<br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>Celal Arslan</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/celal-arslan/karaman-ehil-ellerde-2/196/</link>
<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 22:46:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KARAMAN BELEDİYESİ EMİN ELLERDE</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Savaş Kalaycı ile geçen 5 yıl.<br />
 31 Mart 2019 yılında yapılan mahalli seçimlerin galibi MHP’nin adayı sayın Savaş Kalaycı ve ekibi için “Karaman Üç Hilal’e Emanet” diye bir köşe yazısı kaleme almıştım. <br />
Aradan geçen bu başarılı Beş yılın sonucunda ilk kez ikinci bir yazı daha kaleme alıyorum. <br />
Şunu Karaman halkına rahatlıkla diyorum ki Karaman Belediyesi artık emin ellerde. <br />
Bu güne kadarki görev süreleri boyunca çalışmalarını yakından takip ettiğimi ve bunun sonucunda bir yazı yazmayı daha doğru bulduğumu öncelikle sizlere belirtmek isterim.<br />
 Bu güne kadar edindiğim izlenimlerimi, araştırmalarımı halk tabiri ile yağcılık, yalakalık yapmadan tamamen objektif ve karşılıksız bir şekilde sizlerle paylaşıyorum. Tabi ki önyargılı olan insanlara sözüm yok.<br />
 <br />
Öncelikle geçmişte Karaman Belediyesini uzun yıllar elinde tutan yöneticilerin gerek siyasi, gerek ekonomik olarak, ellerinde büyük imkanlarının olmasına rağmen, Karaman’a yeterli hizmeti sağlayamadıklarının sonucunda Karaman halkı sandıkta onlara bir dur demiş,  gelecek Beş yılın yeni yöneticilerini belirlemiştir.<br />
Yeni seçilen Kalaycı ekibimin ilk deneyimleri olması ve Ankara’da yeterli siyasi, ekonomik gücün ellerinde olmamasına rağmen, bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalar ve üstün gayretleri halkın sürekli takdirini kazanmıştır.<br />
Karaman belediyesinin iştirakcı şirketi olan ongun anonim şirketinde çok ciddi atılımlar ve değişiklikler yapmışlardır. Başta saya, tekstil, ahşap, metal, dijital baskı ve promosyon, aile Çay bahçeleri tesislerini kazandırarak Bin’in üzerinde Karaman’da insanımıza iş istihdamı sağlamışlar, buna bağlı olarak ekonomik olarak da gelir elde etmişlerdir.<br />
 <br />
Belediyecilikte en öncelikli konu halk nazarında temizlik, içme suyu ve fen işleridir. Bugüne kadar sokaklarımız düzenli olarak temizlenmiş, çöplerimiz zamanında alınmış, sokaklar süpürülmüş, gerekli ilaçlamalar eksiksiz yapılmıştır.<br />
İlimizde bu beş yıla varan süre zarfında özellikle kış aylarında yağan karların zamanında temizlenmesi ile ulaşım hiç aksamamıştır. Şiddetli sağanak yağmurların yol açacağı taşkınlara karşın kanalizasyon hatları temizlenmiş ve yenilenmiş,  4500 metre uzunluğunda yağmur sularının hattının Çavuş gölü mevkiine bağlantısı sağlanmıştır.<br />
 <br />
Mezarlıklarımız dağınık bir görüntüden kurtarılıp düzenlenmiş, yeni sıra mezar sistemine geçilmiş, heryer güllerle çiçeklerle süslenmiş, Gülistan bahçesi haline getirilmiştir. İnsanların mezarlarını kolayca bulabilmesi için adalara ayrılmış, bilgisayar sistemine geçilip ziyaret edenlere büyük kolaylıklar sağlanmıştır. Cenaze  defin işleri ve taziye çadırlarını anında kurarak acılı günlerinde halkın daima yanlarında olmuşlardır.<br />
Davet edildikleri bütün etkinliklere en üst düzeyde katılım sağlayarak halkla daima iç içe, gönül gönüle olmuşlardır.<br />
İşte bu başarılı çalışmaları sebebiyle yeniden İlimizin gelecek bir Beş yılını tekrar yönetmeyi hakettikleri apaçık ortadadır. </p>

<p>Celal Arslan</p>
]]></content:encoded>
<author>Celal Arslan</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/celal-arslan/karaman-belediyesi-emin-ellerde/195/</link>
<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 22:16:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MODERN DOLANDIRICILIK '' HAYAL SATMAK''</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Geçmişte olduğu gibi, yerel seçim dönemleri her zaman heyecan verici bir zaman dilimi olmuştur. Ancak, maalesef son yıllarda vaat edilen hayali projeler ile hayatın gerçekleri arasındaki uçurum giderek artıyor gibi görünüyor. Özellikle de 2024 yerel seçimleri öncesinde, Karaman gibi önemli bir şehrimizde bu durum oldukça belirgin hale geldi.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Seçim dönemlerinde adaylar, halkın gönlünü kazanmak için büyük ve etkileyici projeler vaat ediyorlar. Ancak, bu projelerin gerçekleşme olasılığı ve finansman kaynakları hakkında detaylı bir bilgi verilmiyor. Bu da vaat edilen projelerin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamamıza neden oluyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Karaman'da yapılan yerel seçimlerde adaylar, kentimizin geleceği için çeşitli projeler sunuyorlar. Ancak, bu projelerin birçoğu maalesef sadece kâğıt üzerinde kalan hayali planlar olarak kalıyor. Özellikle ekonomik sıkıntılarla boğuşan bir dönemde, halkın gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek somut adımlar atılması gerekiyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Karaman'ın temel sorunlarından biri, işsizlik ve ekonomik durgunluktur. Kentimizdeki gençlerin iş bulma imkanları sınırlıdır ve birçoğu başka şehirlere göç etmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle, yerel yönetimlerin öncelikli hedefi iş olanaklarını artırmak ve ekonomiyi canlandırmak olmalıdır. Ancak, maalesef seçim dönemlerinde sıkça duyduğumuz TOKİ’nin yirmi yılda yapamadığını beş yılda yapacağını vaat eden "Konut Projesi veya, "Metrobüs projesi" gibi projeler, asıl sorunlara çözüm getirmekten uzaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Alelacele hazırlanan projelerin çoğunluğunun balon olduğu kamuoyunda her geçen gün gün yüzüne çıkmaktadır. Proje üretmek için mevcut Belediyenin yapmış olduğu hizmetleri ve faal olan projeleri yeni bir projeymiş gibi kamuoyuna aktarmak, Karaman’dan bi haber olduğunun göstergesidir aslında. Gözden uzak olan, gönülden de ırak oluyor. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Hazırlıksız yakalandı. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Kısa yol<strong> ‘’ HAYAL ÜRETİP, HAYAL SATMAK’’ </strong></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Bizim Yörüklerin tabiri ile Aslı yok yaylasında Bin Beş yüz Koyunum var. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Seçmen her şeyin farkında aslında, Seçmen bilinçlendi. Size  çok fırsat verdi, denedi, sizi çok iyi tanıdı ve hatta yüzünüzü bile unuttu. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Kentimizin alt yapı sorunları da ciddi bir şekilde ele alınması gereken konulardan biridir. Altyapı eksiklikleri, yaşam kalitesini olumsuz etkilemekte ve şehrin gelişimini engellemektedir. Bu nedenle, yerel yönetimlerin önceliklerini belirlerken altyapıya yeterli önemi vermeleri gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Ayrıca, çevre ve yeşil alanların korunması da unutulmamalıdır. Karaman'ın doğal güzelliklerinin korunması ve yeşil alanların artırılması, hem şehir sakinlerinin yaşam kalitesini yükseltecek hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılmasını sağlayacaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Sonuç olarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde Karaman halkı olarak gerçekçi ve uygulanabilir projelerin öne çıkmasını ve hayali vaatlerin değil, somut adımların konuşulmasını umuyoruz. Ekonomik sıkıntılarla boğuştuğumuz bir dönemde, yerel yönetimlerin önceliklerini belirlerken halkın gerçek ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaları büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, şehrimizin gerçek sorunlarına çözüm getirmek, hayali projelerden daha değerlidir.</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Faruk OFLAZ</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/faruk-oflaz/modern-dolandiricilik-hayal-satmak/194/</link>
<pubDate>Fri, 22 Mar 2024 16:43:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TARIM- İSTİHDAM VE YAPAY ZEKÂ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent: 35.4pt; margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">“Uluslararası Para Fonu (IMF), yapay zekanın küresel istihdamın yüzde 40'ını etkileyeceği ve bu eğilimin ülkeler arası gelir eşitsizliğini daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundu. Yapay zekanın küresel istihdama olası etkilerine yönelik "Yapay Zeka ve İşin Geleceği" başlıklı bir raporda, yapay zekanın küresel ekonomiyi derinden değiştirmeye hazırlandığı ve bazı yorumcuların bunu yeni bir sanayi devrimine benzettiği belirtildi. Raporda, özellikle istihdam piyasasında üretkenliği artırmayı vaat eden yapay zekanın bazı işlerde ise insanların yerini alabileceği kaydedildi. Raporda, çok sayıda gelişen ekonominin daha az sorunlar yaşayabileceği belirtildi. “ </span></span></span><a href="https://www.yeniasir.com.tr/ekonomi/2024/01/16/yapay-zeka-kuresel-istihdami-azaltacak" style="color:#0563c1; text-decoration:underline"><span style="background:white"><span style="line-height:107%">https://www.yeniasir.com.tr/ekonomi/2024/01/16/yapay-zeka-kuresel-istihdami-azaltacak</span></span></a></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">            <span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Ülkemiz tarım ülkesi ve son yıllarda tarıma yönelik bazı uygulamalar ürün çeşitliliği ve verimi artırmayı sağlamıştır. Ancak özellikle verimli tarım arazilerinin imara açılması gibi bir takım uygulamalar bizleri karamsarlığa itmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Dünya nüfusunun artışı gıdaya ulaşımı ve gıdanın üretim maliyetini de arttırmaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            IMF yapay zeka ile ilgili hazırlamış raporda, yapay zekanın küresel olarak istihdamı ciddi oranda etkileyeceğinden bahsedilmektedir. Benzeri yönde çalışmalar gün geçtikçe daha da artmaktadır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Bir yandan işsizliğin arttığı bir yandan da sektörel bazda eleman ihtiyaç açığının had sayhaya ulaştığı da bir gerçektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Tarım gün geçtikçe öneminin arttığı hayatı ve bir çok sektörü de etkilediği bilinmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Acilen tarıma istihdamın yöneleceği stratejiler geliştirilerek hayata geçirilmesi gerekmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Gerek Büyükşehir Belediye Kanunu ve gerekse Belediye kanunu ile belediyelere “tarım ve hayvancılık” destekleme görevi ile bir çok belediyenin tarım ve hayvancılığa yönelik olumlu/örnek projeleri de hayata geçirdiği bilinmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Tarım sektöründe yapay zekadan faydalanılacak bir çok nokta vardır İlaçlama, sulama, hava durumu gibi) ama bu sektörün gençlerle sevilmesinin sağlayarak istihdam projeleri ile hızlı bir kalkınma sürecine geçilmelidir (Gelecek yazım Tarım İstihdamında Farklı Bakış olacaktır). </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Tarım işsizliğin azaltılmasında önemli ve etkin bir sektör olacaktır. Tarımı hayvancılıktan ayrı tutmamız da mümkün değildir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Doğru planlama ile; etkin ve etkili sonuçlar elde edeceğimiz gibi, kaynak tasarrufu en önemlisi de insan kaynağı doğru değerlendirilmiş olacaktır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">            Sağlıklı günler dileğiyle.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">  İletişim </span></span></span><a href="mailto:k33ali@hotmail.com" style="color:#0563c1; text-decoration:underline"><span style="background:white"><span style="line-height:107%">k33ali@hotmail.com</span></span></a></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 11px;"> </p>

<p style="margin-bottom: 11px;"> </p>

<p style="margin-bottom: 11px;"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Ali Kaplan</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/ali-kaplan/tarim-istihdam-ve-yapay-zeka/193/</link>
<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 16:29:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>LAİKLİK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:115%"><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Nerden hafızamda kalmış <b>anımsamıyorum</b> ama; yirmi yıldır Bodrum’u mesken tutmuş İsveçli ihtiyar bir çifte muhabir mikrofonu uzatmıştı: </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:115%"><b><span style="line-height:115%"><span style="color:black">“Neden Türkiye’de yaşıyorsunuz, burada hoşunuza giden nedir?” </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:115%"><b><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Cevap net</span></span></b><span style="line-height:115%"><span style="color:black">: “Bizim ülkemizde beş sene sonrasında neler olabileceğini öngörebilirsiniz ama burada beş dakika sonra ne olacağı belli değil. Sürprizlerle yaşamak hoşumuza gidiyor.” demişlerdi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:115%"><strong><span style="border: 1pt none windowtext; padding: 0cm;"><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Yani h</span></span></span></strong><span style="line-height:115%"><span style="color:black">iç durmadan değişen bir gündemi var güzel yurdumun. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:115%"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="color:#262626">Üstelik bu gündem o kadar hızlı değişiyor ki; insan neyi fikredeceğini de bu fikrin yeşerttiği tohumlarla neyi zikredeceğini de şaşırıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Yeni gündemimiz <b>“Lâiklik!”</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Hani duymuşsunuzdur;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Vaktiyle doğu illerimizden birinde, <b>zorunlu çağırıldığı</b> bir konferans çıkışı; muhabir, elindeki mikrofonu yaşlı bir amcaya uzatmış:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">“Laiklik için siz ne diyeceksiniz efendim?”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Yaşlı amca ne bilsin <b>“laiklik”</b> nedir?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">“Çok eyi bir şeydir, çook!” diye yapıştırmış cevabı. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Ama muhabir ısrarlı;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">“Peki ne demek laiklik ne anlıyorsunuz?”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">“Ne olacak oğlum” demiş yaşlı amca; “camiye giden camiye layıktır, meyhaneye giden meyhaneye”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Tabi bizim laiklik tartışmamız yaşlı amcanın gülümseten cevabı kadar <b>basit açıklanmıyor</b>. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bir taraf</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">; geçmişte dinini yaşamaya çalışan ‘<b>mütedeyyin</b>’ vatandaşlara yapılan zulümlerden kendine pay çıkararak ‘<b>Siyonizm</b>’ algısına çanak tutan ve ‘<b>oradan beslenen’,</b> ama adını ‘<b>çağdaşlık</b>’ koyduğu bir algıyla gösterdiği “<b>irtica</b>” sopasını sallayarak bağırıyor;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">“Bu toplum geri kaldı. İslâm, bizi çağın gerisinde bıraktırdı. Dolayısıyla Türkiye ancak ‘laiklik’ yolu ile çağdaşlaşabilir.”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Öbür taraf ise, yaşanmışlık ve yüreğindeki can kırıklarından, bireysel tarihindeki enkazlardan yola çıkarak özgürlük naraları içinde laiklik kavramına “<b>dinsizlik</b>” yaftasını yapıştırıp işin içine dahi girmeden zihin konforunu bozmuyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Çünkü onun da bireysel ve toplumsal tarihinde “<b>laiklik</b>” adı altında kapatılan camiler, kilit vurulan Kur’an kursları, okunamayan kutsal metinler, Türkçe ibadet gibi hasar bırakan travmaları var.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Yani güzelim ülkemde hayatında Atatürk’ün “<b>Nutuk</b>” adlı eserini bir kez dahi okumayan ama bangır bangır “<b>Atatürkçü</b>” olduğunu ve onu çok sevdiğini ilan eden bir kesim, “<b>laiklik</b>” naraları atarak “<b>çağdaşlık</b>” dersleri verip, “<b>laiklikten</b>” asla vazgeçilemeyeceğini haykırıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Öbür tarafta ise,</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626"> iman ettiği dinin emrettiği değerler bütününü kapsayan Kitabullah’ın kendi dilindeki anlamını bir kez dahi okumadığı için oradaki sevgiyi, merhameti ve adaleti sadece <b>‘kendinden olanlara, kendisi gibi düşünen ve yaşayan mahallesine’</b> yontan <b>“dini bütün(!)”</b> bir kesim var! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Evet, okumamış; çünkü okumadığını bizzat bu ülkenin din işlerinden sorumlu kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın <b>2015 yılı araştırması</b> ortaya koyuyor. Zira bu araştırmaya göre yüzde 98’i Müslüman olduğunu iddia eden bu toplumda, tam yüzde 92’lik bir kesim hayatında bir kez “<b>Kur’an Tercümesi</b>” okumamış! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Riayetleri bırakıp, rivayetler üzerine bina edilen taklidi bir anlayış, ana baba veya etraftaki muhafazakâr kesimden elde edilen kulaktan dolma bilgilerin yaşama tahkik edildiği “<b>Kültürel Müslümanlık!</b>”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bu apayrı bir yazı ve tartışma konusu olsa da</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626"> beynim sormadan edemiyor; </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Alemlere rahmet olanın 23 yıl gibi bir sürede ortaya çıkardığı o elmas gibi toplum yüzyıllar boyunca <b>neden bir daha ortaya çık(a)madı!</b> </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bugün Müslümanın kendi din kardeşinden aldığı canı, akıttığı kanı tüm İslam düşmanları bir araya gelseler yapabilirler mi? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bugün dinsel terminolojinin hüküm sürdüğü onca İslam Coğrafyasında neden düşmanlık hâkim, neden kan ve barut kokusu dinmiyor, neden hemen her gün ağıtlar arşa yükseliyor ve sessiz çığlıkları arşı titreten annelerin gözleri iki resim karesine mahkûm bırakılıyor?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bu mümbit dinin vazettiği “<b>güzelin yarattığına çirkin muamele edilmez</b>” anlayışından beslenen koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adaleti, bizler tarihin hangi sayfasında unuttuk?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Evet, uzun <b>yürek ağrısı konular!</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Biz asıl konumuza dönelim!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">İnsan, tanımadığını <b>nasıl sever</b> bilmiyorum! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ancak, bugün ne ‘<b>çağdaşlık</b>” algısı içinde Atatürk sevgisini ‘<b>putlaştıran</b>’ ve “<b>laiklik</b>” kavramını Atatürk’ün mirası olarak dayatıp elindeki irtica sopasını bırakmayan kesim Atatürk’ü çok iyi tanıyor; ne de dindar denen ‘<b>muhafazakâr</b>’ kesim, yukarda andığım gibi kendi kitabının emrettiği değerler manzumesinden tümüyle haberdar!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Doğal olarak buradan bir <b>‘anlaşma’</b> çıkmıyor ki, çıkmaz da!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Neden çıkmaz?</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Çünkü; bir taraf, zihnine zerk edilen ‘<b>çağdaşlık</b>’ algısı ile, <b>‘bilimle, teknoloji ile, okuma ile yaratamadığı’</b> ilerlemenin suçlusu olarak <b>‘dini’</b> ya da daha açık tabirle <b>‘İslâm’ı’</b> görüyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">İçim acıyarak söylüyorum ama</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626"> yüzyıllar öncesinden donup kalmış ve güncellenemeyen bir fıkıh, ezici bir çoğunluk ve gelenekçi bir anlayışla <b>‘İslâm’</b> olarak benimsendiği ve bu gelenekçi anlayışın yansıması diğer İslâm iddiası içindeki ülkelerde akan kanı, dökülen gözyaşlarını, arşa yükselen ağıtları aynı çağın göğsünden süt emerek yaşadığı için mevcut tablo <b>korkusunu körüklüyor.</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Diğer taraf ise</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626"> yaklaşık bin küsur yıl boyunca </span></span></span><span style="line-height:107%">72 millete, dine, ırka mensup toplumu bir arada yaşama tecrübesi üretebilmiş; bununla dünyaya hükmedebilmiş bir toplumun, bunu <b>‘İslâmi’</b> anlayışa borçlu olduğunu savunarak ve muhatabına haklı bir edayla yakın geçmişte aldığı yaraları göstererek; “<b>laiklik</b>” kavramını “<b>dine saldırı, inanca saygısızlık</b>” olarak görüyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Hatta bir tık yukarı çıkıp “<b>laiklik</b>” kavramını “<b>dinsizlik</b>” olarak algılayan önemli bir kesim de yok değil toplumda. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Peki nedir yeni gündemimiz olan <b>“Laiklik?”</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Laiklik</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122"> veya gerçek telaffuzu ile <b>laisizm </b>denen kavram; herhangi bir devletin yönetiminde dinsel ritüellerin veya dinsizliğin referans alınmamasını ve devletin</span></span></span><span style="line-height:107%"> din <span style="background:white"><span style="color:#202122">veya dinsizlik karşısında “<b>tarafsız ve tepkisiz”</b> olmasını savunan ilkedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Aslında bu tanımı anlayabilmek ve yapabilmek için <b>dünya ve insanlık tarihine de ayrıntılı bakmak</b> gerekiyor. Zira, bu kavrama baktığınızda “<b>din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması</b>” olarak kısaca tabir edilen <b>laiklik</b> kavramının Batı menşei olduğu aşikâr.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ancak bu noktada, yaygın hukuki kanaate göre “<b>din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması</b>” konusuna da <b>açıklık getirmek</b> gerekiyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">“Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması” demek;</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122"> “devlet, bir dine inanıp inanmama meselesini özel bir problem sayar, fertlerinin sadece maddi yönüyle ilgilenir, kendisi devlet olarak hiçbir dini taşımaz, hiçbir dini ayine iştirak etmez, fakat fertlerin her türlü dini serbestliklerini kabul eder” anlamındadır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Yani <b>bu anlayışta devlet</b>, dini esaslara dayanan kanunlar yapamayacağı gibi, bütün dinlere eşit mesafede durur ve hiçbir şekilde dinlerin ibadet hüküm ve kurallarına müdahale edemez. Bununla birlikte din adına devlet düzenini bozacak davranışları önlemekle yükümlüdür.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Bu noktadan baktığınızda ise devlet ve din arasındaki ilişkilere <b>bir temel sağlayan</b> laiklik, toplumsal ilişkiler açısından üç özellik gösterir: </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Ya devlet dine bağlıdır (teokrasi); </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Ya din devlete bağlıdır (imparatorluk); </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Ya da ikisi de özerktir (demokrasi).</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Peki “laiklik” nasıl ortaya çıktı?</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#202122">Bu kavramın ortaya çıktığı yer; ısrarla Fransa olarak gösterilse de tarihsel kaynaklar bu kavramın kökünün <b>Rönesans Dönemi’nde başlayan aydınlanmaya kadar</b> uzandığını gösteriyor. Zira, laikliğin felsefi temelleri; </span>Rönesans<span style="color:#202122">, </span>Hümanizm<span style="color:#202122"> ve </span>Reform<span style="color:#202122"> hareketleri ile bu akım düşünürlerinin eserlerinden besleniyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ancak, </span></span></span><span style="line-height:107%">Batı’da laikliğin uzun, uzun olduğu kadar da ‘<b>kanlı bir tarihi’</b> var. Yaklaşık iki buçuk asır süren bu <b>‘kanlı’</b> tarihin kökeninde de tahmin edebileceğiniz gibi <b>‘inançsal’</b> çatışmalar var. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Çünkü batı toplumlarının, modernlik dediği “<b>tabiata hükmetme</b>” sürecinde takındığı seküler anlayışta devlet işlerine müdahale eden, hatta çoğu kez bu işlerin bizzat içinde bulunan bir “<b>din hegamonyası</b>” vardı ve Kilise Hıristiyanlığı, insan iradesini yok sayıyor, insanın özgürlüğünü ipotek altına alıyordu. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="line-height:107%">Kısaca özetlemek gerekirse Rönesans hareketlerinin de varlığına <b>annelik yapan</b> bu baskıcı dinsel anlayış, aynı zamanda laikliğin çıkışına da <b>meydan hazırlamıştır!</b> Yani laiklik bir anlamda dinsel baskının devlet işlerindeki varlığını <b>ortadan kaldırmak için</b> ortaya çıkmıştır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="line-height:107%">Peki bence “laiklik” nedir?</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Sizi bilmem ama benim zihnimden kalbime damlayan, aklımla kalbimin buluştuğu noktada <b>“laiklik”</b> tanımımı çağlar ötesinden ilmin kapısı Hz Ali(ra) çok güzel özetlemiş; <b>“devletin dini adalettir”</b> diye! Zira, benim penceremde <b>“laiklik”</b> dediğiniz kurum, tam da bu cümlenin ete kemiğe bürünmüş hali ve bugünkü anlamıdır!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Neden?</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Çünkü; devlet dediğimiz kurumlar bütünü, herhangi bir inancı, yaşam biçimini, değerleri yok saymak ya da dayatmak ile değil; tam aksine vatandaş tüm bunları özgürce yaşayabilsin diye vardır, olmalıdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ancak pek tabi ki, ağacın köklerini korumak, milli ve manevi dinamikleri mutlak surette <b>“namus”</b> bilmek şartıyla! Zira, kendi geçmişinden ve onu besleyen manevi dinamiklerden kopuk tepeden inme bir anlayış, hem geçmişle gelecek arasındaki bağı kesecek, hem de takdir edersiniz ki kökü olmayan ağaç göklere yüksel(e)meyecektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Yanisi, evet <b>“laiklik”</b> olmalı ve korunmalıdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ama bu ne seküler kesimin pompaladığı <b>“irtica korkusu”</b> ile gücü eline geçirdiğinde muhafazakâr kesimin inancını, yaşam biçimini, değerlerini <b>gasp etmek ve amacına ulaşmak için tezgahlar kurmakla</b> olur, ne de muhafazakâr kesimin kanayan yerlerini göstererek bir <b>“intikam”</b> duygusu içinde tüm toplumu <b>“dindar(!)”</b> yapmalıyım anlayışı ile hayat bulur!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Çünkü din, kişiye bizzat O’nu Yaratan kudretin teklif ettiği <b>ama bu teklifte zorlamadığı</b> ve seçimi verdiği hür iradesine bıraktığı bir yaşam biçimidir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Kişi, bunu yaşayıp yaşamamakta bizzat Yaratıcısı tarafından özgür bırakılmış ve dinsel terminolojide anılan “<b>cennet ve cehennem</b>” kavramları da bu özgürlük ve seçimin sonucu olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla buna <b>hiç kimsenin</b> bir dayatması veya engellemesi <b>olmamalıdır. </b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Yapılması gereken şey</span></span></span></b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">; bu konuda gerekli eğitimin verilmesi, doğru ile yanlışın <b>“vicdan köklerinin”</b> beslenerek öğretilmesi, geri kalan kısmın ise kişinin hür iradesine bırakılması ve bu hür iradenin hayata yansıma özgürlüğünün de <b>bizzat devlet tarafından teminat altına alınmasıdır.</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bunu yapmadığınız, yapamadığınız takdirde veya baskıcı bir anlayışla hareket edip ısrarla din kavramını, dinsel ritüelleri dikte etmeye veya engellemeye çalıştığınız takdirde muhatabınızın size gücü yetiyorsa düşman, gücü yetmiyorsa ise münafık üretirsiniz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bugün “<b>din yorgunu</b>” gençlerin, söylem ve eylemleri birbirini yalanlayan; dedesi gibi düşünüp çağın gerektirdiği gibi yaşayan; inancı ve dinamikleri ile çağa şekil vermek yerine çağın şeklini alan büyüklerine bakarak ısrarla <b>dinden soğumaları</b> ve göz ardı edilemeyecek bir hızla “<b>izm</b>”li kavramlara sapmalarının altında başkaca sebep aramak da <b>kanımca beyhudedir!</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Yazının bütününü esas alıp bu açıklamalar ışığında baktığınızda, ilerleme ve çağdaşlaşmanın önünde geleneksel anlayışı “<b>İslam</b>” zannedip, elinden “<b>irtica</b>” sopasını bırakmayan seküler kesim, suyun membaındaki İslam’ı <b>kesinlikle bilmemektedir</b>. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Ancak!</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Laiklik kavramını yaşatılan zulümlerden, aldığı yaralardan kaynaklı “<b>dinsizlik</b>” yaftası ile etiketleyen “<b>muhafazakâr</b>” kesim ise; bu <b>“bilinmeyeni”</b> anlatamadığı, yaşamadığı, yaşatamadığı için <b>ağır bir vebal altındadır</b> ki, onun zaten en asli görevi bu şifa kaynağı suyun tadını başka bir yüreğe daha tattırabilmek, onun yüreğini fethedebilmektir!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bitirirken <b>ısrarla belirtmeliyim ki</b> İslam, çağa ayak uydurmakta, seküler kesimin papağan gibi tekrar ettiği “<b>çağdaşlaşmaya</b>” <b>asla bir engel değildir!</b> </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Çünkü sorun; İslam’ın, hayatın atar damarlarında atması gereken ve koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adalet üzerine bina ettiği; hedef olarak “<b>darüsselam</b>” adı altında işaret ettiği <b>bu dünyadaki cennetin her zaman ve mekânda inşasını</b> yaşam tarzı olarak sunduğu hayatta değil; </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Bunu bahşedilen onca imkana rağmen gerçekleştiremeyen, yaşadığı çağa inancının işaret ettiği dinamiklere sarılarak şekil vermek yerine; bu çağın kirini, pasını üzerine bulaştırıp çağın şeklini alan <b>Müslümanlardadır! </b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:#262626">Farkı fark edebilme ve bu farkı yüreklerimize dert edebilme temennisiyle!</span></span></span></b></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/laiklik/192/</link>
<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 16:27:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİR KUŞ- BİR DERS </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Hafta sonu bir televizyon kanalında belgesel seyrederken çok dikkatimi çeken bir paylaşım oldu. Şöyle ki; </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">“Afrika’da yaşayan bir kabileye mensubu 2 genç. seyrek ağaçların olduğu bir bölgede bal aramaya çıkmıştı. Ses taklidi yaparak iletişim kurdukları bir Bal kuşu ile birlikte hareket ederek. Uzun da bir mesafe kat ederek Bal kuşunun konduğu ve öttüğü ağaca gelerek arıların yuvasından balı çıkarırlar. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Aslında işin daha ilginci bundan sonra spikerin söyledikleri; </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Gençler Bal kuşuna hakkı olan balı verirler (bir taşın üstüne koyarlar) eğer ki Bal kuşuna hakkı vermezler onarı bir daha ki sefer arı kovanına değil Alanın yuvasına götürür”  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Doğa bizlere yine güzel bir nasihat vermişti aslında. Olayı hangi açıdan değerlendirmek isterseniz değerlendirebilirsiniz. Bu herkese göre değişebilir.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Benim bakış açım ise; “Kazanımlarda emeği olanlar asla unutulmamalı”. Çalışanın emeğinin karşılığının verilmesi, olayda olduğu hemen verilmesi”. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="background:white">Sağlıklı günler dileğiyle </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Ali Kaplan</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/ali-kaplan/bir-kus-bir-ders/191/</link>
<pubDate>Mon, 22 Jan 2024 21:41:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Farkındayım, farkındasınız, farkındalar!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><a name="_Hlk98532001"></a></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><a name="_Hlk98532001">Bugünkü dertsizlik, meselesizlik ve umursamazlık gökyüzüne doğru boy atacak nice zihni baltalıyor ve birer güdük çalılık olarak kalmaya mahkûm ederek çaresizliğe sürüklüyor.</a></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Dikkatsizlikten, özensizlikten, gamsızlıktan türetilmiş kabalıklarımız; durmadan biriken, tortulaşan, pıhtılaşan, habisleşen yalanlarımız; dağıtılamayan tasalar, giderilemeyen güvensizlikler, tamir edilemeyen iç arızalar, sonu gelmeyen tedirginliklerimiz ile gittikçe artan kötülük; unuttuğumuz merhametimizle ortaya koyduğumuz acımasızlık, adaletten uzak bir tahayyülle beslediğimiz insafsızlık, azıcık şefkat ve merhametle rahatlıkla iyileştirilebilecek yaraları <b>büsbütün kanatıyor</b>.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Gem vurulamayan hevesler, ihtiraslar ve türlü çeşit düzenbazlıklar, uçmaya hevesli <b>kuş gönüllerin kanatlarını kırıyor</b>. Saflık, doğruluk, temizlik, büyük bir hokkabazlıkla karalanıyor, aşağılanıyor ve geride kalışların, başarısızlıkların, yenilgilerin doğal sebebi olarak etiketleniyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Sadra şifa olacak nice kelam, hikmet, nasihat; her yeri saran kuru laf kalabalıklarının tetiklediği kargaşalarla hayatın dışında bırakılıyor. Yoksulluğun, yoksunluğun parayla giderilemez türleri bulunduğu ve çarenin <b>bazen sadece insanlık olduğu</b>, ustalıkla gözlerden uzak tutularak hayatın bütün derinlikleri, her gün yeniden yıkılıp yapılan zamane eğlenceliklerinin hafriyatıyla sinsice doldurulup, kapatılıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yani aslında aslına eremediğimiz, ermeye niyet dahi etmediğimiz nice hakikat, bizi asılsız bırakarak kendinden uzak ve acınası kılıyor!</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bakın halimize;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Başta kendi nefsim, neredeyse hepimiz sürekli <b>başkalarının imtihanına girmeye heves ettiği için</b> kendi imtihanını kaçıran şaşkın bir öğrenci gibiyiz ve bu şaşkınlıkla herkese <b>“her an ayar vermeye çalışan insan tipi”</b> dünyayı her geçen gün biraz daha ayarsız hale getiriyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Bu ayarsızlık hali ile ise kaynağını nefretten alıyor. Bu yüzden olsa gerek ki bugün artık sevebileceğimiz şeylere değil, tam aksine nefret edecek şeylere, nefret edebileceğimiz şeyleri yapabilecek insanlara ihtiyacımız var artık.  </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Zira hemen her gün, her saat, etrafı bu gözle tarıyor, bize bu fırsatı verecek birilerini arıyor; bulamazsak üretiyoruz. Üretemezsek de bize en çok benzeyen kimselerin nefret ettiklerini ödünç alıp, onlardan nefret ediyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Peki var mı bu makus gidişatın bir çözümü? </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Pek tabi ki var ve bence çözüm <b>“sözün gücünü”</b> yeniden inşa edebilmekten geçiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>“Nasıl olacak bu?”</b> diyenlerle hep beraber bakalım;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Dünya hayatının mutlu, huzurlu, ferah ve sağlıklı geçirilmesi için muhataplarına bir yol haritası çizen ilahi hitapta “<b>münafık</b>” kelimesinin ilk kez kullanıldığı, doğruluğun en başa konduğu, en çok “<b>yalan</b>” kelimesine atıf yapıldığı ve dünya hayatının aslında bir “<b>sınanmadan</b>” ibaret olduğunu anlatan; adı <b>Ankebut</b> olan ve anlamı “<b>dişi örümcek</b>” olan bir süre var. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Sürede Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Lut’un dönemlerine ait Medyen, Ad, Semud, Firavun, Karun ve Haman üzerinden açıklık, doğruluk, yalansızlık, eşitlik ve paylaşım ortamından ayrılıp “<b>yalan</b>” üzerine yapılar kurulduğunu,  kendi aralarında çıkar ve menfaat ilişkileri geliştirip bu ilişkileri “<b>çıkar amaçlı</b>” kutsadıkları ve hatta bu ilişkilerin kutsanmasından put yapıp tapındıkları anlatılır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Ayrıca açgözlülüğün</span></b><span lang="EN-US"> timsali olarak Hz. Şuayb’ın kavmi Medyen; hırsın ve hasedin timsali olarak deveyi boğazlayan Hz. Salih’in kavmi Semud; kibrin, biriktirmenin ve insanları uyuşturmanın örneği olarak Hz. Musa’nın kavminden Firavun, Karun ve Haman ile ilgili örnekler verilir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Verilen bu tarihsel örneklerle de; onların, halktan ayrılıp kendilerine özel yapılar, evler, örgütler, hizipler kurduğu; kendilerine özel ilişki ağları, menfaat birliktelikleri, çıkar çevreleri oluşturmakla<b> ankebut</b>” (<i>dişi örümcek</i>) gibi olduklarına dair atıflar yapılır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Bilenler bilir</span></b><span lang="EN-US">, halk arasında “<b>karadul”</b> olarak tabir edilen dişi örümcek, aç gözlülüğünden erkeğini yer ve <b>ilahi hitap</b>, süreye adını veren bu hayvan üzerinden <b>kainat ayetlerini örnek vererek</b> insanları bu konuda <b>uyarır</b>. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Sözün gücü de tam bu noktada devreye girer!</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Zira sürenin tamamında biriktirme hırsı, biriktirdikleri (<i>servet, iktidar</i>)  ile kibirlenme, başkasının elindekine göz dikme; bu amaç uğruna çıkar ilişki ve grupları oluşturma, bunları kutsama ve hatta onlara tapınma; doğruluk, , eşitlik ve paylaşım ortamından ortamı olan halktan ayrılıp “<b>örümcek evleri</b>” (<i>hizip, grup, gizli örgüt, mafya, şebeke</i>) oluşturma; bu “<b>örümcek evlerinde</b>” gizli görüşmeler yapma, kumpas hazırlama, kapalı kapılar ardında iş çevirme gibi <b>münafıklık alameti olan</b> bir çok konuya atıf yapılır ve bunların halktan ayrılarak birer çıkar şebekesi veya menfaat grubu haline geldikleri zaman ankebuta (<i>örümcek yuvası</i>) dönüşmüş olacakları defalarca belirtilir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Yukarda andığım gibi<i> </i> <b>nasıl ki</b> örümcek (<i>karadul</i>),  açgözlülüğünden kendi erkeğini yerse; <b>bunlar da kısa sürede</b> adam öğütme ve yeme mekanizmasına dönüşerek kendi çıkarına, varlığına, grubuna, ideolojisine karşı tehdit olarak gördüğünü yok etmek ister.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Nasıl ki</span></b><span lang="EN-US"> örümcek (<i>karadul</i>) kuytularda yaşar, pusu kurar, ısırmak ve sokmak dışında bir kavga tarzı bilmezse; bunlar da zamanla örümcek yuvasına dönüşerek kuytularda gizlenir, pusuya yatar, ısırır ve sokarlar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Nasıl ki</span></b><span lang="EN-US"> örümcek (<i>karadul</i>) kenardan izler, takip eder, ileri noktalara ağını atarsa; bunlar da izler, takip eder, dinler, fişler, ileri noktalara ağını atarak planlar kurar, dolaplar çevirirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Yani ilahi beyanın<b> kalp gözü ile baktığınızda </b>halk olarak tabir ettiğimiz toplum ile ankebutun arasında <b>çok net çizgiler</b> çizdiğini görürsünüz. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Bir kaç örnek vermeye çalışarak konuyu daha anlaşılır hale getirelim;</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk, saf bir yürek temizliği ile bir araya gelen insanlardan oluşmuş iken; <b>ankebutta ise</b> bu temizliğin aksine özel bir maksat, kirli ve gizli bir çıkar ilişkisi mevcuttur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halkı bir arada tutan şey doğruluk ve herkesle paylaşım iken; <b>ankebutta ise</b> gizli planlar aracılığıyla kişi ve grup menfaati esastır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Bir araya gelen halk; bir açıklık yani aleniyet ortamı iken; <b>ankebutta ise</b> tam tersine gizli saklı iş çevirme mevcuttur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halkın kapısı birbirine açıktır <b>ama ankebutta</b> kapalı kapılar ardında, ‘<b>gizli</b>’, ‘<b>özel</b>’ toplantılar yapılır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk, bir kaynaşma, paylaşma, birliktelik ortamıdır ve paylaşım esas olduğu, herkes birbirinin derdi ile dertlendiği için zenginve yoksul uçurumu giderek azalır ve hatta biter. <b>Ankebutta ise</b> tam tersine zengin yoksul uçurumu giderek büyür. Zira onda halkın çıkarı değil kişi ve grupların menfaati esastır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk, bir paylaşım ve birliktelik ortamıdır ve bu ortamda biri yerken diğeri bakmaz, bir açken diğeri tok yatmaz. <b>Ankebutta ise</b> kişi veya grubun ön planı esas olduğu için biri yerken diğeri bakar, biri tok yatarken diğeri aç sabahlar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk, bir eşitlik ortamıdır ve bu ortamda ebedi makamlar ve rütbeler yoktur. Zira makamlar ve rütbeler birer emanettir ve halk için değer üretme, hizmet etme esasına dayanır. <b>Ankebutta</b> ebedi makamlar ve rütbeler üretilerek; iş olmasa bile o makamlarda oturulur, o rütbeler ebediyen taşınır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk arasında kişi topluluğa hizmet etmek, onun yaralarını sarmak, toplumun derdi ile dertlenerek değer üretmek ile mükellef iken; <b>ankebutta ise</b>, halk kişi veya belli bir zümreye hizmet eder.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk arasında hiyerarşi yoktur, zira insanlar yan yanadır. <b>Ankebutta ise</b> hiyerarşi vardır, zira insanlar alt-üst şeklindedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk arasında gizli saklı işler çevirme, yalan ve biriktirme büyük ahlâki suç sayılır. <b>Ankebutta ise</b> hangi koşulda olursa olsun güçsüz kalma suçtur. Çünkü hakkın gücü değil, gücün hakkı esastır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk arasında imtiyazlar yoktur, zira herkes insan sıfatı ile eşittir. <b>Ankebutta ise</b> ayrıcalıklar vardır; zira makam, servet, şöhret ve iktidar sahipleri ayrıcalıklı muamele (VIP) görür.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk arasında üstünlük ancak insanlara, doğaya ve çevreye zarar vermekten sakınma (takva) iledir. <b>Ankebutta ise</b> üstünlük makam, servet, şöhret ve iktidar sahibi olmakla ilgilidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk öksüzler, yoksullar, ezilenler ve muhtaçlarla ilgilenirken; <b>ankebutta ise</b> örümcek evine adam kazandırmakla uğraşılır, şahsi çıkar, mevki makam ve ihale peşinde koşulur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk içinde adalet, eşitlik ve özgürlük çoşkusu vardır, <b>ankebutta ise</b> bu rant çoşkusu ve hizip taassubuna dönüşür.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk içinde kusur ve ayıpların üzerini örtme esastır. <b>Ankebutlar ise</b> ayıp araştırma, dinleme ve fişlemede mahirdir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk, zayıfın yanında durur, onu kucaklar, darına genişlik, zoruna kolaylık olur iken ; <b>ankebutta</b> sadece gücün ve güçlünün yanında olmak esas olduğundan iktidar ve güç nerde ise orda bulunmak marifettir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk kendi bağrından kanaat timsali Ebuzer’ler yetiştirir iken, <b>ankebutta</b> Karun’lar yetiştirmek esastır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span lang="EN-US">Halk kendi içinden Musa’lar çıkartır, <b>ankebutta ise</b> Firavunlar üretmek asıl amaçtır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Ancak tüm bunlara rağmen</span></b><span lang="EN-US"> halkı parçalamak, bölmek çok zor iken, ankebut örümcek yuvası olduğundan onu dağıtmak için sert bir rüzgâr yeterlidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">Peki bu ankebutlar nasıl türer?</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Biliyoruz ki her kötülük, bir üst kötülüğün zeminini hazırlar ve çıkılan her yeni kötülük basamağı, bir öncekini de görünmez kılar. Dolayısıyla kötülüğün oyuncağı haline gelenler yola nereden çıktıklarını hiç hatırlamazlar ve bu durum onları muhasebesiz bırakarak <i>(bugün olduğu gibi)</i> adım adım insanlıktan çıkarır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu algıyla özelde ülkemize ve genelde dünyaya bakalım;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Konuştuğumuz sözlerin, yazdığımız cümlelerin, kapıldığımız öfkelerin, içimizi usul usul ele geçirmeye başlayan nefret kültürünün birer gönüllü silahşörü haline geldiğinin <b>farkında mısınız bilmiyorum ama görüyorum ki </b>sığ aklın, köpürmüş düz mantığın, sallama sözün, kifayetsiz muhterisliğin, cahil cesaretinin gemi azıya aldığı bir devirdeyiz. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Özellikle son zamanlarda ilme, irfana, emeğe, tecrübeye ve liyakate zerre saygısı olmayan ve benim <b>ankebut olarak</b> tarif ettiğim <b>din-i-dar bir "vatandaş" tipi ortaya çıktı</b> ve bunlar sahip oldukları sınıfsal avantajları tepe tepe kullanarak herkesten fazla gürültü çıkarıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Dinlemiyor, anlamıyor, sözün müktesebatına dair kafa yormuyor ve bağırıp çağırmaktan hiçbir şey öğrenmeye vakit de bulamıyorlar. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Öğrenmiyorlar çünkü zaten öğrenmeye ihtiyaçları olduğunu da düşünmüyorlar. Otomatiğe bağladıkları buyurgan kimlikler, içlerine işlemiş “<b>sınıfsal kibirle</b>” bakıyorlar hayata. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Asıl tapındıkları şey “<b>konfor ve kariyer</b>” iken, bu coğrafyanın ontolojik paydası olan din kavramını; rahatlarını kaçırmadan, hiçbir yük ve masrafa getirmeden, paşa gönüllerinin keyfini kaçırmadan, zihin ve yaşam konforlarını bozmadan; her istediklerinde eğip bükebilecekleri, kesip biçebilecekleri, küçültüp büyütebilecekleri portatif bir <b>"değerler sistemi"</b> olarak görüyorlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bir taraftan teslim olduklarını beyan edip öbür taraftan kuralları kendileri koymak ya da kuralları kendilerine uydurmak telaşı içindeler. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Herkes gelsin, hiç itiraz etmeden, hiç gıkını çıkarmadan, kendi edebini, kendi hissiyatını ortaya koymadan “<b>kendi bindikleri dolmuşa binsin</b>” istiyorlar. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu yüzden de bu mümbit coğrafyadaki farklılıkları da göremiyor; her fırsatta memleketin <b>tek sahibi imiş gibi</b> kendilerince nizam vermeye kalkıyor; hayata kendileri gibi bakmayan insanlara hoyratça atarlanıyor, kılıktan kılığa girip linç alayları oluşturuyor, haddini bilmez hakaret fırtınaları koparmakta da bir ayıp görmüyorlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Gerçeklerle bırakın yüzleşmeyi, karşılaşmayı bile hiç istemiyorlar. Çünkü kendi dünyalarında kaskatı ve aslında fazlasıyla acıklı bir biçimde kireçlenmiş durumdalar. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Çoğu kez ustaca gizledikleri ama nadiren ağızlarından kaçırdıkları bir şey var: </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Kendileri gibi olmayanlara nazaran bütün getirileriyle birlikte en az iki kat daha fazla insan sayılmayı hak ettiklerine inanıyorlar. Mümkün olan herkesi, kendilerininkine benzemeyen duyguları, fikirleri, tepkileri, sevdaları ama en çok da <b>inançları yüzünden</b> aşağılamak istiyorlar. Çünkü bunu her yaptıklarında, kendilerini daha seçkin, daha duyarlı, daha çağdaş, daha aydın, daha doğru ve en acısı da daha müslüman hissediyorlar. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Bir delile, bir gerekçeye, bir muhasebeye ihtiyaçları yok, mükemmellikleri için gereken her türlü kanıtı aynaya bakınca görebiliyorlar. Çünkü onlar kendilerine, çerçöpten çattıkları fikirlerine, makyajı dört asır önce akmaya başlamış uyuşmuş zihinlerine, demode zevklerine, iliştirilmiş elitizmlerine bayılıyorlar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Kendilerini ontolojik değerlerle az ya da çok bağlı hissetmeyenlerin, hayatlarını buna göre şekillendirmeyenlerin bu sınır tanımaz öfkesi <b>neyin nesidir bilmiyorum ama</b> böylelerine üstad Necip fazıl çok güzel cevap veriyor;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><i>“Haykır Hafız! Kudursun, kinlerinden yoldaşlar. Benim başım olamaz, bu denli kokmuş başlar.”</i></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white">Üstadın bu haykırışından yola çıkarak diyebiliriz ki</span></b><span style="background:white"> bağrında tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olacak muhteşem bir manevi miras biriktiren Anadolu’yu (<i>hüsnü zannımca</i>) “<b>vatan</b>” kılan şey; mümbit coğrafyası bir tarafa göğsünde besleyip büyüttüğü (<i>tıpkı insanlar gibi doğan, büyüyen ve ölen</i>) yüzlerce medeniyetin dil, din, ırk ve renk farklılıklarına rağmen toplumsal vicdanda “<b>ortak iyiyi</b>” iktidarda tutmasıdır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Zira tarih kitapları; farklılıkları külfet değil, nimet olarak benimseyen bu medeniyetlerin; tüm mahlukat için koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adaletin gür sesi “<b>yankılanıncaya kadar</b>” yaşam bulduklarını, bu gür seda kaybolduğu zaman ise tarih sahnesinden silindiklerini haykırıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Madem ki <b>geçmiş, geleceğin en kaliteli veri bankasıdır</b>; öyleyse bugün diyebiliriz ki, bizi bugün ruh köklerimizden koparan, nefsimizi vicdanımıza imam kılan ve fıtratımızın gurbetine düşüren şey, ilahi hitabın “<b>Lat</b>” diyerek dikkat çektiği “<b>güç</b>” zehirlenmesi; bir diğer anlamıyla ankebutluğa soyunmamızdır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Çünkü şu toplumun son dört yüz yıllık geçmişi, ortak iyiyi iktidar yapmak için yola çıkan ‘<b>Harun</b>’ların bu amaçlarını yaşadıkları güç zehirlenmesi ile kaybederek ‘<b>Karun</b>’laştığını benliğimize çok açık bir şekilde fısıldamaktadır ki, tarih bunun örnekleri ile doludur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Ancak; bugün “<b>güç ve otorite aşkına</b>” şımartılmış heveslerimiz, ruh köklerimizin üstüne hoyratça basıp bizleri kendimizin gurbetine düşürse ve içinde bulunduğumuz zamanın kiri pası üzerimize bulaşıp bizleri bin bir kılığa sokmuş olsa da varoluş genlerimize kodlanan o <b>fıtrati seda</b>, bizi ısrarla <b>yediğimiz şefkat tokatları ile</b> öz vatanımız olan “<b>ortak iyinin iktidarına</b>” davet etmekte; tüm mahlukat için koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adaletin bayrağını burçlarımıza <b>yeniden dikmemiz gerektiği</b> konusunda ikaz etmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Zira <b>andığım nedenlerle olsa gerek</b> yüksek sesli iddialarımız, dünyayla ağırlaşmış gövdelerimizi taşımaya yetmiyor bugün ve hepimiz bu yüzden adeta <b>doymak bilmez</b> birer kemirgene dönüştük. Sadece hayatın tabii kaynaklarını değil, anlamını da kemirip duruyor; birbirimizi hiç bıkmadan usanmadan incitiyor, kendimizi şu kalabalık gezegende yalnızlığa, ıssızlığa mahkûm ediyoruz. Kimse kimseye kapısını açmak istemiyor, çünkü kimse kimseye güvenemiyor artık. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bundan olsa gerek bugün pek çok insan, teorik doğrular ve pratik yanlışlar arasında bir arafta mahsur kalmış, bir labirentin sonu gelmez kıvrımlarında kaybolmuş hissediyor kendini.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Peki çözüm ne?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Bence bugünkü gönül yangınlarının <b>asıl sebebi</b>; nefreti körükleyen zulüm cephesi karanlığın siyahını artırmak için saflarını sıklaştırırken, bizim merhamet cephesini boş bırakmamızdır. </span><b><span lang="EN-US">Çözüm ise c</span></b><b>anımızı acıtma pahasına</b><span lang="EN-US"> kendi içimizden çıkıp kendimize bakarak</span>, ‘<b>insan</b>’da neyin yanlış gittiğine çok yakından bakmamızdan geçiyor! </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Bilmeli ve görmeliyiz ki</b> hamasi sloganlar, geçmişe tapınma ve ölü sevicilikle hiçbir dava başarıya ulaşamaz. <b><span style="background:white">Dolayısıyla</span></b><span style="background:white"> b<span style="color:#262626">ugünkü sorun, övünülecek bir geçmişe tapınmak değil; o geçmişten övünülecek bir gelecek inşa edememe sorunudur. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span style="background:white"><span style="color:#262626">Bu yüzdendir ki</span></span></b><span style="background:white"><span style="color:#262626"> Fatih'lerle övünüyor Fatih yetiştiremiyoruz. Sinan'larla övünüyor, onun yaptıklarının benzerini teknoloji yardımıyla kurtarsak da o yapıdaki samimi ruhu üfleyemiyoruz. Göğsünden hikmet emdiğimiz Anadolu Medeniyeti, dünyanın en büyük açık hava kütüphanesi iken, biz okuma yazma bilmeyen çöl bedevileri gibiyiz!</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Aslında ne umudunu, ne azmini, ne de davasını yitiren; gözlerinde ışık, yüzlerinde tebessüm, hâllerinde hiç eksilmeyen çabayla; ecdadımızın geçmişte <b>neyi nasıl inşa etmiş olduğunu</b> birazcık <b>idrak edebilirsek</b>, bugün postumuzun nereden sökülmüş olduğunu da bulabiliriz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b><span lang="EN-US">İşte o an anlayacağız ki</span></b><span lang="EN-US"> kardeşliğin, sevginin, merhametin, adaletin, eşitliğin, açıklığın, yalansızlığın ve paylaşımın olduğu yerden, halk dediğimiz toplum pek tabi ki yeniden doğacaktır. <b>Ancak anekbutlar da ilahi beyana göre hep olacaklardır!</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Unutmayalım ki,</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yaratılmışlar içinde sadece insan <b>hakikate sadakatinden</b> imtihan ediliyor. İnsan olmanın sadece zorluğu değil, başkalığı da bu imtihanda gizli!</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu imtihanın sırrınca <b>fark ve dert etmeliyiz ki</b>; imha edilmiş Müslümanca algı <b>dünyamı</b><b>z in</b><b>ş</b><b>a ve ihya edilmedikçe</b>, imha edilmiş beşeri coğrafyamız inşa ve ihya edil(e)meyecek; kavramlar sıhhatine kavuşmadıkça, eylemler sıhhat bulmayacaktır.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/farkindayim-farkindasiniz-farkindalar/190/</link>
<pubDate>Sun, 14 Jan 2024 20:54:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Davranışsal Bağışıklık Sistemi ve Seçmen Psikolojisi</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bireylerin seçim atmosferine girdikleri zaman, iktidar ve muhalefet bloklarına karşı rutin ve rutin dışı davranışlarını belirleyen henüz ülkemizde tam anlamıyla ele alınmamış bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Sabredip okumaya devam ederek nadiren yormakta oldukları zihinlerini yorma zahmetine katlanan herkes için ama öncelikle siyasetin bir biçimde içinde olanlar ya da içinde olanları kontrol edip, yönlendirenler için anahtar bir kavram olan Davranışsal Bağışıklık Sistemi (Behavioral İmmune System)<br aria-hidden="true" />
Vücudumuzda oluşması muhtemel olan hastalıklara karşı organik olarak gelişen savunma sistemine bağışıklık adı veriyoruz fakat bu sistemin bir benzeri de davranışsal olarak yerleşen ve öğrenmeyle gelişen bir ön savunma ya da sosyal savunma davranıştır. “davranışsal bağışıklık sistemi”, beynimizin uyguladığı bir çeşit hastalık önleyici tedbirdir.</p>

<p>Bu sistem çevremizdeki patojenlerin varlığını saptamak ve onlarla temastan kaçınmamıza yardımcı olmak üzere evrimleşmiş bir psikolojik mekanizmalar paketi olarak tanımlanabilir. Koku ya da görme duyusu yoluyla enfeksiyon riski algılandığı zaman bir çeşit psikolojik tepkiler zinciri tetiklenir. Örneğin insanlarda evrensel olarak görülen iğrenme duygusunun ve bu duyguya verilen tepkilerin bizi patojenlerden uzak tutmak için evrimleştiği düşünülmektedir. Davranışsal bağışıklık sistemi üzerine yapılan ek araştırmalar, insanların hastalık bulaşmasına karşı daha savunmasız hissettikleri koşullar altında daha sessiz ve muhafazakâr davranış biçimleriyle meşgul olduklarını göstermiştir. Örneğin, potansiyel hastalık tehdidi belirgin hale getirildiğinde, insanlar daha az dışa dönük veya sosyal olma eğilimindedir. Kanıtlar, davranışsal bağışıklık sisteminin aynı zamanda temel görsel dikkat düzeyinde hastalık belirtilerini araştırmak ve işlemek (sezgisel) için tasarlanmış mekanizmaları da içerdiğini göstermektedir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Bu mekanizmanın Seçmen Psikolojisi ve Sosyal girişkenlik bazında çıktıları tiksinme, ait olma, duygusal bağ, beğeni, mevcut yapıya reddiye ilgisi, negatif propaganda gibi kavramların ve bu kavramların yerinde kullanılmaları yada isabetsiz ve zamansız kullanılmaları ile ilgili kazanç ve kayıpları işaret ettiğini, arkası yarın, ya çıkarsa, belki de sıra sizde, güzel günler göreceğiz, her şey çok güzel olacak, v.b. ümit ticareti mantığı ile yapılan güzellemelerle sadece oy verme üzerine kurulan katılımcı paydaşlığın marifet olarak kasıldığı güzel ülkemde, çoğu zaman siyasiler yaşayarak gördükleri halde; Davranışsal Bağışıklık Sistemi ile ilgili ciddi çalışmalar yaparak, seçmen tutum ve davranışlarını etkili bir biçimde değerlendirme çalışmaları içine girdiklerine hiç şahit olmadım, siyaset sanki özel günlerde ve bayramlarda devletin yetkili makamlarına oturtulan çocuğun yüzündeki heyecan ve gülücüklerle sınırlı bir oyun gibi, herkes her şeyin farkında ama toplumla devlet, devlet ile bürokrasi, bürokrasi ile siyaset arasında sanki yazılı olmayan bir sahtekarlık sözleşmesi yapılmış, figüranlarından başroldeki oyuncularına kadar herkes rolünün gereğini yapıyor, oy veren kitlelere de izlemek, duygulanmak, tiksinmek, ait hissetmek gibi çok katılımcı(!) tepkiler ve bunların çıktısı davranışlar düşüyor...</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Bilinçli kararlarımızın rutin olarak bilinçsiz düşünce süreçlerinden, duygulardan ve önyargılardan etkilendiği iyi bilinmektedir. Aslında, tüm karar verme süreçleri bilinçsizdir. “Çünkü; Kişilerin kendilerini ya da yakın çevresi dışında kalanları koruma ve iyi etme sorumluluğunun kentleşme pratikleri içerisinde gün be gün kendine daha az yer bulması; kişinin kendisini de başkaları tarafından korunmayacağı veya düşünülmeyeceği güvensiz bir dünyaya çıkarıyor. Çaresizliği her süreçte bizzat içselleştirerek deneyimleyen birey varlığını sadece kendi çabalarıyla sürdürebileceği fikrine kapılıyor.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Ülkelerin konjonktürlerinde yaşanan değişim ve gelişmelere bağlı olarak seçmenlerin oy verme davranışları da değişkenlik göstermektedir. Seçimlerde oyunu kullanan seçmenlerin, siyasi davranışlarının şekillendiren ve seçim dönemlerinde seçmenlerin tercihlerini etkileyen belli başlı etkenlerin olduğu bilinmektedir. Ancak seçmen davranışlarını etkileyen faktörlerin hangileri olduğu sorusu hem siyaset psikolojisinin hem de siyaset sosyolojisinin ilgi alanına girmesinin yanı sıra bu soruların cevabını farklı ülke deneyimlerinde aramak mümkün olacaktır. Seçmenler sahip oldukları farklı bakış açılarıyla oy süreçlerinin sonuçlanmasında önemli aktörler olmaktadırlar. Seçmenler bazı durumlarda arzuladıkları amaçlara ulaşabilmek için oylarını başka partiden yana kullanabilmektedirler. Rasyonel davranışlar sergileyen bireyler, seçim sonuçlarının değişmesinde doğrudan etkili olmaktadırlar.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Birçok psikoloğa göre oylarımız sandığımız kadar kendi kontrolümüzde değildir aslında. Sağlık, eğitim ve ekonomi önemli konulardır; ama seçmenlerin tercihleri ne kadar kolay tiksinip korktukları, hava durumu ve spor müsabakalarının sonuçlarına karşı nasıl tepki verdikleri gibi faktörler tarafından da etkilenebilir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Tarihi akışa bakıldığı zaman görülecektir ki, insanın dünya görüşü bir iç hesaplaşma sonucu değişebilir. Ya da dışsal manipülatif yöntemlerden etkilenebilir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Davranışlarını duygusal temellere dayandıran 3.lig dünya ülkeleri ve toplumlar üzerinde sıklıkla yapılan deneysel bir çalışmalarda, siyasi inancın nesnel gerçekler karşısında dirençli olduğunu ve kolayca değişmediği hep öne sürülmüştür, lakin bu çalışmalar yeniden şekillenen Dünya ve üzerinde bulunan sömürülerek geri bıraktırılmış toplumlar için geçerli değil, üzerine giydirilen deli gömleklerini yırtarak atan bu toplumlar,  dirençli olmanın ötesinde, kişi siyasi görüşüyle çelişen olgularla yüzleştiğinde kendi inancına daha sıkı sarılıyor. Buna "geri tepme etkisi" deniyor.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Yüzlerce yıldır geleceğin ihtiyaçlarından bî haber bırakılan ve korku basınçlı köhnemiş bir paradigmaya hapsedilen insan toplumluluklarında geri tepme etkisi niye var? İnsanlar siyasi düşüncelerini değiştirmek konusunda niçin bu kadar dirençli? Karşımızdakiyle tartışırken nasıl bir yol izlemeli? Bunların hepsi, içinden geçmekte olduğumuz referandum sürecinde önemli yeri olan sorular.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Seçmenlerin tercihlerini etkileyen ekonomik, politik, sosyolojik ve psikolojik pek çok etken mevcuttur. Bu etkenler doğrultusunda seçmenlerin “nasıl” oy verdikleri doğal olarak önemli hale gelmektedir. Siyasal iktidarlar ile seçmenler arasında politik-ekonomik bir oyun mevcuttur. Bu oyunda siyasal partiler seçmenlerin oy vereceği politikalar uygulamak isterken, seçmenlerde kendilerine en fazla fayda getireceklerine inandıkları politikalar vaat eden siyasal partiler doğrultusunda oylama yapacaklardır. Bu nedenle seçmenlerin hangi sosyo-kültürel değişkenlere karşı daha duyarlı olduğunun bilinmesi önemlidir. Nitekim bu durumun bilinmesi aynı zamanda siyasal iktidarların gereksiz politika uygulama maliyetlerini de ortadan kaldırabilmektedir. Bu anlamda seçmen davranışlarının analiz edilmesi, siyasal dalgalanmalar nedeniyle ortaya çıkan kamusal açıkların önlenmesinde de büyük öneme sahiptir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Diğer taraftan, siyaset kavramı genel olarak kabul gördüğü üzere toplumun farklı kesimlerinin ve güç odaklarının ortak bir zeminde uzlaştırılması anlamına gelmekte ve kendine has özellikleri üzerinde taşıyan bir alan olarak kendi içerisinde çeşitli değişkenleri barındırmaktadır. Sosyal bilimlerin genelinde olduğu gibi siyaset bilimi içerisinde de insan faktörü belirleyici bir konum ve öneme sahiptir. İnsanlar insan olma özellikleri ve yasayış biçimleri itibariyle toplumsal yaşam içerisinde diğer insanlarla etkileşim halinde yaşamaktadırlar. Bu yaşam biçiminin ortaya çıkmasıyla, yani diğer bir deyişle insanların topluluklar halinde toplumları oluşturmasıyla devlet denilen otorite ortaya çıkmıştır.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Belirli insan toplulukları üzerinde otorite kuran devletler içerisinde bazı güç ve yetkilerin doğması ve bunların paylaşımı da söz konusu olmuştur. Bu güç ve yetkilerden bir kısmı devletler içerisinde siyasal iktidarlar/hükümetler tarafından kullanılmaktadır. Siyasal iktidarlar ise seçimlerde seçmenlerden en fazla oyu alan siyasal partiler içerisinden çıkmaktadır. Bu noktada siyasal iktidarların iktidar olabilmeleri için anayasal ve demokratik sistem özellikleri itibariyle seçmenler adı verilen ve yönetimi dolaylı ya da doğrudan belirleyen kitlelerden yeterli derecede oy alabilmeleri gerekmektedir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Bundan hareketle, siyasal partiler siyasal iktidar olabilmek için seçimlerde oy kullanacak seçmenleri bir şekilde etkilemek ve onlardan alacakları oylarla iktidara gelip ülkeyi yönetmek istemektedirler. Siyasal sistem içerisinde siyasal parti-seçim-seçmen üçlemesi şeklinde bir etkileşim söz konusudur. Bu etkileşim içerisinde seçmenler ve siyasal partiler bu etkileşimin hem etkileneni hem de etkileyeni konumundadır. Çünkü iktidara gelen siyasal partiyi seçmenler kendi oylarıyla belirlemektedir. Ancak seçmenler de seçim dönemlerinde siyasal partilerin çeşitli araçlarla toplumsal sisteme sundukları faaliyetlerden ve çalışmalardan az ya da çok veya dolaylı ya da dolaysız bir biçimde etkilenmektedirler. Böyle bir etkileşim içerisinde her iki tarafta bir şekilde birbirinin belirleyicisi ve etkileyicisi rollerini üstlenmektedir.  </p>

<p><br aria-hidden="true" />
Aynı şekilde, toplumun siyasal açıdan yönetimini gerçekleştirecek olan kadroları belirlemesi açısından siyasal bir olay olan seçimler, yapıldığı ülkenin anayasal ve demokratik yapısının özelliklerine de bağlı olmak kaydıyla siyasal partileri ve seçmenleri bir araya getiren ve siyasal partilerle seçmenler arasında bir iletişimi gerçekleştiren önemli bir olay niteliğini üzerlerinde taşımaktadırlar. Seçmen kitlelerini oluşturan insanların siyasal konulardaki görüş ve düşünceleri onları bir siyasal davranış biçimine yönlendirmektedir. Bireyler bazen sadece oy vererek siyasete katıldıkları gibi bazen de üst düzeyde örneğin parti adayı olmak gibi faaliyetlerde bulunarak da siyasete katılabilmektedirler.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Gelinen noktada, siyasal partiler de diğer hizmet ya da mal sunan kuruluşlar gibi siyasal alanda kamusal mal ve hizmet arz eden tüzel kişiler olarak değerlendirilmektedir. Amaçları bir pazarlamacı gibi kendilerini ve parti programlarını seçmenlere anlatmak, onları ikna ederek oyları kendi saflarına çekebilmektir. Seçmenler de politik alanın tüketicileri olarak düşünülebilir ancak bu tüketiciler normal piyasa yapısındaki davranışlarının aksine rasyonaliteden uzaklaşabilmekte, kullandığı oyla kendine maliyet yükleyen bir politik dengenin oluşmasına da neden olabilmektedirler.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Zihnin doğası gereği, görüşlerimiz tekil olarak değil, birbirleriyle bağlı bir "inançlar ağı" içinde var olurlar. Siyasi inançlar, genel olarak bir dünya görüşünü ortaya çıkartan bir bütünün parçaları. Herhangi bir kişinin tek bir inancını, diğer inançlarına dokunmadan değiştirmek neredeyse imkânsız. Ama bütün bir inançlar ağını ters yüz etmek de çok zor.<br aria-hidden="true" />
Öte yandan, nesnel bulgular karşısında yanlış inancımıza daha sıkı sarılmanın ve giderek gerçeğin duvarına toslamanın da bir bedeli var. Zaman zaman yeni araçlar ve insanlar ile yapılagelen bir deneysel çalışma, en dirençli inançların bile yeterince veriyle yüzleştiklerinde bilişsel bir “devrilme noktasına ulaşacağını iddia ediyor.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
"Tipping Point" denilen bu devrilme noktası, insan yanlış inançlarını savunmayı duygusal olarak sürdüremez hale geldiğinde ortaya çıkıyor.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Malcolm Gladwell'in kitabı Tipping Point -Türkçe ’ye Kıvılcım Anı diye çevrilmiş-, küçük şeylerin birikerek sonunda büyük farklar yarattığını gösteren ilginç örneklerle dolu.<br aria-hidden="true" />
Burada söz ettiğimiz "tipping point" bireysel seçmen psikolojisinde bilişsel olarak var olan bir olgu. Fakat benzer bir şekilde toplumsal bir devrilme noktasından da söz edilebilir. Örneğin bu günlerde Romanya'da iktidarın yolsuzluğa kanat germesine karşı sokaklara taşmış olan protestolar, toplumsal bir “devrilme noktasını işaret ediyor. Günümüzde en etkili seçim kampanyalarının artık demografi değil, veri madenciliği yöntemiyle yapılan “psikometri" temelli kampanyalar olduğu görülüyor.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Saha dışı gördüğü her kişi ve gurubu hedef yapan sistemlerin uyguladıkları psikolojik tekniklerden bahsettiğimiz bu yazımızın konusunu teşkil eden “ters psikoloji” (paradoksal müdahale) yöntemi, halklarını “öcülerle” korkutmaya alışmış “algı spekülatörlerinin” son zamanlarda belki de en fazla başvurdukları teknik halini almış, normalde hiçbir şekilde meyletmeyeceği kişilere halkın topluca meyletmesinin kaynağını oluşturmuştur. Elbette ki bu sistemler bahsi geçen teknikleri çok daha “ustaca uygulamakta ve halkların uyuşturulmuş zihinlerini, hipnozculara taş çıkaracak kadar mükemmel bir şekilde yönetmektedirler.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Bu tekniği uygulayacakları zihinlerin olgunlaşmasını, onları cehalet yağmuruna tabi tutarak engelleyen ve bu şekilde en iyi sonucu elde eden “sistemler”, hedeflerindeki halkı kendi ürünleri olan ve her an güncellenen popüler sorunlar ve sıkıntılara maruz bırakarak kendilerine müptela haline getirip düşünme kapasitelerini ellerinden almışlar, böylece basiretleri tamamen körelen bu halklar özellikle siyasi bilinç anlamında çocuklarla eş değer kalmaktan kurtulamamışlar ve bu tür psikolojik deneylerin adeta kobayı haline gelmişlerdir. Bu sayede yönettikleri halklara istediklerini yaptırabilen “sistemler”, hangi dönemde hangi teknik gerekiyorsa onu rahatça uygulayabilmişlerdir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
“Ters psikoloji” tekniğinin iyi uygulanabilmesi için önce halkların iyice nefret edeceği piyonlarını piyasaya süren “sistemler”, bu piyonlarla halkların bütün değerlerine saldırıda bulunmaya, onları aşağılamaya, onlara karşı olmadık zulümler işlemeye başlamış ve bu piyonlardan “illallah” eden halkların kurtuluş aramaya başladıkları dönemde, yeni uşaklarını devreye sokmuş ve bu uşaklarının “halkın” adamı görünmesi için çok fazla sıkılan halkın boynundaki ipi biraz gevşeterek planlarının ilk aşamasını başarıyla gerçekleştirmişlerdir.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Sistemlerin en önemli özellikleri de doğurganlıklarıdır; üzerine bastıkları insan katmanlarının muhtemel memnuniyetsizliklerine karşı önlem olarak sözde kendilerinin karşısında bir çok alternatif sistem oluşumu, siyasi parti, stk, vakıf ve düşünce kulüpleri oluşturur, kendi içlerinden doğurdukları medya ve algı merkezleri ile tanıtır, besler ve alternatif fikir algısı ve karşı tarafların toplanma merkezi imgesini memnuniyetsizlerin, bilinçaltına işlerler, bu süreç kendini güncelleyerek devam eder, ne memnuniyetsizler biter, ne de memnuniyetsizleri  kategorize edip kafesleme faaliyetleri<br aria-hidden="true" />
Gördükleri ölümden dolayı sıtmaya sarıldıklarını zanneden halklar, aslında bünyelerine aşılanan kanser virüsünün yavaş yavaş vücutlarına yayıldığından habersiz olarak bu virüslere minnet duymaya, onları besleyip büyütmeye başlamışlardır. Kendilerinden olduğunu sandıkları bu virüse karşı hiçbir direnç göstermeyen halkların vücutlarının bağışıklık sistemi çökmüş, daha önce kabullenmedikleri her türlü ihaneti, hakareti, zulmü alkışlayacak kadar hastalanmışlardır.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Tam da bu aşamada bu halklara yakalandıkları hastalıktan kurtulmaları gerektiğini belirtenlerin, bahsi geçen halkların zihinlerine yönelik şuur aşılama girişimleri, kendileri gibi konuşan ve halkların nefret ettikleri kişilerin çabaları sonucu sekteye uğratılmıştır. Nefret ettirildikleri şahısların ve sistemin piyonlarının ağzından, “manipülatif sistemlerin” mevcut iktidarları ile ilgili gerçeklerin bir kısmını duyan halklar hem bunlara inanmamış hem de bunların inadına o “usta” algı spekülatörlerine daha çok bağlanmışlardır. Her konuşmalarında hakla batılı birbirine karıştırıp hakkı gizleyen, hakka ve halka düşman olan bu piyonlar, kendilerine verilen görevi öylesine başarmışlardır ki alenen halkın inancına, dünyasına, onuruna, şahsiyetine hakaret edip saldırıda bulunan iktidar sahipleri halkların gözünde daha fazla değer kazanmıştır.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
İşin ilginç yanı cahil bırakıldıkları için özgür iradeye sahip olmayan halkın yakalandıkları bu ters psikoloji bataklığına, kendilerini “alim” diye vasıflandıranların en başta saplanmaları ve halklardan daha önce sistemin “saflaştırma” operasyonuna “saf”ça kanarak sisteme dört elle sarılmalarıdır. Ya bilinçli olarak ya da siyasi bilinçleri halktan daha beter seviyede olduğu için, “sistemlerin” oyununa gelip, birilerinin “destekleme!” dediklerini onların inadına destekleyen, “bunlar bizi dinlemiş, o zaman öbürlerinin kuyruğuna sıkıca yapışalım” mantığıyla siyaseten yerlerde sürünen bu tipler, ilmin sadece zihinde kalıp pratiğe yansımamasının ve inancın kalple ilgili olduğunu düşünüp devletin sisteminin inanca aykırı olmasının önemsenmemesinin bizleri düşüreceği basiretsizlik girdabında boğulmanın ve dünya ve ahireti berbat etmenin müşahhaslarmış örneğidirler.<br aria-hidden="true" />
Akl-ı Selim olmayı bu ortamda başarabilen kişilerin zihinlerini “doğurgan manipülatif” sistemlerin” propagandalarından, uyuşturucu yüklü eğitimlerinden ve sistemlerinden azade kıldıkları ölçüde bu sistemlerin bahsi geçen psikolojik tekniklerinden ve türlü dezenformasyonlarından kurtularak özgürleşecek bir basiret kazanabilirler.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Önümüzdeki referandum adına siyasi oluşumlar ve STK’ların ve hatta etkin rol alan aktörlerin kesinlikle dikkat etmesi gereken husus şudur ki; seçmenler, herhangi bir aday veya partiye karşı tercihte bulunurken değerlerini dikkate alacaktır. Çünkü bir kişinin değer sıralamasının birinci veya en üst sırasında bulunan değer, onun temel değeri sayılmaktadır. Ahlaki, hukuki, ekonomik, siyasal, dinsel, estetik vb.  şekillerde olabilecek bu temel değerler doğrultusunda seçmenlerin karar verme süreçleri biçimlenecek ve oy verme davranışı bu şekilde yansıyacaktır.</p>

<p><br aria-hidden="true" />
Yenilmek isteyen bu yazdıklarımı deli saçması olarak görsün, hiç kafa yormadan unutsun.<br aria-hidden="true" />
 <br aria-hidden="true" />
Görünen köy kılavuz istemez, mangalın üzerine koyulmuş dondurma misali hızla eriyen, en güvendiği tabanında oluşan depremlere kulak tıkayan, üst üste yanlışlıklar yaparak, hem kendisi, hem de seçmenin kontrolünü rakiplerine altın tepside sunan bir kısım idrak yolları iltihaplı, kompleksli ve hodgâm ruhu antibiyotiklere dirençli, erk sarhoşluğu yada güç zehirlenmesi yaşayan, devrilme anına doğru hızla ilerleyen devletlilere açıkça söylüyorum, Türk Siyasi Tarihi’nin en büyük yenilgilerinden birini alacak ve önü alınamaz bir kaos ‘un sebebi olacaklar... Ben bu talihsizliğin olmaması için ısrarla yazıp uyarıyorum, yakın gelecekte meydana gelecek büyük bir kaosu görerek uyarıda bulunmak bir kısım az gelişmiş  beyinlere göre taraf olmaksa buna karşı diyebileceğim hiç bir şey yoktur...</p>
]]></content:encoded>
<author>CÜNEYT DİLER</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/cuneyt-diler/davranissal-bagisiklik-sistemi-ve-secmen-psikolojisi/189/</link>
<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 16:57:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dördüncü Nesil Asimetrik Psikolojik Algı Operasyonları </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dördüncü Nesil Asimetrik Psikolojik Algı Operasyonları ve Karşı Algı Zemini Oluşturmak<br />
Asimetrik Psikolojik Algı Operasyonları, yeni dönemde güvenlik ve istihbarat ilişkilerinde ve de uluslararası arenada yeni aktör, yöntem ve vasıtalar kazanmıştır.</p>

<p>Konuya geçmeden önce makalemizin başlığını oluşturan kelimelerin kısa ve anlaşılır tanımları üzerinde duralım.</p>

<p>Asimetrik Savaş: Cephe kavramının olmadığı, dusmanın ordu yerine - ordunun temsil ettigi tum halk topluluğu olarak belirlendiği, yayılmacı ülkelere karşı uygulanabilecek en makul savaş taktigi olarak algılanan mücadele  türüdür. zira, nato,bm gibi amerika-israil-ingiltire ve çoğu avrupa birliği ulkesinin desteklediği organizasyonlar, kendi varlıklarına tehdit oluşturabilecek bu tür bir savaşı yürüten-benimseyen kuvvetlere karşı, "barış  mudahalesi" ve "terorizme karşı savaş" maskesi altinda, yaptırımlar uygulamak niyetiyle, "terorist" yaftasını yapıştırıp,soykırıma varan mudaheleler gerçekleştirmektedirler.</p>

<p>En son teknoloji ile donanmış israil ordusunu karsi, taş-sapan ve soparlarla intifadayı sürdüren,destan olmus filistin halkı'nın mücadelesine, destek çıkan Hamas, İslâmi Cihad ve El Aksâ Şehidleri gibi olusumlar,asminetrik savaşın başarılı uygulayıcıları olarak gosterilebilir.</p>

<p>Psikolojik Savaş: Karşı ülke yada ülkeler bloğu ve halklarının ve askeri güçlerinin direnme gücünü zayıflatmak, moralini bozmak birlik ve bütünlüğü yıpratmak abacıyla yürütülen propaganda çabaları.</p>

<p>Karşı tarafın iç sorunlarının abartılması, askeri başarısızlıklarının vurgulanması acılarının sergilenmesi, kültürel nüfuzla gençlerin etkilenmesi gibi yöntemler kullanılmaktadır.</p>

<p>Vekâlet Savaşları : Günümüzde devletlerarasında yaşanacak savaşların maliyetlerinin kabul edilemez boyutlara ulaşması ve kazanan devletlerin dahi çok büyük yaralar alması, asimetrik savaş yöntemlerinin gelişmesine neden olmuştur. Barış ve savaş algılamalarının muğlaklaştığı, savaşan aktörlerin tespitinin güçleştiği, devlet dışı aktörlerin de kullanıldığı, devletlerarasındaki ve devletlerin içindeki hassasiyetlerin istismar edildiği Vekâlet Savaşları ön plana çıkmıştır.</p>

<p>Vekâlet Savaşları; devletlerin, özellikle küresel ve bölgesel güçlerin kendi çıkarlarını elde etmek ve nüfuz alanlarını genişletmek maksadıyla; kendi askeri unsurlarını kullanmaktan ziyade, müttefiklerini, edilgen ülkeleri, hedef ülkedeki parçalanmış yapıları ve yandaşlarını cepheye sürmek suretiyle gerçekleştirdikleri savaşlardır.</p>

<p>Soğuk Savaş döneminde bloklar arasında nükleer savaşların yaratacağı tahribat nedeniyle uygulamaya konan Vekâlet Savaşları, soğuk savaş sonrasında daha da geliştirilerek yaygınlaştı. Sert ve yumuşak güçlerin farklı birleşenlerinin kullanıldığı Bölgesel Savaşlar, Terörizm ve Yumuşak Güç savaşları şeklinde uygulanmaya başlandı.</p>

<p>Algı Operasyonları:  En sade ve kısa anlatımı "istihbarat sistemlerinin ve liderlerin resmi tahminleri, dış ilişkileri ve resmi eylemlerini etkilemenin yanında, toplumların duygularını, motivasyonlarını etkilemek amacıyla yapılan yayınlar ya da seçilen bilgiler ve göstergeleri inkâr etme eylemidir." Günümüzde çevremiz algılarımıza yönelik birçok bilgi-haber kaynağı ile doludur. İnternet, kablolu televizyon, uydu ve bilgi teknolojisindeki diğer gelişmeler bir yandan hayatı kolaylaştırmakta, ancak öte yandan da gerçek ve illüzyon arasındaki farkın ayrılmasında zorluk yaratmaktadır. Bu nedenle büyük şirketler, devletler, hükümetler, medya ve özellikle de illegal örgütler kendi çıkarları için gerçekleri manipüle ederek bizlere sunarlar.</p>

<p>Dördüncü Nesil Savaş: Harp ile siyasetin, asker ile sivilin, barış ile çatışmanın, savaş alanı ile emniyetli bölgenin aralarındaki bulanık hatların olması olarak nitelendirilen savaş türüdür.</p>

<p>Bu askeri doktrin, ilk defa 1989 yılında aralarında William S. Lind'in de bulunduğu bir Amerikalı analist takımı tarafından savaş halinin tek merkezden idare edilmeyen bir biçime dönüşmesini tanımlamak için kullanıldı. En basit tanımı esas hasım tarafların bir devlet olmayıp onun yerine şiddetli bir ideolojik ağ olduğu herhangi bir savaşı içerir. Bu terimin terörizme ve asimetrik savaşa benzerlik göstermesine rağmen çok daha kapsamlıdır.</p>

<p>Perde arkasında Armagedon Hazırlığı yapan İsrail ve  gösterilen kadarıyle de ABD emperyalizmin hüküm sürdüğü ve tek güç olarak kendini gördüğü günümüzde, ABD istediği yere girip o devletlerin yönetiminde söz sahibi olabilmektedir. Özellikle son 15 yıldaki gelişmeler şunu göstermiştir ki silah ,ordu vs. bakımlarından ne kadar güçlü olursan ol güç sahibi olanlar her zaman savaşı kazanamamaktadırlar. Bu durumun en canlı şahidi ABD’nin onca gücüne rağmen Irak ve Afganistan bataklığına saplanmasıdır.</p>

<p>Dünya çalkantılar halinde savaşa doğru ilerlerken, asimetrik savaş tipi daha yaygın hale geliyor. Nükleer silah sahibi ülkelerin doğrudan birbiriyle merkezi savaşlara girişmesini pek beklemiyoruz. Bu nedenle büyük savaşlar hala düşük ihtimal. Ancak İran ve Suud gibi bölgesel aktörlerin savaşma ihtimali giderek artıyor. Bu tipik bir konvansiyonel savaş olabileceği gibi bu tür savaşların bile asimetrik vekalet savaşlarına evrilmesi daha da yüksek ihtimal. Öyle ya da böyle yeni dönemin savaşları ayaklanmalar ve terör örgütleriyle mücadele biçiminde geçecek.</p>

<p>Arreguin Toft’un bir ölçümüne göre son 200 yılda asimetrik savaşların sayısıgiderek arttı. Dahası bu savaşların yaklaşık üçte birini zayıflar kazandı. Dahada önemlisi son 50 yılda zayıflar güçlülere karşı girdikleri savaşların yüzde51’ini kazandı. Zaten ABD gibi devletlerin gittikçe PYD gibi terör örgütlerine yatırım yapması bu tür bulgularla ilgili.</p>

<p>Aslında bu değişim 60’lı yıllardan beri oluyor. Ancak devletler kendilerini buna daha yeni uyarlamaya başladı. Zaten hep öyle olur. 19 yüzyılda endüstri devrimi olur. Ancak savaşa dair sonuçları elli yıl sonra yaşanabilir.</p>

<p>Vietnam Savaşı’ndan bugüne de benzer bir eğilim artış gösteriyor. Nasıl endüstri devriminin çocuğu olan generaller artan ateşgücüne inanıp orduların ateşgücünü artırmakla uğraştıysa, şimdi de ülkeler asimetrik savaşta kendilerini üstün kılabileceğini düşündükleri milis ve terör gruplarına yatırım yapıyor.</p>

<p>Halbuki Birinci ve İkinci Dünya savaşları gösterir ki, herkes ateşgücünü artırdığı için ateşgücünü artırmak muharebeleri kazanmak için yeterli değildir. Aksine ateşgücünden saklanmayı becerebilenler daha başarılı olmuştur. Benzer bir şekilde herkes şimdi milis gücüne yatırım yapıyor.</p>

<p>Ancak asıl kurnaz strateji milis gücüyle baş etmeyi sağlayacak alanlara yatırım yapmaktan yani fark yaratmaktan geçiyor.</p>

<p>Herkesin milisi olacağından milis kurmak zaten şart fakat fark yaratmak isteyenler milisleri nasıl etkisiz hale getireceklerine odaklanmalı.</p>

<p>BİR SONRAKİ AŞAMADA DÖRDÜNCÜ NESİL SAVAŞLAR GELİYOR HAZIRLI OLMAMIZ GEREKLİ</p>

<p>Devletlerin dış politika aracı olarak tercih ettikleri savaş, genel anlamda, bir devletin diğerine iradesini kabule zorlamak maksadıyla kuvvet uygulamasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaş ya da silahlı çatışma kavramı, tarihsel süreçte dönüşerek günümüzde önceki yüzyıllara göre farklı bir şekil almıştır. Savaşı dönüştüren en önemli faktör teknolojik gelişmelerdir.</p>

<p>Politikanın başka araçlarla devamı ve büyük bir düello olarak nitelendirilen savaş; nedenleri, aktörleri, hukuku ve kapsamı bakımından değişmiştir.</p>

<p>Genellikle piyade ağırlıklı olarak yürütülen Birinci Dünya Savaşı öncesi dönem;</p>

<p>“birinci nesil”, ateşin ve ateş destek araçlarının yoğun olarak kullanıldığı Birinci Dünya Savaşı;</p>

<p> “ikinci nesil”, hızın ateş gücüne göre öne çıktığı İkinci Dünya Savaşı;</p>

<p>“üçüncü nesil” ve gerilla harekâtı ya da ayaklanmaya karşı gelişmiş, düşmanı askerî değil siyasi olarak ve yalnızca savaş alanında değil yıllarca süren düşük yoğunluklu bir çatışmayla yenmeyi hedefleyen ve günümüzde de yaşanan dönem ise “dördüncü nesil” savaş olarak isimlendirilmektedir.</p>

<p>Bu nesillerin niteliklerini belirleyen en önemli etken olan silah teknolojilerindeki gelişmeler, savaşların taktik ve stratejik olarak planlarını, icrasını ve sonuçlarını etkilemiştir. Barutun, tüfeğin, tankın, hava gücünün, kitle imha silahlarının ve uzayın kullanılması; savaşlarda dönüşüme ve paradigma kaymasına neden olmuştur.</p>

<p>Günümüzde savaşlar cephe savaşı değildir. Gelecekte de sayıca fazla olmayan birliklerce düşmanın silahlı kuvvetlerini tamamen yok etme amacı gütmeyen asimetrik savaşlar söz konusudur. Yüksek teknoloji sayesinde haber alma, ateş ve yüksek isabet oranı imkânlarına rağmen, savaşların süresi kısalmamıştır. Gelecekte ülkelerin karşılıklı bütün kaynaklarını seferber ettiği savaşlar yerine; yüksek teknoloji ürünü silah sistemleriyle donanmış küçük grupların silahlı mücadelesi şeklinde, kısa süreli taktik başarılara dayalı ve daha çok silahlı örgütlerin taraf haline geldiği, uzun süreli silahlı mücadelelerin yaşanacağı değerlendirilmektedir.</p>

<p>Bu yeni savaş konseptinin silahları; orduların uçakları, savaş gemileri veya yüksek teknoloji ürünü füzeleri değil…Medyası, düşünce kuruluşları, kitapları, üniversiteleri, sivil toplum örgütleridir.</p>

<p>Psikolojik harekat, Asimetrik savaş’ın uygulamalarında vazgeçilmez taktiklerden birisidir. Özellikle soğuk savaş döneminde çokça başvurulan yöntemlerden birisi olan psikolojik harekat, her türlü propaganda, bilgi savaşı ve dolaylı örtülü hareketleri kapsamaktadır. Kaynağı, istikameti ve yöntemleri belirsiz olan psikolojik harekat, bir savaş ortamının varlığını gerektirmez. Psikolojik harekatın uygulayıcısının savaş ortamının güçlü tarafı olması da gerekli değildir. Hatta, savaş gücü matematiksel olarak zayıf olan tarafın psikolojik harekat taktiklerini kullanması daha mantıklı ve geçerlidir. Esas maksat, karşı tarafın savaşma azim ve iradesini kırmak ve zafer için gerekli moral güçlerinden onu mahrum bırakmaktır.</p>

<p>Asimetrik savaşta eşit olmayan iki veya daha fazla gücün birbirleri ile savaşması için geliştirilmiş, güçlü olan kısmın yıpratılması, psikolojisinin ve dengesinin bozulması üstüne kurulmuştur. En büyük malzemesi propagandadır, yapılan eylemlerin niteliği, yeri, hedefleri özenle seçilir. Seçilen hedef üstünden verilmek istenen mesaj kitlelere iletilirler, böylece kitleleri istedikleri yöne doğru iterler. Bizlere servis edilen her haber gerçekliği yansıtmaz. Zaten psikolojik harbin önemli unsuru iki doğru bir yanlış haber ile bilinçleri bulandırmak ve toplumu istedikleri noktaya taşımaktır.</p>

<p>Dünya genelinde medya, askeri, siyasi, ekonomi ve stratejik açılardan asimetrik güç ülkelerde kendini nasıl göstermektedir işte bazı örnekleri:</p>

<p>1- İsrail’in medya açısından asimetrik gücü, Amerika’nın ‘saygın!’ medya kuruluşlarındaki Yahudi lobisi tarafından yazdırılmış bir köşe yazısı olarak ve ya hüküm sürdükleri ülkelerin ‘etkili’gazetelerinden birinde canınızı sıkacak bir manşet yaptırılarak mazlumu zalim veya zalimi mazlum olarak gösterebilmektedir</p>

<p>2-İslami İran’ın medya cihetinden asimetrik gücü ise , El Arabiya, El Cezire, BBC, CNN gibi emperyalist güçlerce destekli dezenformasyon kanalların karşısına 24 saat İngilizce yayın yapan Pres TV isimli bir kanal ve Fars haber ajansı ayrıca İslami rejim ve getirilerine yönelik yapılan siber saldırıların kaynağı olan Facebook, Youtube ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerine sızma, bloke etme ve erişimi kısıtlama gibi bir kısım tedbirler ile medya alanında göze çarpmaktadır.</p>

<p>3-ABD ve küresel güç şebekesi kendilerine bağımlı devletleri biraz serbest hareket ettiklerinde veya bu küresel şebekenin canlarını sıktığı zaman filanca uluslararası ekonomik kuruluş o ülkenin kredi notunu düşürerek veya ekonomik saldırıya maruz bırakarak ekonomik asimetrik güç olarak o ülkeyi cezalandırılabilmektedirler.</p>

<p>4-ABD ve yandaşlarının İslami İran gibi güç yetiremediği ve küresel şebekeye teslim olmayan ülkelerde meydana getirdikleri Soros destekli yeşil fitne gibi oluşumlarla o ülkede kargaşa çıkararak rejimi değiştirmeye yönelik oyunlar da siyasi açıdan asimetrik güç olarak ortaya çıkabilmektedir.</p>

<p>5-ABD ve Siyonistler , İran'da etkin ve yetkin insanlara karşı o ülkede oluşturup her türlü destek verdikleri Rigi, Halkın münafıkları gibi bir takım terör örgütlerini kullanarak yaptırdığı terörist eylemler ve suikastler ile askeri açıdan asimetrik gücünü gösterebilmektedir.</p>

<p>6-ABD ve müttefiklerin Irak ve Suriye de kaosun meydana gelmesi ve toplumda kargaşanın oluşmasına ve devamına yönelik El-Kaide ve diğer  aktif kaos örgütleri bu ülkelerde bu şer güçlerinin askeri asimetrik gücü olarak kendisini göstermektedir.</p>

<p>7-İslâmi İran ise Orta doğuda oluşturduğu ve desteklediği Hizbullâh, Hamas, İslami Cihâd gibi mukavemet ve direniş gurupları ile bu emperyalist ve Siyonist güçlere karşı İran’ın asimetrik askeri gücünü oluşturmaktadır.</p>

<p>8-Rusya, Çin ve İran açısından Jeopolitik ve Stratejik açıdan Suriye devleti bu devletlerin Stratejik asimetrik gücü olarak kendini göstermektedir.</p>

<p>9-ABD ve yandaşları için ise Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn rejimleri gibi bir takım satılmış körfez rejimleri bu şer güçleri için devlet olarak bu küresel güçlerin Ortadoğu'daki şeytani amaçları için asimetrik bir güç olarak kendisini göstermektedir.</p>

<p>Son yıllarda yaşanan savaşalar teknolojik üstünlüğe sahip güçlerle bu imkanlardan mahrum ve güçsüz olan güçler arasında büyük dengesizliğe neden olmuştur. Simetrik savaşlar yerini asimetrik savaşları bırakmıştır. Asimetrik kavramı ile ülkeler ve devletler arasındaki husumetler ve anlaşmazlıklar meydanlarda ordularla çarpışmak ve savaşmaktan ziyade asimetrik etkiyi her alanda kullanarak hem büyük yıkımların önüne geçmek ve dünya kamuoyunu önünde kendini haklı çıkarmaya yönelik olacaktır.</p>

<p>Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Geleceğin Güvenliği“ ana teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından, Deep Learning Türkiye stratejik paydaşlığında, 08-09 Kasım 2018 tarihinde İstanbul’da Elite World Europe Oteli’nde icra edilmiştir. Bölgesel ve küresel ölçekte markalaşan İstanbul Güvenlik Konferansı 2018’de değişik ülke ve bölgelerden her disiplinde geniş konuşmacı ve protokol katılımı sağlanmıştır. Türkiye’den ilgili tüm otoriteler de Konferans’ta temsil edilmiş, tüm oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.</p>

<p>Bendenizin de Konuşmacı olarak katıldığı; 4. İstanbul Güvenlik Konferansı 2018  İstanbul Deklarasyonu Sonuç Bildirgesini İlgi ve Görüşlerinize Sunmak İstiyorum.Bu Bildirge Bir Yol Haritası Olmalıdır.</p>

<p>4. İstanbul Güvenlik Konferansı 2018  İstanbul Deklarasyonu </p>

<p>Konferans sonucunda, aşağıdaki tespitler ve öneriler yapılmış, ilgili tüm otoritelerin ve kamuoyunun dikkatine sunulması kararlaştırılmıştır:</p>

<p>1. Katar Devleti’ne uygulanan ambargonun başlangıcından bugüne 500 gün geçmesine rağmen</p>

<p>ambargonun uygulanma nedenleri konusunda somut bir veri hâlâ sunulamamıştır. Körfez’de</p>

<p>özellikle yöneticilerin hatalarını düzeltmesi için bir fırsat olarak görmesi gereken “Kaşıkçı” olayı,</p>

<p>dünyanın vicdanını yaralayan ve tamamen siyasallaşan bir konu hâline gelmiştir.</p>

<p>2. Güçlü Türkiye, Körfez güvenliğinin de garantörüdür. Ayrıca Batı Balkanlar da güvenlik açısından</p>

<p>çok kırılgan durumdadır. Bu bölgelerdeki çatışmalar, büyük güçlerin çıkarlarını yansıtacak</p>

<p>şekilde gerçekleşmekte ve insan hayatı siyasetin önünde görülmemekte, öncelikli olarak</p>

<p>nitelendirilmemektedir. </p>

<p>3. Ülkeler ithal güvenliğe bel bağlamadan kendi güvenlik sistemlerini oluşturmalıdır, aksi takdirde</p>

<p>yönetimlerinin zayıflaması söz konusudur.</p>

<p>4. Hiçbir silahlı güç sayı olarak mutlak bir değer ifade etmeyecektir, ancak siyasi makamlar</p>

<p>tarafından kendisine verilecek “caydırıcılık”, “müdahale” gibi görevleri yerine getirmesi hâlinde</p>

<p>bir değer ifade edebilir. Konvansiyonel savaş var olmaya devam edecektir. Hibrit savaş gibi yeni</p>

<p>savaş türlerinin tek savaş yöntemi olacağı yönündeki düşünceler tekrar değerlendirilmelidir.</p>

<p>5. Çatışmalar sınır tanımasa da yayılmalarında etkisi azalan sınırlar tekrar önem kazanmaya</p>

<p>başlamaktadır. Küresel düzeyde sayıca 60’ın üzerindeki ülke komşularına karşı duvar inşa</p>

<p>etmekte, güvenlik giderek bölgeselleşmektedir. Dünya genelinde akıllı şehir çalışmaları, sadece</p>

<p>teknoloji ile değil asimetrik şekilde değişen güvenlik tehditleriyle de ilişkilendirilerek</p>

<p>kurgulanmalıdır.</p>

<p>6. Hibrit savaş; yapay zekâ, uzay savaşı ve siber saldırı konularında analitik bir bakış açısıyla ele</p>

<p>alınmalıdır. Bu konuda Çin 2025 yılına kadar dünya lideri olabilmek için etkin bir şekilde çaba</p>

<p>göstermektedir. ABD, “güvenlik güç unsuru” olarak uzay komutanlığı oluşturmuştur. Çin de</p>

<p>uzay savaşı konusunda çok mesafe kat etmiştir. Bu alanda yapılan çalışmaların hedefi, alçak</p>

<p>dünya yörüngesindeki askerî uydulardır. Devlet-dışı aktörlerin anti-uydu-savar sistemi</p>

<p>geliştirme veya elde etmeleri engellenmelidir.</p>

<p>7. 2018 yılında yayınladığı siber güvenlik stratejisinde saldırı amaçlı siber operasyonlar yapacağını</p>

<p>ifade eden ABD, siber saldırılar konusunu daha geniş bir boyuta taşımıştır. Dünya genelinde</p>

<p>siber savaşlara harcanan mali kaynak 8 trilyon dolara ulaşmıştır. 5 milyon personelin verisinin</p>

<p>çalındığı rapor edilmiştir. 2022 yılına kadar dünya genelindeki siber güvenlik uzmanı ihtiyacı 1,8</p>

<p>milyon kişi olarak öngörülmektedir. Bunların istenen nitelikte eğitilerek göreve başlamamaları</p>

<p>hâlinde siber saldırıların etki boyutu çok daha büyük olacaktır.</p>

<p>8. Geleceğin güvenliğinde savunma sektörü, her ülkenin kendi güvenlik ihtiyacına göre</p>

<p>yapılandırılmalıdır. İnsancıllık ve askerî genellilik gibi silahlı çatışma hukukunun göz ardı</p>

<p>edilmesi nedeniyle operasyon sahalarında çok sayıda sivil hayatını kaybetmektedir. Yakın</p>

<p>gelecekte orduların envanterine yaygın şekilde girmesi beklenen lazer silah sistemleri, otonom</p>

<p>sistemler ve benzeri sistemlerin yönlendirilmesinde insan ihtiyacı önemini koruyarak devam</p>

<p>edecektir.</p>

<p>9. Küresel köyde hızla yıpranan ABD meşruiyeti yerine aday olan Çin, tarih boyunca olduğu gibi</p>

<p>kapalı bir kutu olarak görülmekte, üstleneceği meşruiyet konusunda şüphelere yol açmaktadır.</p>

<p>10. Afrika ve Çin’in eşit ortaklık kazanması konusu çok zordur ve bu çalışma yolu daha</p>

<p>tamamlanmamış olmasına rağmen ilişkilerinde Afrika - Amerika ile Afrika - Avrupa’dan çok daha</p>

<p>eşit olduğu görülmektedir.</p>

<p>11. 1990’ların başında “yumuşak güç” kavramı ilk defa kullanılmaya başlandığında, kavramı ortaya</p>

<p>koyan otoriteler artık “sert güç” kavramının dış politika ve ulusal hedeflere ulaşmada etkin bir</p>

<p>araç olmadığını, buna karşın yumuşak güç nosyonunun dış politika uygulamalarında yeni</p>

<p>enstrüman olacağını vurgulamıştır. Ancak bugüne dek yumuşak güç ve sert güç kavramlarının</p>

<p>gerçeği ortaya koymakta yetersiz olduğu görülmüş, dış politikayı açıklamakta yetersiz kaldıkları,</p>

<p>gerçekçi olmadıkları tespit edilmiştir. Yeni “akıllı güç” kavramı üzerinde önemle durulmalıdır.</p>

<p>12. Dış politika uygulamalarında artık devletler yegâne aktör değildir. Devlet-dışı aktörlerin; sivil</p>

<p>toplum kuruluşlarının, çok-uluslu şirketlerin, hatta terör örgütlerinin dahi devletleri etkilediği</p>

<p>bir sistem halen yerini korumaktadır. Tek başına çok boyutlu düzlemde yumuşak güç nosyonu</p>

<p>yeterli olamaz ve yeri geldiğinde sert güç de yöntem olarak benimsenebilir. Güç bileşenleri</p>

<p>dengelenebilir ve böylelikle akıllı güç nosyonu ortaya çıkarılır.</p>

<p>13. Son yıllarda, akıllı güç kullanımında Çin’in önemli bir emsal teşkil edebileceği tespit edilmiştir.</p>

<p>Ekonomik kalkınma, işbirliği gibi değerleri politik yapıdan ayırmak oldukça zor olduğundan Çin,</p>

<p>Bölge’deki ve Bölge dışındaki devletlere ekonomik işbirliği teklif ederken politik dayatmalardan</p>

<p>kaçınmakta ve böylelikle son yıllarda küresel bir cazibe oluşturmaktadır. Türkiye’nin bölgesinde</p>

<p>insani yardım faaliyetlerinde bulunması ve bu çabalarını son yıllarda gitgide artırması, Bölge’de</p>

<p>Türkiye lehine önemli bir yumuşak güç kapasitesi oluşmasını sağlamaktadır.</p>

<p>14. “Yumuşak Güç” kavramının ortaya atıldığı yıllardaki güç dağılımı Soğuk Savaş döneminin çift</p>

<p>kutuplu düzenidir, ancak günümüzde çift kutuplu güç dağılımından söz etmek yerinde bir ifade</p>

<p>olamaz. Yumuşak güç içerikli bir gelecek perspektifinin ortaya konabilmesi için sistem</p>

<p>perspektifi göz ardı edilmemelidir, sistem yaklaşımı ihmal edilerek ne yumuşak güç ne de akıllı</p>

<p>güç çıkarımları ortaya konabilir.</p>

<p>15. Son yıllarda savunma endüstrileri robotik atılımlar gerçekleştirmekte ve robotik savaş</p>

<p>konseptine yönelik ar-ge çalışmaları yürütmektedir. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra yarıotonom kabul edilebilecek insansız hava aracı teknolojilerinde dramatik bir artış olmuştur.</p>

<p>Otonom silah sistemleri de bu dramatik yükselişin geldiği son aşamadır. Bunun yanında otonom</p>

<p>silah sistemleri için uluslararası hukukta herhangi bir kodifikasyon bulunmamakta, kullanımı</p>

<p>esnasında uluslararası insan hakları, insancıl hukuk, ceza hukuku ile sorumluluk bağlamında</p>

<p>ciddi boşluklar bulunmakta ve bu boşlukların ivedilikle kodifiye edilmesi gerekmektedir.</p>

<p>16. Devletlerin karar verme yapılarındaki zaaflardan faydalanarak doğrusal olmayan metotlarla</p>

<p>saldırılar geliştirmesi sebebiyle hibrit savaşlar, iç ve dış güvenlikle ilgili her alanı kapsamaktadır.</p>

<p>Demokratik toplumlar, sahip oldukları kırılganlıktan dolayı hibrit saldırı ve tehditlere açıktır. Bu</p>

<p>sebeple hibrit tehditlerle başa çıkabilmek ve hibrit savaşa hazır olabilmek için devletlerin</p>

<p>bütüncül ve kapsamlı bir yaklaşımla, koordinasyonlarını ve işbirliklerini artırması çok önemlidir.</p>

<p>17. Çin 2017 yılında “Yeni Nesil Yapay Zekâ Geliştirme Programı” adı altında bir hükümet programı</p>

<p>başlatmış ve yapay zekâ alanında atacağı adımları bir strateji belgesinde formüle etmiştir. Bu</p>

<p>perspektifteki en dikkat çeken unsurlardan biri ise; Çin’in 2025 yılına kadar, yapay zekâ alanında</p>

<p>atılacak adımlarla küresel liderliği hedeflemesidir.</p>

<p>18. Ağ teknolojilerinin gelişmesiyle “siber güvenlik”, dünya gündeminde önemi günden güne artan</p>

<p>bir konu haline gelmiştir. Buna bağlı olarak, risk tabanlı yaklaşımlardan dolayı devletler yüksek</p>

<p>derecede harcamalar yapmaktadır. İhlallerin bertaraf edilebilmesi için uyumluluk anlaşmaları</p>

<p>yapılmaktadır. Bilgi teknolojilerinin gelişimi, asimetrik savaş nosyonunu ortaya çıkarmaktadır.</p>

<p>19. Türkiye’deki yapay zekâ çalışmalarının daha ileriye götürülmesi için finansman desteği</p>

<p>artırılmalıdır. Bunun yanında “derin öğrenme” sisteminin eğitime ve savunmaya entegrasyonu</p>

<p>da büyük öneme sahiptir.</p>

<p>20. Geleceğin güvenliğinde yapay zekâ ve derin öğrenme çalışmalarının katkılarıyla güvenlik</p>

<p>kameraları da anahtar öneme sahiptir. Dünya üzerinde 256 milyon güvenlik kamerası vardır</p>

<p>ancak bunlar akıllı kameralar değildir ve uzmanların güvenlik sorunlarına çözüm arayabileceği</p>

<p>bulguları öne çıkaramamaktadır. Akıllı kameralar, niteliksel özellikleri ile; eğitim kurumlarındaki</p>

<p>öğrencilerin gözleminde, herhangi eğlence mekanına gelen kötü niyetli kişilerin tespitinde,</p>

<p>kalabalık bir havalimanı, alışveriş merkezi, otobüs/tren garı veya şehir meydanındaki olası</p>

<p>güvenlik problemlerinin ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde, eylemlerdeki provokatif ve art</p>

<p>niyetli kişilerin teşhisinde kullanılmakta ve bunlara bağlı olarak şehirlerdeki güvenlik açıkları</p>

<p>akıllı kameralarla giderilebilmektedir.</p>

<p>21. Dünyada hukuk alanında da yapay zekâ çalışmaları yapılmakta, kullanımının etiği ile yargısal</p>

<p>sürecin nasıl kat edileceği üzerinde durulmakta, gelecekte yargıç yerine yapay zekânın görev</p>

<p>yapabileceği ön görülmektedir. ABD son yıllarda bu alanda çalışmalar yapmaktadır.</p>

<p>22. Ar-ge başlangıç firmaları Türkiye’de fon ve yatırım sorunları yaşadığı için maddi kaynaklar</p>

<p>bakımından desteklenmelidir. Kamuya ve özel sektöre adaptasyonu üzerine düşünülmesi</p>

<p>gerekmektedir.</p>

<p>23. ABD güvenlik raporlarına göre Çin ve Rusya ABD’nin askerî uydularını devre dışı bırakabilecek</p>

<p>silah sistemleri geliştirmektedir. 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın Pentagon’a bağlı</p>

<p>uzay kuvvetlerini 6. kuvvet olarak inşa ettiğini açıklaması, geleceğin güvenliğinin uzay alanında</p>

<p>hangi aşamaya geldiğinin anlaşılmasında mühim bir olgudur. Bunun paralelinde, yakın</p>

<p>gelecekte ABD ve Çin arasında bu alanda örtülü bir mücadele öngörülmektedir.</p>

<p>24. Uzay savaşında hedef noktası LEO (Low Earth Orbit) olarak ifade edilen Alçak Dünya Yörüngesi</p>

<p>kapsamında askerî casusluk için kullanılan uydular mevcuttur. Özellikle ABD, Irak Savaşı’nda</p>

<p>kullandığı “Küresel Ağ Tabanlı Savaş Doktrini” yaklaşımını ortadan kaldırabilmek, enformasyonu</p>

<p>ve bilgiyi kesebilmek, devletleri savaş ortamlarında kör ve sağır kılabilmek amacıyla yeni silah</p>

<p>sistemleri ve savaş yaklaşımları geliştirmektedir.</p>

<p>25. ABD’nin uzay savaşı için resmî bir tanımlaması olmasa da Çin bu hususta; “dış uzay adı verilen</p>

<p>bir bölgede iki devletin saldırı ve savunma amaçlı karşılıklı operasyonlarına dayanan bir</p>

<p>mücadele tekniği” şeklinde bir tanımlama geliştirmiştir.</p>

<p>26. Askerî casusluk kapsamında ABD özellikle askerî uydular sayesinde dünyanın her yerine ait</p>

<p>yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekebilmekte, özel iletişim imkanlarına sahip olmakta, gizli</p>

<p>dinleme kapasite ve imkanları edinmektedir. ABD ayrıca yine uzaydan dünyanın her yerine 30</p>

<p>ila 60 dakika içinde gönderebileceği ve nokta atışı yapabileceği uzun menzilli füzelere sahiptir.</p>

<p>Tüm bu konular önemle takip edilmeli ve değerlendirilmelidir.</p>

<p>27. 2015 yılındaki Ukrayna Krizi sırasında Rusya, enformasyon savaşını askerî savunma stratejisi</p>

<p>belgesine dâhil etmiştir. Hasmın savaş ve benzeri durumlarda tüm bilgi desteğini kesmeyi</p>

<p>amaçlayan Rusya’nın hedeflerinden biri de alçak yörüngedeki ABD casus uydularıdır.</p>

<p>28. Devlet-dışı aktörler uzayda propaganda, dezenformasyon ve bilgi kirliliği oluşturmak için</p>

<p>televizyon yayını yapan uydular satın alabilmekte, benzeri uydular terör örgütleri tarafından da</p>

<p>satın alınabilmektedir.</p>

<p>29. ABD, uydularının devre dışı bırakılarak kör ve sağır bırakılması ihtimaline karşı geliştirdiği B52</p>

<p>uçağı ile uydu sistemini yeniden hayata geçirebilecek yedek bir mekanizma oluşturmuştur. Bu</p>

<p>bile ABD’nin uzay alanındaki mücadeleyi ne kadar dikkate aldığına, tehdit hissederek uzay</p>

<p>teknolojilerini ne kadar ciddiye aldığına dair bariz bir örnektir. Türkiye’nin, başkent Ankara’da</p>

<p>kurmayı planladığı uzay üssü ile rekabete ortak olacağını açıklaması da geleceğin güvenliğinde</p>

<p>Türkiye adına inovatif adımlardan biridir.</p>

<p>30. Her yıl Güney Çin Denizi’nden 28 milyar varil petrolün transferi, üstünde durulması gereken</p>

<p>ticari bir istatistiktir. Keza sahildar devletlerin geçmişte ve günümüzde birbirleriyle yaşadığı</p>

<p>politik sorunlar Güney Çin Denizi’ni dünyanın en problemli sularından biri haline getirmiştir.</p>

<p>Nitekim bu durum, gelecek perspektifinde Güney Çin Denizi içerikli konuları akademik gündeme</p>

<p>de taşıyacaktır. Güney Çin Denizi’nde yaşanabilecek problemler vahim bir şekilde tüm Asya’ya</p>

<p>sirayet edebilir. Bölgedeki endişelerin yatıştırılması için bölgesel diyaloğun artırılması gereklidir.</p>

<p>31. İnternetin yaygınlaşması, terörizmin boyut değiştirmesine ve yeni kavramların doğmasına yol</p>

<p>açmıştır. Terör örgütleri sosyal medya alanında uzmanlaşmış, bu durum “yeni terörizm” olarak</p>

<p>bilinen nosyonu ortaya çıkarmıştır. Buna bağlı olarak terör örgütleri; manipülatif bilginin daha</p>

<p>geniş kitlelere yayılabilmesi ve daha geniş kitlelerden destekçi toplanabilmesi imkanlarını elde</p>

<p>etmeye başlamıştır. Bu kolaylıkların terör örgütlerince elde edilmesi, güvenlik güçlerinin de</p>

<p>iletişim, koordinasyon ve eşgüdüm yeteneklerini geliştirmesini gerektirecektir.</p>

<p>32. Terörle mücadelede; bilgiyi elde etmek öngörü gücünü artıramaz. Gelebilecek sürpriz saldırılar</p>

<p>için öngörülerin üretilmesinde analiz birimlerinin yeterli sayıya ulaştırılması ve yetiştirilmesi</p>

<p>hayati önem arz etmektedir.</p>

<p>33. Uluslararası örgütlerin barış ve istikrar bağlamında meşruiyetlerini koruyabilmeleri için</p>

<p>benimsemeleri gereken bazı prensipler olmalıdır; uluslararası örgütler çatışmalara müdahaleye</p>

<p>değil, çatışmaların önlenmesine odaklanmalıdır. Bu husus, savaşların ortaya çıkmasını</p>

<p>önleyecek ve insani kayıpları azaltacaktır. Bu sebeple savaşların önlenmesine yönelik plan ve</p>

<p>projeler üzerinde durulması gerekmektedir. </p>

<p>34. Uluslararası düzeyde stratejik ve kapsayıcı ortaklıklar hayati öneme sahiptir. Yerel ve bölgesel</p>

<p>düzeyde; emniyet güçleriyle, STK’larla, devlet-dışı örgütlerle gerekli eşgüdüm sağlanmalıdır.</p>

<p>Tüm bu unsurlar, barışı koruma noktasında devlet kadar rol sahibidir.</p>

<p>35. Barış inşasına ilişkin programların başarısız olmaması, sürdürülebilir olmasıyla doğrudan ilgilidir.</p>

<p>Bu sebeple uluslararası örgütlerin sürdürülebilir kalkınma programlarına azami ölçüde titizlikle</p>

<p>yaklaşmaları gerekmektedir.</p>

<p>36. Uluslararası kadar ulusal düzeyde de barışı korumaya motive olunması krizlerin çözümünde</p>

<p>uluslararası örgütlerin yükünü azaltacaktır. Uluslararası barışın tesis edilebilmesi noktasında</p>

<p>uluslararası örgütler kadar siyasi partiler, gençlik örgütlenmeleri ve özel sektör de dâhil olmak</p>

<p>üzere oldukça geniş bir sorumluluk ağı mevcuttur.</p>

<p>37. Kadınların toplumsal, siyasal, iş yaşamında bulunması ve her alanda daha fazla katkı sağlaması</p>

<p>şiddetin azalmasında, barışın inşası ve tesisinde üzerinde durulması gereken en önemli</p>

<p>noktalardan biridir.</p>

<p>38. Türkiye’nin Somali’de güvenliği sağlamaya yönelik icra ettiği faaliyetler barışın inşası için</p>

<p>aydınlatıcı örneklerden biridir. Keza Türkiye, yakın dönemde 8 ülkeye benzer desteklerde</p>

<p>bulunmuştur. Dünyanın her yerine yapılan insani yardımlar hususunda ABD’den sonra 2. sırada</p>

<p>yer almıştır, ancak yapılan mali yardımın gayrisafi yurtiçi hasıla oranına bakıldığında dünyada ilk</p>

<p>sırada yer almaktadır ki bu da her türlü takdire şayandır.</p>

<p>39. ABD Ülke/Anayurt Güvenliği Teşkilâtı ve 2018 Dünya Ekonomik Forumu değerlendirmelerinde,</p>

<p>stratejik düzeydeki siber saldırıların, nükleer savaştan sonra en yüksek yıkım gücüne sahip</p>

<p>olduğu ve geleceğin güvenliğinde çok hassas bir konuma sahip olduğu vurgulanmıştır.</p>

<p>40. Siber saldırılar sonrası tahribatın önlenebilmesi, zararlarının en aza indirilebilmesi maksadıyla</p>

<p>“büyük veri analizi”, “makine öğrenmesi”, “derin öğrenme” gibi yeni teknolojilerden azami</p>

<p>faydalanılmalı; ayrıca kurumsal farkındalık, üst düzey yönetimler tarafından sahiplenme ve</p>

<p>siber saldırılara teknik olarak sistematik ve bütünsel yaklaşım esas alınmalıdır.</p>

<p>41. Siber faaliyetler doğası gereği gayrinizamidir. Bunun yanında siber faaliyetlerde de asimetrik</p>

<p>etki ile birlikte, bilinmezlik ve süreklilik sürecin merkezine oturur. Bu çerçevede düşünülürse</p>

<p>bahsedilen savaş değil, mücadeledir ve özelleşmiş her mücadele için özel ihtisasa sahip hibrit</p>

<p>personel grubu, planlamada esneklik ve manevra kabiliyeti son derece elzemdir.</p>

<p>42. Bilişim Teknolojileri (BT) çok hızlı değişimlere ayak uyduracak şekilde tasarlanarak ihtiyaçlara</p>

<p>yanıt vermek için azami 3-4 yılda bir yenilenmektedir. Öte yandan Otomasyon Teknolojileri (OT)</p>

<p>herhangi müdahaleye gerek duymayacak şekilde 25-30 yıl çalışacak şekilde tasarlanmaktadır.</p>

<p>Bu geçen sürede, dijitalleşme ile beraber BT sistemleri ile OT sistemleri entegre olmaya</p>

<p>başlamıştır ve bu entegrasyon, geleceğin güvenliğinde yeni zafiyetler doğurmaya adaydır.</p>

<p>43. Fabrikalar ile enerji tesisleri; uzaktan yönetilebilmesi ve veri toplanıp verimliliğinin ölçülebilmesi</p>

<p>için internete bağlanmakta, bu durum beraberinde siber saldırı tehlikesini de gündeme</p>

<p>getirmektedir. İstatistiklere göre Türkiye’de günde ortalama 516 saldırı girişimi olmakta,</p>

<p>araştırmalara göre dünya genelinde bir siber saldırının fark edilmesi ortalama olarak 5 aylık süre</p>

<p>sonunda mümkün olmakta, gün geçtikçe çeşitliliği ve şiddeti artan siber saldırılar karşısında,</p>

<p>kurumların direnç göstermesi ve çevik biçimde yanıt vermesi zorlaşmaktadır.</p>

<p>44. Siber güvenlik faaliyetleri ile olası saldırılar gerçekleşmeden önce hazırlık yapıp, karşılaşıldığında</p>

<p>hızlı ve doğru tepki verilmesi çok önemlidir. Tehdit ve zafiyetlerin farkında olunup yönetilmesi,</p>

<p>saldırıların tespiti için güvenlik olaylarının takibi, saldırı sonrası etkin bir siber olaylara müdahale</p>

<p>sürecine sahip olunmasını sağlayacak strateji ve yönetişim, dönüşüm, siber savunma ve siber</p>

<p>olaylara müdahale adımlarında etkin bir siber güvenlik çerçevesi oluşturarak en güncel güvenlik</p>

<p>standartlarına sahip olunması ancak uçtan uca siber güvenlik çerçevesi ile mümkün olacaktır.</p>

<p>45. Siber güvenlik alanında; geleneksel yönetim sistemlerinde önerilen kontrol esaslı yaklaşımdan,</p>

<p>“teknik zafiyetlerin güncel tehdit bilgileri ışığında sürekli taranması, belirlenmesi ve giderilmesi,</p>

<p>sistemlerin de bu doğrultuda sürekli izlenerek vakalara doğru ve zamanında yanıt verilmesi”</p>

<p>yaklaşımına doğru bir yönelim söz konusudur.</p>

<p>46. Son dönemde, siber güvenlik operasyon merkezleri, siber tehdit simülasyonları, kırmızı takım</p>

<p>uygulamaları, siber suistimal inceleme ve siber risk sigortası kavramları siber güvenlik trendleri</p>

<p>olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>47. Devletin görevi halkını sürekli güvenlik ve sürdürülebilir refah içinde geleceğe taşımaktır. Ancak</p>

<p>sağlam bir eğitim ve düzenli mali yapıya sahip bir ekonomi içinde gelişebilen refah ve güvenlik</p>

<p>ise sadece silahlı tehdit ile karşı karşıya olmayıp, son dönemlerde Türkiye ve Katar örneğinde de</p>

<p>gözlemlendiği gibi, hedef ülkelerde ulusal paralar, dış mali manipülasyonlara da hedef olmakta</p>

<p>ve bu yöntemlerle de çökertilmeye çalışılmaktadır.</p>

<p>48. Hedef ülkeler bu saldırıya karşı önlem olarak, uzun vadeli makro analizlerle mali riskleri asgariye</p>

<p>indirecek olanaklara sahiptir, ana enstrümanı ise parasal güvenliği sağlamaktır. Nitekim temel</p>

<p>gelişmişlik göstergeleri; düşük enflasyon, makbul “çevrilebilir” para birimi, talebi yüksek devlet</p>

<p>varlık bonoları, demografik istikrarlı dengeli nüfus artışı ve dijital ağırlıklı teknolojik gelişmedir.</p>

<p>Bugün teknolojik gelişme, dijital girdilerle adeta kapitalsiz bir kapitalist sistem inşa etmektedir.</p>

<p>49. Siyasal ekonomi anlayışında ekonomi güvenliği ile ülke güvenliği aynı makro dengeler içinde bir</p>

<p>araya gelmektedir. Yaşadığımız dönemde TL’nin dış etkenlerle değer kaybına uğratılması, ABD</p>

<p>ile Çin arasındaki ticaret savaşları, İtalyan ulusal bütçesine AB tarafından gösterilen tepki,</p>

<p>Brexit, İran yaptırımları vb. gelişmeler yaklaşan yeni ekonomik düzenin işaretlerini içermektedir.</p>

<p>Küresel ekonomik lider ülkeler arayışı ortaya çıkmakta, bölgesel ve ulusal planda bu yeni düzen</p>

<p>için enflasyonu dizginleyecek mali disiplin içinde uluslararası yatırımcıları çekecek güvenceleri</p>

<p>içeren ve ar-ge ile reel sektörü de dâhil edecek süreçlerin başlatılması gereklilik arz etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
<author>CÜNEYT DİLER</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/cuneyt-diler/dorduncu-nesil-asimetrik-psikolojik-algi-operasyonlari/188/</link>
<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 09:51:20 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KOKUSUZ ve DİKENSİZ GÜLLER</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><b>Y</b>aşanmışlıkları, adanmışlıkları ve sanırım en çok da aldanmışlıkları nedeniyle yaşamın kıyısında ve hayatın sadece “<b>ucundan</b>” tutarak yaşıyor artık çağımız insanı. Açılmaktan, derinlere inmekten, sadakatini sunmaktan, vefadan nasiplenmekten ve her şeyden önemlisi de <b>“gönlünde yer vermekten”</b> ödü patlıyor artık.</p>

<p>Zira <b>öyle bir çağ ki</b> hissetmeye, akletmeye, fikretmeye, şükretmeye, söylemeye, dinlemeye , durmaya, durulmaya, görmeye, kavramaya, duymaya, dinlenmeye , olmaya, oldurmaya, olgunlaşmaya vaktimiz yok hiçbirimizin.</p>

<p>Her yaşanan ve şahit olunan olayla ruhu katledilen <b>“samimiyet</b>” kelimesinin sadece dilden dile dolaştığı, ilgilerin yapay ve sahici olmaktan uzak hale geldiği; zilletin tevazu, sünepeliğin ise tevekkül etiketi ile pazarlandığı, hemen herkesin hemen her şeyden şikâyetçi olduğu <b>ama</b> bu şikâyet furyasına rağmen kimsenin hiçbir şey yapmak için çaba göstermediği, her şeyin matematiksel bir algı içinde rakamlara esir edildiği ve eskilerin “<b>kanaat</b>” olarak adlandırdıkları kavramın yerinde yeller estiği <b>puslu bir çağın</b> göğsünden süt emmeye başladık hepimiz.</p>

<p>Hiçbir yerde, hiçbir meselede, hiçbir soruda konaklamıyoruz mesela artık.</p>

<p>Gelip geçecek şeylerin peşinde olduğumuz için kök salmıyor, toprakla ünsiyet kurmuyor, bir yere ait olmamak için didinip duruyoruz. Esen her rüzgâr, kopacak her fırtına, başımıza gelebilecek muhtemel bir musibet adına oradan oraya sürüklenmemek için elle tutulur gözle görülür bir tedbirimiz de yok.</p>

<p>Ne kendimizi tanımaya ne başkalarını tanımaya niyetimiz var. Hep istediğimizi alacak kadar temastayız, irtibatlıyız insanlarla. İşimiz bitince muhatabımızın kim olduğunu anımsamıyoruz bile. Ne kimsenin içimize taşınmasına izin veriyor, ne de biz kimsenin gönlüne sadakatle, samimiyetle girmeye teşebbüs ediyoruz. Yani hiçbir yerin yerlisi olamadığımız gibi, hiçbir insanın yakını, dostu, yâri, yareni de olamıyoruz. Çünkü yakınlıklarımız beklentiler üzerine kurulu, bizim sunduğumuz şartlara bağlı ve bu yüzden de bağlantılarımız güçsüz ve geçici. Samimiyetsiz, içsiz, içeriksiz ilgileniyoruz bizi ayakta tutacak her şeyle, her meseleyle, her soru ve sorunla.</p>

<p><b>Bu nedenle olsa gerek ki</b>; eleştirmekten ve şikâyetçi olmaktan vazgeçip hayatımızda bir şeyleri iyiye doğru değiştirebilecek şeylere bir türlü teslim edemiyoruz kendimizi; dünden razıyız sanki bu dünya değirmeninde öğütülüp gitmeye, çözülüp dağılmaya, kapılıp sürüklenmeye.</p>

<p><b>Ama önümüzdeki bu görüntüye rağmen</b> mezarlığa uğramamış, ölüm ve ayrılık acısını iliklerine kadar yaşamamış; otogar, havaalanı, garlardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş; dua kanallarının ardına kadar açıldığı, acziyetin doruklara çıktığı ameliyathanelerin, yoğun bakım kapılarının önündeki çaresiz bekleyişi görmemiş; açlık çekmemiş, yoklukla buluşmamış, ihanet nedir yaşamamış; yarı yolda bırakılmamış; yani lafın kısası “<b>acıyı tatmamış</b>”ve hayatın “<b>anlam haritası</b>”nda sadece birkaç kelime ezberlemeyi başarmış insanlar, bugün Google’dan aşırdıkları malumat kırıntıları ile bilgelik peşindeler veya popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyor, kendilerince buluyor ve bu bulduklarını parlatarak zihnimizden aşağı boca ediyorlar.</p>

<p>İnsanı, ulaştığı her tatminle yeni bir arzunun tohumunu yeşerten nefsiyle yaratan ve nefsin , ebediyen doyurulamaz arzusunun sonu olmadığını belirten kelamın, kalemin ve ilhamın sahibi insanın yaşadığı çağı şahit kılıp bizatihi üzerine yemin edip, “<b>insan ziyandadır</b>” dese de; tarih kitapları cahiliye döneminde insanların hamurdan putlar yapıp taptıklarını, acıktıklarında da bu putları yediklerini yazar.</p>

<p>Bence bugün yaşadığımız şey tam da anlatılan bu <b>tarihin makus tekerru</b><b>̈</b><b>ru</b><b>̈</b>, zira biz de sahte ilişkilerden, hamasi sözlerden, değersizleştirilen değerlerden, gösterişli yalanlardan ve küçük menfaatlerden <b>putlar yap</b><b>ı</b><b>yor</b>, en ufak açlık hissinde bunları yiyoruz.</p>

<p>Amellerin görüntülerle süslendiği, riyâ, kibir ve inkârın her tarafı kapladığı; özlerin efsunlu sözcüklerle kirletildiği, zamanın bereketsizleştiği, bilgiden çok bilginin şehvetinin arandığı bir zaman diliminde ruhlarımız bu yüzden avuçlarımızda <b>bir hüzün yumağı gibi</b>.</p>

<p><b>Peki, neden bu haldeyiz ve anlam haritalarımızı neden ısrarla bizzat kendimiz yok ediyoruz?</b></p>

<p>Bence kederlerden arıtılmış bir dünyanın hayali içinde öteler için yaratılan cennetin rahatını burda <b>“peşin”</b> olarak aradığımız için.</p>

<p>Bu yüzden olsa gerek ki, <b>'alîm'</b> olanın açlık ve meşakkatin içine sakladığı ilmi, tokluk ve rahatın koynunda, <b>'muîz'</b> olanın tâat ve ibadetin içine sakladığı izzeti, makam ve mevkide; <b>'ganî'</b> olanın, kanaatin içine sarıp sarmaladığı zenginliği, mal yığıp biriktirmekte arıyoruz!</p>

<p>Hayatın getirdiklerini yaşamak yerine, kendine yaşayacak bir hayat kurgulama arzusu içindeki insanın kendisini üzecek, kıracak, ağlatacak, acıtacak şeylerden kaçmasının altında da bence bu sebep yatıyor.</p>

<p>Evet, yazının başından beri anlattığım kelimeler dizisinden de anlaşılacağı üzere <b>hiçbir bedel ödemeden, sadece ödenecek bedelin tellalığını yapan</b> günümüz insanı “<b>gül</b>” olmak istiyor.</p>

<p>Ama herkesin işaret edeceği, bakıp hayran kalacağı, dönüp bir daha bakacağı, gittiği her yerde anlatacağı, güzelliğinin dilden dile dolaşacağı bir gül.</p>

<p>Üstelik bu gül <b>dikensiz</b> ve ne garip ki “<b>kokusuz</b>”.</p>

<p><b>Dikensiz</b>; çünkü insanımız gülü yaratan kudretin o güzelliğe ulaşmak için dikene razı olmamız gerektiği dersini okuyamamış.</p>

<p><b>Kokusuz</b> çünkü kokunun gülün acıyarak, kanayarak ödediği bir bedel olduğunu marifet gözüyle okuyamıyor.</p>

<p><b>"Tez kızaran güllerden kendini sakın</b>" derdi ceddimiz.</p>

<p>"<b>Çünkü çabuk açan gülün kokusu olmaz; kokuyu veren zaman ve acıdır</b>" diye de eklerlerdi.</p>

<p>Kendini sadece eğlenme kodlayıp  tüketmeye odaklanmış, herkesin ganimet derdine düştüğü bir  dünyada; hayata bu gözle bakma yetisini yitiren insan, yaşamsal süreçteki anlam derinliğini kavrayabilir; kalbinin acıdıkça güzelleşeceğini; ruhunun acıdıkça derinleşeceğini, bedenin acıdıkça güçleneceğini <b>fark edebilir mi?</b></p>

<p>Peki ya kalbini ve zihnini sadece “<b>sahip olmaya</b>” odaklamış; her bir şeyini ‘<b>görünür</b>’ kılma çabası içinde, elindeki sabır tesbihini kaldırıp atan günümüz insanı; insanlığın tekamül yolculuğunda Hz Adem (as)’in şeytanla, Hz Musa (as)’nın kendi evinden kovulmakla, Hz Hacer’in yalnızlıkla, Hz Yunus (as)’un bir balığın karnında kalmakla, Hz Asiye’nin Firavunla, Hz Yusuf (as)’un kardeşleriyle, Hz İbrahim (as)’in oğluyla, Hz Lut (as)’un sapıklarla, Hz Nuh (as)’un onunla alay edenlerle, Alemlere rahmet olanın ise sevdiklerinin firakı ile başlayan; toplumsal vicdanda kazanan ve insanlık tarihine yön veren bu güzidelerin olgunlaşma sürecinin içinde sözünü ettiğim güzelleşmenin, derinliğin ve güçlenmenin kodlarını <b>görebilir;</b> onların çektiği acıların, döktüğü gözyaşlarının, katlandıkları eziyetlerin meyvesi olan <b>İslam’ın kokusunu bugün alabilir mi?</b></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="400" scrolling="no" src="https://www.youtube.com/embed/bod_bJkz45k" title="Çağımız kokusuz güllerin çağı" width="550"></iframe></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/kokusuz-ve-dikensiz-guller/187/</link>
<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 10:38:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İLLE DE VATAN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Belli bir yaşa gelince, insanın içine vatan hasreti düşüyor. İşte o zaman insan “İlle de Vatan!” diyor...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Diyor demesine de insanın elinden de bir iş gelmiyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sadece içinde bir burukluk, öylece kalakalıyor!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne kadar da uzak diyarlarda yaşamaya alışsan da aklında hep bir vatan var oluyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Şimdilerde daha iyi anlıyorum vatanın değerini.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Keşke hep vatanımda kalabilseydim, diyorum.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Gurbette insan özünü bulamıyor, kendini gerçekleştiremiyor; bir şeyler, bir yerlerde hep eksik kalıyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hiçbir zaman sen, kendin olamıyorsun…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kendini yaşadığın yere ait hissedemiyorsun...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Zaman içinde “ben buraya ait değilim!’” diyorsun.  </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yaş aldıkça insan vatan arayışına düşüyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hani, “toprak çeker insanı!” derler ya! Aynen öyle oluyor işin doğrusu… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Gurbet, hasret türküleri boşa değil…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çocuklar, gençler için vatanın bir anlamı yok.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir zamanlar benim içinde yoktu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Vatan olsa da olur olmasa da olur, diyordum.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hatta, gurbette olmayı yeğliyordum.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Doğduğun topraklar, seni sen yapan değerlerdir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kimliğindir, kişiliğindir vatan!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hüzünlerin, coşkuların…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ruhun, vicdanın…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Özün, sözün…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Her şeyindir vatan…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Mesele kök meselesi…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Değerlerin, inançların, yaşam biçimin…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Seni, sen yapan değerler!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ait olma duygusu…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hani, bülbülü altın kafese koymuşlar, ile de vatanım, demiş. Bülbülü serbest bırakmışlar, bülbül gitmiş bir taşlığa konmuş, hikayesi vardır ya, bilirsiniz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kişi, kendi özünü doğduğu vatan topraklarında bulur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Gurbet olmasa!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hasret olmasa!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Doğanın kanunu gereği, gurbet olmadan olmuyor… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İnsanın, doğduğu değil doyduğu yer vatanı oluyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bayramlar, tatiller az da olsa vatan özlemini gideriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Doyumluk değil, görümlük…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Daha da artıyor, vatan hasreti…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne kadar doyumluk değil de görümlük olsa da insanlar yine de yollara düşüyor, doğduğu toprakları kısa süreliğine de olsa görebilme pahasına onlarca, yüzlerce, binlerce kilometreyi aşıp vatanına gidiyor, sevdiklerini, özlediklerini dünya gözü ile görüp hasret gideriyor, geçmişini yad ediyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bitmiyor hasret…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bitmiyor özlem…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İnsan İlle de vatan diyor!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Vatan hasreti hiç bitmez, kişinin bir yerlerinde hep var olur. Ne zaman hayat biter, vatan hasreti de biter.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İlle de vatan!  </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">  </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/ille-de-vatan/186/</link>
<pubDate>Tue, 02 May 2023 11:07:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DİLİN GÜCÜ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Ulus ya da Millet; çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluğa denir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Milletin var olabilmesi için öncelikle dil birliğinin var olması gerekir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil çok önemli bir unsurdur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil birliği olmadan olmaz…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">İnsanlar boşuna dil öğrenmiyorlar…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Başka ülkelere gidebilmek, o ülkelerde yaşayabilmek, o ülkelerin dilini öğrenmekle mümkün…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Köyümüze, şehrimize gelen bir yabancı ile konuşmak neredeyse imkânsız. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil bilmeyince olmuyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dilin, millet ya da ulus olmadaki önemi üzerine değil de dilin toplumdaki kullanımı üzerinde durmak; dilin, medeniyetle ilişkisini irdelemek istiyorum.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dili, toplum olarak nasıl kullanıyoruz?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Bir zamanlar köylülerin konuşmasını çok yadırgar hatta köylüleri aşağılamak için, “köylü gibi konuşma!” denirdi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">İnsanlar, İstanbul Türkçesi ile konuşmak için çok çaba sarf ederdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Okullarda, İstanbul Türkçesini öğretmek en büyük hedefti. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil, medeniyet göstergesiydi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Ne kadar İstanbul Türkçesi, o kadar medeniyetti...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Elliler, altmışlar, yetmişler, seksenler hatta doksanlarda dil üzerine ciddi bir ilerleme sağlandı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil, ülkenin aynasıdır!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Kullanılan dil ne ise ülke o dur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Köy kökenli birisi olarak, şunu itiraf etmeliyim: Kurduğumuz her cümlede mutlaka bir küfür geçer; küfür, cümle içerisinde nokta, virgül, ünlem, soru işareti… Kısaca tüm noktalama işaretlerinin görevi görürdü.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">En çok da çocuklar küfür ederdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Büyükler kızdıklarında…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Kadınlar, kavgalarda…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Küfür, köylülere hastı da denilebilir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Şimdilerde tüm ülkede küfür, konuşma dili olmuş maalesef…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Türkçe yerlerde…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">En tepeden en alta konuşulan dil aynı…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Köylü, şehirli farkı ortadan kalkmış…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">İstanbul Türkçesi, İstanbul’da bile konuşulmaz olmuş…   Televizyon ekranlarında, sosyal medya mecralarında küfürsüz konuşma yok…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">İnsanlar konuşmaya küfürle başlıyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Nezaket cümleleri rafa kalkmış durumda…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Kimse kimseyi dinlemiyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Saygı, sevgi yok…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil hızla bozuluyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Kullanılan kelime sayısı çok az…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Üç beş kelime ile iletişim sağlanıyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Özellikle sosyal medyada dil simgeler haline gelmiş…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">İşaret ve semboller dil olmuş…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Yıllardır Arapça, Farsça, Osmanlıca, İngilizce, Fransızca, Almanca dillerinin dilimizi istila ettiğinden şikâyet ederken, dilde sadeleşme ya da Öz Türkçe kavgası verirken şimdi çok başka bir dertle karşı karşıyayız.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dilin bozulması!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Kadını, erkeği; okumuşu, okumamışı, işçisi memuru, öğretmeni, ülkenin siyasileri dili çok kötü kullanıyorlar…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dil; ne kadar küfür, argo ve yerel kelimelerden arınırsa o toplum o kadar medenileşir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Bir ülkenin gelişmişliği, ülkedeki konuşulan dilidir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:18.0pt"><span style="line-height:107%">Dilin gücü, medeniyetin gücüdür!        </span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/dilin-gucu/185/</link>
<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:44:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HATAY'DAN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">6 Şubat 2023 de Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli olan ve 11 İli etkileyen deprem hepimizin yüreklerini yaktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Cumhuriyetimizin 100.yılına girmek bizi ayrıca mutlu ederken, ülkemizin doğal afet gerçeklerinden olan deprem maalesef kendini bize bir kez daha hatırlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">6 Şubat 2023 artarda yaşadığımız 2 büyük deprem sonrası Ermenek Belediye Başkanımızın talimatları ile Ermenek Belediyesi’nin Acil Kurtarma 6 kişilik belediye personeli ve 1 gönüllü ile Karaman AFAD’ın görev yaptığı Belen’e yönlendirildik. 4 gün Belen, 2 gün İskenderun ve 2. günde Antakya görev sonrası 8. günü Ermenek’e döndük.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Daha önce bir çok kez eğitim ve gezi amaçlı gittiğim bu güzel ilimizin bazı yerleri kelimenin tam anlamıyla harabeye dönmüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Deprem Bilimci, jeoloji mühendisi gibi bilgim ve unvanım yok. Ancak 1990-2005 yılları arasında; Sivil Savunma Memuru, Sivil Savunma Arama-Kurtarma Şefi ce Sivil Savunma Uzmanı binlerce kişiye eğitim veren 12 Kasım 1999 Düzce Depremin ’de de bölgede 76 gün görev yapmış olmamın verdiği tecrübe ve yaşanmışlıklarla sizlerle bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Çaresizlik, yokluk, bazen umutsuzluk ve o kadar büyük bir afet ki size yardım edecek komşunuz, köyünüz, belediyeniz hatta komşu illerde zarar görmüş. Bu kadar büyük yıkım “Asrın Felaketi ” olarak değerlendiriliyor maalesef öyle.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Bütün bu olumsuzluklara kaybettiğimiz canlara, hayallere, yaşanmışlıklara, göçüp giden anılara baktığımızda acımız daha da katlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Devlet ve milletin el ele verip bu acıyı ilk andan itibaren müdahale ve yardım gayreti bizim topluma has bir özellik olsa gerek. Evet; gerçekten devlet ve millet el ele verdik, vermeye de devam edeceğiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Araç plakalarına bakıyorsunuz; Türkiye’nin en uzak illerinden, hatta köylerinde bile yardım gelmişti. Bu dönemde Ermenekli kadınlar evlerinde 150 bin mayalı (yöreye mahsus ekmek) yaptılar ve araçlarla deprem bölgesine  gönderebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Eksikliklerimiz var mı? Var Elbette. Kendimce hazırladığım raporu ilgili yerlere sunacağım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Acılarımızı unutmamız mümkün değil, önemli olan tekrar aynı acıları yaşamamak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;">Geçmiş olsun TÜRKİYEM.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><a href="mailto:info@alikaplan.net">info@alikaplan.net</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ali Kaplan</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/ali-kaplan/hatay-dan/184/</link>
<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 14:16:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖDEV ÖĞRENCİYE Mİ VELİYE Mİ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çoğunuz hatırlarsınız; eskiden ortaokullarda, liselerde dönem ödevleri vardı. Sayfalar dolusu dönem ödevi yapılır, öğretmene teslim edilirdi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen, dönem ödevlerini toplar, sayfa sayısına göre not verirdi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">En çok sayfa en çok puan… </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dönem ödevlerinin, eğitim-öğretime ne tür bir katkı sağladığını o zamanlar düşünürdüm kendi kendime, mantıklı bir cevap bulamazdım.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Oysaki dönem ödevinin kendi içinde mutlaka bir amacı, anlamı, mantığı vardı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sonradan öğrendim dönem ödevinin amacını: Konu ya da dersle ilgili araştırma yapmak, araştırma konusu ile ilgili bilgi edinmek, öğrenmek… </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Daha bir sürü kazanım işte...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İyi de bu dönem ödevi mantığı ile bu amaçlar, hiçbir zaman kazanıma dönüşmedi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kâğıt, kalem israfı ve zaman kaybından başka bir işe yaramadı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bildik bir döngü döndü durdu…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kimse de bu döngüyü sorgulamadı, itiraz etmedi, “yanlış nerede?” demedi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Eğitimde hiç mi bir şey değişmez?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Haksızlık yapmayayım, değişti bir şeyler…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dönem ödevinin adı değişti…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Şimdilerde adı, proje ödevi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sanırım en büyük değişim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir de ödevin yapılış şekli…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dönem ödevlerinin materyali, kitap, kâğıt, kalemdi; proje ödevlerinin materyalleri, kâğıt, kalem, makas, karton, bant, yapıştırıcı, tel, tahta, boya…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Aklınıza gelebilecek her tür alet, edevat… </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bildiğiniz mimarlık, inşaat, peyzaj, imar, imalat</span></span></span> <span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">işleri ve kullanılan malzemeler…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen, öğrenciye proje ödevi veriyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Veli başlıyor proje ödevi ile cebelleşmeye…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Parayla yaptıranı mı istersiniz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Hatır, gönül araya sokarak, başkalarından destek isteyeni mi istersiniz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Meslek erbabından para karşılığı yardım alanı mı istersiniz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Malzemeleri buldum, bulamadım; yaptın, yapmadın; parasını ödedim, ödemedim; zaman kaldı, kalmadı, yarın teslim edilecek, son gün…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu hengâme; proje ödevi, öğretmene teslim edilinceye kadar sürer gider…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Eğitim, öğretim; öğrenciye proje ödevi verilmeyince olmuyor mu?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Peki; bu proje ödevinin öğrenci tarafından yapılmadığını, öğretmen bilmiyor mu? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen, öğrenciye sormuyor, “Bu proje ödevini kim yaptı?” diye.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“Ödev yapılmış mı” öğretmen ona bakıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kısacası, proje ödevi verilmiş ve öğrenci ödevi yapmış, getirmiş... </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ödevin kimin yaptığının, nasıl yapıldığının bir önemi yok!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Eğitim-öğretimde gelinen nokta!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenler, proje ödevi verme işinden lütfen vazgeçsinler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dönem ödevi, proje ödevi adı altında çocuklara ödev vermesinler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Hiçbir faydası yok çocuğa…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Proje ödevinde amaçlanan; öğrencinin annesini, babasını, ablasını, ağabeyini, akrabasını, yakın çevresini eğitmek; meslek gruplarının bilgi, yetenek, kabiliyetini ölçmek ise o başka…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenlerin veliyi eğitmek, meslek guruplarının yeterliliklerini ölçmek gibi bir dertleri varsa, öğretmenlerden ricamdır!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Lütfen belirtsinler!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ödev öğrenciye mi, veliye mi?  </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/odev-ogrenciye-mi-veliye-mi/183/</link>
<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:56:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEPREMİN DİLİ TÜRKÜLER</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çok önceden gelmişti yazmak aklıma. Neden gelmişti derseniz; sosyal medyada deprem görüntüleri paylaşılırken, görüntülerle birlikte çalan müzikler çok dikkatimi çekti. Bunun üzerine bir yazı kaleme almak istedim.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türküler!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evler yıkılıyor, insanlar feryat ediyor, insanlar kaçışıyor. Ağıt, isyan göklere yükseliyor. Bu görüntüler arasından bir ezgi yükseliyor, o ezgi depremle bütünleşiyor, yüreğimizi titretiyor...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bu sokaklar acıya kardeş olur</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yaralar kapanmıyor</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Mezar taşlarına bak</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Toprak kan olur</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Duvarların dili olsa konuşsa</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Benim acı öyküme karanlık çöker yine</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evet, sosyal medyadaki görüntülerde deprem türkülerle anlatılmıştı. Yüreğimize bir hançer gibi saplanan deprem görüntüleri, türkü ezgileri ile daha bir derin yaralar açmaktaydı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türküler, bu ülkede yıllardır küçümsendi, hakir görüldü, ötekileştirildi, yok sayıldı. Oysaki türküler; bizi biz yapan, bizi bize anlatan en büyük yegâne değerimizdi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Özümüz, sözümüzdü...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bizi biz yapan türküler yok sayılmış; türkülerin yerine, rak, pop, rep ve yabancı müzik var edilmişti. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Arabesk denilen bir türle başladı her şey…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sonra diğerleri peydahlandı… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Müziğin; türü, tarzı, şekli, menşei ne olursa olsun hiç fark etmedi, dinlenilmesine özendirildi. Tüm televizyon, radyo ve sosyal medya kanalları bu tür müziklerin hizmetine sunuldu. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ezgisi, sözü belli olmayan, sadece ritimden ibaret olan müzik türlerine, onu söyleyen sözüm ona sözde sanat müsveddelerine tüm televizyon kanallarında, radyo programlarında yer verildi, konserler düzenlettirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türkü dinlenmek, türkü söylemek suç sayıldı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir de bunun geçmişi vardı. Özellikle seksenden sonra başladı türkülere karşı bu yasak koymak… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bilinçli bilerek yapılan bir işti… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yasak koymak, yasaklama, o günden bugüne sürdü geldi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne televizyonda ne radyoda ne sosyal medyada türküler var olabildi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türkülerin yok sayıldığı bir Türkiye’de yaşarken, türküler depremi anlatmanın en büyük aracı oldu. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ülke olarak acımızı, yasımızı türkülerle ifade ettik. Türkülerle anlattık derdimizi. İçimizi türkülere döktük, seksen dört milyon Türkülerle bir ses olduk.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türkülerle ağladık, türkülerle gözyaşı döktük. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türkülerden almadık haberi ama acımızı türkülere döktük. Türküler anlattı tüm dünyaya depremi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Türküler ne kadar önemliydi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Depremde göçük altında kalanlara bir umuttu. Yaşamını yitirenlere ağıttı, kurtulanlara uzanan sıcak bir eldi. İnsanlığa dayanışma ruhu, dünya halklarına bir çağrıydı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">O kadar etkili bir araçtı türküler…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İyi ki türküler vardı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Depremde, türkünün ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladık. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir halkın dili, sesi, yüreği, feryadı türküleriydi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sayfalar dolusu sözlerde, kitaplar dolusu yazılarda, atılan nutuklarda değil, türkülerde aradık umudu, dostluğu paylaşımı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">O kadar kısa ve netti...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Depremin dili türkülerdi…</span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/depremin-dili-turkuler/182/</link>
<pubDate>Mon, 27 Mar 2023 10:29:39 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TUTUNDUĞUMUZ DAL KURUMUŞ DEĞİL</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Kendimizde kalmaktan, benliğimize kapılmaktan, özümüzle oynamaktan, nefsimizle dolmaktan, dünyanın süfli zevkleri ile doymaktan bir adım olsun geri çekildiğimiz bir Ramazan ayına daha kavuşabilmiş olmanın <b>haklı gururu ve sevinci</b> içindeyiz. Kavuşturan ve bahşeden kudrete hamdolsun!</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Umudun kanatlarına tutunduğumuz; haddimizi bildiren, acizliğimize dokunan, bize rahmet cenderesinde arınma fırsatı sunan; hamuru hasetle karılmış, fesatla yoğrulmuş, kibirle boyanmış ve tamahla cilalanmış <b>bu kirli ve paslı zaman ikliminin,</b> sahip olma hırsı ile yoksullaştırdığı kıyılarımızı aynı rahmet dalgalarıyla ıslatan bu kutlu zaman dilimi hakkında <b>ne çok şey yazılsa, az kalır bilirim. </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Ancak,</b> bu sınırlı ve <b>bir daha kavuşup kavuşamayacağımız belli olmayan</b> zaman dilimini coşkuyla, heyecanla, sürur ile yaşamak, bir başkalıkla donatmak <b>varken;</b>  bugün kendimizi ait hissettiğimiz inanç dünyamızı hakikatin çilesini çekmeden elde etmiş olmamızdan gerek, Ramazan ayını bir tür <b>sıkıştırılmış dindarlık gösterisine</b> dönüştürerek içten içe sömürmek, tarifi imkânsız bir   açıkgözlükle on bir ayın ağır günah yükünü bu rahmet ırmağında arıtarak yeni günah kredisi kazanmayı düşünenlerin <b>dindarlık tasladığı</b> bu vakte, kalemi emanet bilenlerin, bu uğurda <b>yürek teri dökenlerin</b> söylemesi gerekenler var. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Zira sığ aklın, köpürmüş düz mantığın, sallama sözün, kifayetsiz muhterisliğin, cahil cesaretinin gemi azıya aldığı bir devirdeyiz ve değerler erozyonunun artık her tarafta gördüğümüz kişilik kayıp ve irtifalarına yol açtığı böyle kirli bir zamanda; ilim irfan sahibi, farkındalık nasip olmuş mürekkep yalamışların her türlü ikaz, hatırlatma ve nasihatlerinin <b>birer nimet olarak</b> bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Çünkü insanlık tarihi boyunca kendilerine <b>yanlışlarını hatırlatacak</b> ilim ve irfan sahiplerine sahip olmayan ya da onların yürek terlerine kulak asmayan toplumların iflah olduğu <b>görülmemiştir.</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Aslında idraklerimizi tazeleyecek, şuurlarımızı diri tutacak ve kalp gözümüze hitap eden çokça kelam çarpıyor her gün benliklerimize ama yazık ki başımızdan aşağı yağan enformasyon sağanağında <b>o kadar tıknefes haldeyiz ki,</b> bizi daldığımız gaflet uykusundan uyandıracak sözler yeşermiyor gönül coğrafyalarımızda. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Dolayısıyla bu rahmet sağanağı hızla geçiyor ve biz aynı hızla iftar koşuşturmalarından, hazım problemlerinden, orucu (<i>sözüm ona</i>) sebep kıldığımız asabiyet nöbetlerinden, artık yazık ki bir oyuna dönüştürdüğümüz imsak ve teravih itiş kakışlarından direkt bayram öncesi alışveriş panayırlarına geçiveriyoruz. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Sonrasında ise yeni günah kredisi kazandığımızı sandığımız için olsa gerek, gelsin gaflet ve dalaletin dibine vuracağımız on bir koca ay!</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Peki ilahi kudret tarafından, yaşamın karanlığı ile zayıflayan idrakler yeniden aydınlansın diye yakılan bu rahmet kandilini <b>iyiki</b>lerimizin arasına katabilmemiz; kendimizi gafletin, aldanmışlığın, idraksizliğin ellerine bırakmamamız için <b>ne yapmamız gerekiyor?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bence öncelikle Ramazan ayını arınmak, olgunlaşmak, hayırda yol almak, kullukta mesafeler kat etmek için, bir basamak olarak görmek gerekiyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Öyle ya, (<i>başta kendi nefsim</i>) hangi birimiz üzerimizde bu kadar çok gaflet biriktirmişken, bunca yalana bulanmışken, ömründe bunca ihtiras kiri ve hırs zehri varken; böyle bir rahmet sağanağında arınmaktan, ruhunu temizlemekten kaçmak ister ki? </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Veya bu rahmet iklimi geriye kalan on bir aya sözünü dinletemiyorsa; o, nasıl on bir ayın sultanı olabilir ki?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Peki hakkını eda edebiliyor muyuz? </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Bence hayır!</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu konuda özellikle algı dünyamızın tahtına oturmuş, bizi elimizdeki ve gözümüzün önündeki ekranlar marifetiyle yazık ki kendine köle etmeyi başarabilmiş medya krallığının payı oldukça büyük aslında. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Bakın mesela ekranlarımıza; </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Din başlığı altında kodladığımız yaşam biçimi, aldığımız her nefesin hakikati değilmiş ya da bir gün raflardan indirilip, ertesi gün yeniden rafa kaldırılabilecek <b>bir şeymiş gibi bir algı var</b> medyamızda ve <b>bu algı yüzünden olsa gerek</b>; Ramazan ayıyla birlikte hikmet sofraları <i>(artık sayısını dahi unuttuğumuz televizyon kanallarında)</i> cömertçe açılıyor, bayramla birlikte de hakikat dükkanlarının kepenkleri kapatılıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Defalarca yazılıp çizilmiş, azıcık kitap okuyan, ilmihal bilgisine az çok vâkıf, insanlık ve dolayısıyla Müslümanlığının iyi kötü hakkını verme gayreti içindeki her insan için asla yeni bir tarafı olmayan; ihtilaflı halleriyle bile fıkhi olarak ayrı ayrı karara bağlanmış bir takım istisnai problemleri her Ramazan ayında ısıtarak ortaya sürüp reyting uğruna nemalanan veya Ramazan ayı münasebetiyle, <b>"din"</b> vatandaşın gündemindeki ilk konu haline gelince mecbur kalan medyanın yine reyting uğruna <b>dinin algılanış biçimini tahrip edecek seviyede</b> hareket edip, dini meselelerin içinden <b>"flaş"</b> etkisi uyandıracak başlıklar aramasını saymayacağım bile. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Ayrıca medyanın bu algı operasyonuna alet olarak, zamane insanına sözüm ona <b>portatif bir din paketi denkleştirmeye çalışan</b> ve ekran ekran dolaşıp, vatandaşın başından aşağı <b>din başlığı altında menkıbe boca eden</b> zamane ulemasına <b>sükunetin onlardan daha aydınlatıcı olduğunu</b> söylemeye bile gerek duymuyorum. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Pek tabi ki ekranlarda boy gösteren ulemanın niyetini okumak gibi bir gaflet içinde değilim ama insanları oruca sözüm ona motive etmek için ortaya konan bütün bu faaliyetler, bugün özellikle medya marifetiyle o kadar bulandırılıyor ki; farz olduğu <b>“ayet”</b> ile sabit olan oruç ile ilgili idrakimiz de kanaatlerimiz de kültürümüz de değişiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Kabul edip görmek istemesek de</b> bugün öyle bir noktaya geldi veya getirildi ki bu iş; daha Ramazan ayı başlamadan, orucun insanlar için ne kadar büyük kişisel, bedensel, toplumsal faydaları olduğuna dair <b>onlarca ikna çabasına</b> muhatap olmuş durumdayız. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Üstelik algı yönetimini elinde tutan medyanın verdiği zarar, <b>bu kadarla da sınırlı değil!</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Zira Ramazan ayı boyunca ekranlardan nerdeyse kuş sütü eksik sofralar ve lüks yemek ayinlerinin süslediği reklamlar; <b>maneviyatı önemseyen insanları</b> hedef tahtasına koyduğu için olsa gerek, tüm reklamlar “<b>konfor</b>”, “<b>ayrıcalık</b>”, “<b>seçkin</b>” gibi pek çok kavramın destursuzca kullanıldığı bir arenaya dönmüş durumda.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Çünkü bu reklamlarda sanki Ramazan bir ekonomik fuar süreci, bir kültür festivali olarak sunuluyor. Oruç bir sağlık kürü ya da bir beslenme disiplini, ibadetler ise bir sportif imkân gibi algılatılıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Maneviyat odaklı unsurların, tüketim kültürüne bu kadar kolay malzeme yapılması <b>elbette kabul edilemez</b> ama yazık ki bu tablo <b>zihin ve yaşam konforlarımızı beslediği için</b> hiçbirimizin <b>gıkı çıkmıyor.</b> </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Durum bu olunca da nefsi tezkiye edip <b>tutabilmenin;</b> yeryüzündeki açlar ile toklar, zengin ile fakir arasındaki uçurumu yok etmenin gayesiyle emredilen; sabrın, paylaşımın, nefsimizi dünya zevk ve lezzetlerinden koparıp dizginlemenin, dünyevi iştah ve ihtiraslardan arınarak hakikate yönelmenin iklimi olması gereken Ramazan, bu vesile ile yiyip içip keyfe bakmanın, <i>(hatta muhafazakâr sınıfın son dönemde sınıf atlaması ile)</i> yazık ki sınıfsal gösterişin malzemesi haline getiriliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu sayede de Ramazan ayı gibi kutlu bir zaman dilimi; sofra donatma, restoran dolaşma gibi ölçüsü epeyce kaçmış bir tıkınma histerisine dönüşüyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Tam da bu noktada sormak lazım;</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><i>“Elimde bir ekmek, yanımda bir yoksul varsa, o ekmeğin yarısı bana haramdır”</i> diyen bir ecdadın torunlarının üzerinde tepindiği ve emanet aldığı manevi miras nasıl bu kadar çabuk kayboldu?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Peki </b>gerek gözümüzün önündeki ekranlar ve gerekse de artık yaşamlarımızın yazık ki bir parçası haline gelen sosyal medya marifetiyle herkesin kendi doğrularını nasibi ve idrakince parlattığı orucun, insanlara her köşe başında gözümüze sokulan (<i>yukarda kısaca arz etmeye çalıştığım</i>) faydaları olmasa <b>oruç tutmayacak mıydık?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Ramazan ayı; sabrı öğrendiğimiz, zihnimizi ağırlıklarından kurtarıp bütün dikkatimizi hakikati idrake yönelttiğimiz bir ay <b>olmayacaksa</b> veya vicdani ve irfanî bakışımız daha da <b>keskinleşmeyecekse</b>; tam aksine daha çok körleşip, daha çok semireceksek eğer ve bu kutlu kılınmış zaman dilimi biz nasibimiz alamadan geçip gidecekse bu kadar laf salatası, bu kadar gösteriş, bu kadar debdebe ve şatafat ne için?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">En önemlisi de Ramazan’ı bir rahmet ve mağfiret ayı olarak gören, bu müstesna zamanı muhasebe ile geçirme hassasiyetinde olan insanlar, böyle bir hengâme ve gürültü içinde aradıkları sükûneti nerede bulacak, maddi dünyanın tacizleri altında ruh kirlerinden nasıl arınacaklar?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Ya da düşünmek lazım;</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Allah’ın emri diye mi oruç tutuyoruz yoksa bizi daha sağlıklı, daha rahat, daha dengeli, daha mutlu, daha sosyal, daha paylaşımcı kılsın ya da <b>“el aleme”</b> daha zengin göstersin diye mi oruç tutuyoruz? </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Eğer söz konusu oruç ibadeti, Allah’ın emri diye tutuluyorsa bu emri tartışmak, onu özendirici bir spor gibi göstermek <b>kimin haddidir? </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Allah'ın <b>“tutun”</b> diye emrettiği orucu, tutmakta zorlanan diğer insanlara daha “<b>sempatik</b>”, daha “<b>yararlı</b>”, daha “<b>sağlıklı</b>” ve daha “<b>kolay</b>” göstermek gibi bir misyona soyunmak <b>hangi birimizin hakkıdır?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bugün, kelam ehlinin tespitince biliyoruz ki “<i>Müslüman</i>” <b>teslim olmuş kişi</b> anlamına geliyor. Yani Allah’ın <b>“yap”</b> dediği emre şartsız uyan ve bunu yaşamına nakşetmeye çalışan kişi “<i>Müslüman</i>” sıfatına sahip oluyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu emirleri emir bilip, yine de o emre uymadık veya uyamadıysak; vicdanımızda bunun acısını ölesiye hisseder, pişman olur, yana yakıla tövbe eder; kendi acizliğimiz ve zafiyetimizden, hamlık ve çiğliğimizden, hata ve ihmalimizden Rahman ve Rahim olanın merhametine, gölgesine ve serinliğine sığınırız. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bunun reçetesini yazmak için, kimlere gökten “<b>yazılı beyan</b>” indirilmiştir ki; hemen herkes bu konuda ahkam kesme hakkını kendinde bulup, Rahman’ın günah sevap tahsildarlığına soyunarak oruç tutmayanı <b>ateş ehli ilan edebiliyor?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu kutlu zaman dilimi; <span style="background:white">rahmetle yıkanan seher vaktine, hikmet peşindeki akla, hakikatle çarpan kalbe, bilgelikle nurlanan yüze, susuzluklardan sonra suya, karanlıklardan sonra ışığa, sıkıntılardan sonra genişliklere, kendi içine büyüyen bir maneviyata, günahları temizleyen tövbeye, duaya koşulan dillere, candan kopan aminlere, rükûlara ve secdelere, varlığı kuşatan muhabbete, şükre ve ikrama, hoşnutluk ve rızaya, nezaket ve ihtimama, efendilik ve zarafete, içe dokunan kelama, yaratılışımızdaki esrara, kulluktaki ısrara, azme ve sabra, rüyaya ve ilhama, boğazdaki düğüme, buğulanan göze, bükülmüş boyunlara, kırılmış dizlere, yakaran dudaklara, niyaz makamındaki fısıltıya, hayra uyanan şuura, aklımıza sığmayan kainata, içimize sığmayan manaya <b>şahitlik etmeyecekse neden var?</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yaratanın ayların sultanı eylediği; iyiliğin, güzelliğin, nezaket ve inceliğin; yeniden evleri, sokakları, şehirleri <b>ele geçirip fethettiği</b> bu güzel zamanı, dünyanın nimetlerinden bir nebze el çekerek, nefislerimizi mümkün mertebe kötülükten uzakta tutmaya çalışarak, kötü söz söylememeye, kötü iş yapmamaya gayret ederek geçirmeyeceksek <b>bu kutlu zaman dilimi neden var?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yaşamanın bir gayesi, bir hikâyesi, bir anlamı olduğuna inanmışlar olarak; yaşadığımız çağa olan borcumuzun farkında alışık olduğumuz günleri değiştiren; ruhlarımızın konforunu bozup, yozlaşmanın nefislerimizde kök salmasına engel olan bu kutlu zaman dilimindeki varlık sarsıntısı ile aldığımız her yeni nefesi, <b>insanlaşma yolunda atmakta olduğumuz yeni bir adım olarak </b>görmemiz gerekmez mi?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Kabul edelim ki;</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Ramazan ayıyla birlikte hayata bakışımızda, yeme içme tasavvurumuzda, insanlarla olan münasebetimizde, ibadet ve varlık muhasebemizde bir başkalık ve değişiklik hasıl olmuyorsa; bizim kararmaya yüz tutmuş, mavisi eskimiş ruh semalarımızda gerçekte <b>bir Ramazan hilali görünmemiş demektir.</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Zira bu rahmet ayında, yürek pusulamız hayra (<i>paylaşıma, yoksula koşmaya, elimizdekini dağıtmaya</i>) dönmek şartıyla; farklı hisseden, farklı yaşayan, farklı şükreden ve farklı ibadet eden insanlar olabilirsek; işte o zaman bu mübarek ayın bir örtü gibi günahlarımızı örttüğünden, gökyüzünden boşalan yağmur damlaları gibi hayatımızı kirlerinden arındırdığından söz edebiliriz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Peki tüm bu tespitlerimden çok kötü durumda olduğumuz kanaatine mi varalım?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Bence hayır!</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Öncelikle</b> her yeni Ramazan'da biraz daha serpilip gelişerek yüreklerimizi umut kandilleriyle ısıtan yardımlaşma ve dayanışma duygumuzun artışına şefkatli bir vurgu yapmak gerek bence. Zira benim gördüğüm ve algıladığım kadarıyla daha ziyade yerel yönetimlerin öncülük ettiği ve giderek farklı sivil girişimlerle de desteklenen yardım ve destek çalışmaları <b>son birkaç yıldır </b>Ramazan ayına alkışlanacak bir çaba ile damgasını vuruyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Son birkaç yıldır Ramazan’la birlikte özellikle büyük şehirlerde sayıları on milyonları bulan yoksul insanlarımızın, <b>zengin ile yoksul arasında gün geçtikçe büyüyen uçuruma inat</b> bu yardımlaşma ve paylaşma faaliyetleri ile çehreleri ve hayatları aydınlanıyor. Çünkü kendi ruh yatağını bularak akmaya başlayan kardeşlik gayretleri en azından otuz gün boyunca herkesin karnının doymasını, aynı nimetlerden faydalanmasını sağlıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Bu nedenle olsa gerek</b> mümbit coğrafyamızın ruh köklerinde saklı olan irfani ve vicdani değerler bakımından son elli yıl içinde gösterdiği en önemli hayat belirtilerinden birinin, Ramazan ayında yoğunlaşan ama yavaş yavaş bütün yıla da yayılma eğilimi gösteren alkışlanası yardımlaşma ve dayanışma hareketleri olduğunu düşünüyorum. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Ayrıca</b> özellikle belediyelerimizce organize edilen konser, gösteri, sohbet, söyleşi, sergi ve konferans adı altında envai çeşit faaliyet ile kısır kültürel hayatımıza belli bir ivme kazandıran kültürel faaliyetleri ise bu tür zaman dilimlerinde <b>oldukça önemsiyorum</b>. Ama bunun da <b>“dostlar alışverişte görsün”</b> diye değil, ramazan ayının ruhuna, tabiat ve manasına uygun olarak yapılması şart tabi ki. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Zira kendi çocukluğumdan biliyorum</b> toplanan bu kalabalıkları birer ilim ve irfan meclisine dönüştürmek; Ramazan'ın kendi maneviyatına, hissiyatına, mana ve ahengine uygun yollarla ihya edilmesine vesile olmak çok da zor değil. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Dahası hilali görmeye devam eden ve onu sabır ve heyecanla bekleyen bir coğrafyadan Rabbin emri mucibince umut kesilmez. Çünkü, seher vakitlerinde <b>gözyaşları ile abdest alan gönül ehlinin hatırına olsa gerek</b>, bence henüz tutunduğumuz dal kurumuş değil. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><b>Öyleyse…</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">İnanmanın olanca diriliğiyle hayat bulduğu, dünyayla bütün bedensel bağlarımızı kopartarak yaşananın dışında bir hayat aradığımız, bu uğurda sabredip sebat ettiğimiz, imanımızın bizim için ne kadar bağlayıcı, belirleyici ve öncelikli olduğunu kendimize ve dünyaya gösterdiğimiz<span style="background:white">; </span>yemeden içmeden kesilerek bizi besleyen <b>asıl gıda</b>yı keşfetmemize imkân tanıyan b<span style="background:white">u dalın umuduna sarılarak irkilme ve yeniden şekillenme olan bu mümbit mevsimde; </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">Rızkın boğazın düğümlerinde kazandığı lezzete, rahmete dikilmiş gözlere, gökyüzünü dolduran kandillere, paylaşmak için dökülen yürek terine; sabır, metanet ve teslimiyetin insan kılığına girip sokaklarda dolaşmasına, vicdanları dolduran engin muhasebeye, yanlışı mahkûm eden pişmanlıklara <b>“merhaba”</b> demenin tam zamanı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white">İhtiras düzenine taş koyan ve bizi gaflet uykusundan uyandıran rahmet ayına <b>selam olsun.</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/tutundugumuz-dal-kurumus-degil/181/</link>
<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 16:37:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HAZ VE HIZ ÇAĞI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><a name="_Hlk89434047">İngiltere'de yaşayan Somalili muhtaç bir kadın, yardım almak için bir radyo istasyonunu arar ve bu radyo programını dinleyen ateist bir İngiliz, bu Müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir.</a></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırarak ona büyük miktar gıda ve yardım malzemeleri alıp kadına götürmesini ister ve sekretere; <i>"eğer kadın gıdayı kimin gönderdiğini sorarsa, ona şeytandan olduğunu söyle"</i> diye emreder.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Sekreter, kadının evine geldiğinde, kadın gelen malzemeleri memnuniyetle kabul eder.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Sekreter ona: <i>"Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun?"</i> diye sorduğunda;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Fatima isimli okuma yazma bilmeyen bu kadın, ateist İngiliz düşünürü Dr. Timothy Winter'in, Müslüman olup adını Abdülhakim Murad olarak değiştirmesine vesile olacak şu harika cevabı verir:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">"<i>Kimin gönderdiği ile ilgilenmiyorum. Çünkü varlığına şahitlik yaptığım Allah, bir şeyin olmasını istediğinde şeytanlar bile ona itaat eder"</i> der.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Evet, <b>sahiplik ve şahitlik</b>. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Yazı, eser ve makalelerimdeki yürek terimde ısrarla gündemde tutmaya çalıştığım iki konu. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Zira ruh köklerimiz, ait olduğumuz dinamikler ve kodlanan inançsal öğretiler; sahip olmadığımızı, olamayacağımızı, canımız dahil her şeyin gelip geçici birer emanet olduğunu, ancak ve ancak <b>şahit olmaya geldiğimizi</b> fısıldıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Ancak içinde yaşadığımız çağın vazettiği dinamikler bunun <b>tam zıddını</b> aktarıyor ve kendini “<b>modern</b>” olarak tabir eden bu akıl, anmış olduğum şahitliği ısrarla “<b>sahip olmaya</b>” çevirme uğraşında ruhumuzun en ücra hücrelerine kök salarak tüketim hırsımızı tetikliyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Özellikle de elimizdeki ekranlar vasıtasıyla ısrarla empoze edilen bu akıl, dünyaya geliş nedenimizi, bize “<b>sahip olmak</b>” şeklinde dikte ederek şahitlik olduğumuz tüm kaleleri tek tek ele geçiriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu işgali ama farkındalık ama farkında dahi olmadan kabul eden ve kendini çabuk tatmine ayarlayan <b>“yeni”</b> zihin; bütün bir ömrü, hepsi de “<b>tadı</b><b>ml</b><b>ı</b><b>k haz</b>” veren dünyalıklara sahip olmak uğruna harcıyor ve en sonunda “<b>sahip oldum</b>” dedikleri tarafından kuşatılıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Ancak yazık ki sahip olduğunu sandığı her şey, dönüp kendisine sahip oluyor ve aslında <b>rahat etsin, huzur bulsun diye</b> kendisine bahşedilen nimetler, sırtında yüke dönüşüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Ancak durum sanki bu kadarla sınırlı değil.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Zira bu hazcı ve hızcı modern(!) aklın işi gücü “<b>fiyat</b>” ile. Çünkü onun toplumu toplum yapan, topluma değer katan ve toplumsal ahlâkı bir arada tutarak toplum vicdanını koruyan “<b>değ</b><b>erlerle</b>” işi yok. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Hatta görüldüğü kadarıyla <b>değ</b><b>erleri y</b><b>ı</b><b>k</b><b>mayı, inançsal kaleleri tek tek işgal ederek kendi bayrağını bu burçlara dikmeyi</b> kendisine amaç edinmiş durumda. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Çünkü <b>değ</b><b>erlerin yükseli</b><b>ş</b><b>ini</b>, inançsal dinamikleri; tüketim ve satın alma hırsının önünde <b>bir engel olarak</b> görüyor. Bu yüzden de insanın daha fazla paraya sahip olduğunda daha fazla mutlu olacağı fikrini her platformda ısrarla dikte ederek, ortaya koyduğu militan bir dil ve ayak basılmadık toprak bırakmak istemeyen sömürgeci mantığı ile <b>manevi değerleri ters düz ediyor</b>.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Öyle ya</b>; kanaat sahibi, yazımın başında andığım Somalili kardeşimizin şuuruyla şahit olmaya geldiğinin <b>farkında birinin</b> ihtiyacı sadece yaşamını idame ettirebileceği kadar olur. Böylesi bir şuur ihtiyacından arta kalanı ise, yok yere harcamak yerine infak ederek kanayan yaralara pansuman olmaya çalışır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu tür insanlar, ruhlarını günün gelip geçici hazlarına rehin bırakmadıkları için <b>dik durmayı başarır</b>. Çünkü böyle insanlar, <b>“tanı</b><b>kl</b><b>ığı</b><b>”</b> bir yükümlülük olarak görür ve bunu hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde gönül coğrafyalarını mayalamaya, anlam haritalarımıza değer katmaya ve bu hâlleriyle de son nefeslerine kadar yürek fetihlerine devam ederler. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><span style="background:white"><span style="color:black">Öyle ya, yaşaması bile kendinden olmayanın sahipliği <b>ne kadar sahicidir ki</b>? Aldığı nefesi bile ödünç olan, verdiği nefesi de emanet veren nasıl olur da <b>sahiplik davası güdebilir ki?</b> </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Bu yüzdendir ki,</b> <span style="color:black">kendisini dünyanın kurucusu ve efendisi olduğuna, değer yargılarının <b>tek yarat</b></span><b><span style="color:black">ı</span></b><b><span style="color:black">c</span></b><b><span style="color:black">ı</span></b><b><span style="color:black">s</span></b><b><span style="color:black">ı</span></b><b> </b><span style="color:black">olduğuna inandıran mütekebbir aklın ortaya koyduğu </span>hazcı ve hızcı akıl; değerleri de bu değerleri yaşatmaya çalışanları da <b>düş</b><b>man olarak</b> algılıyor ve onlara karşı geceli gündüzlü bir savaş veriyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Üstelik bu savaş, “<b>kölesi haline geldiğimizi</b>” ısrarla zikrettiğim elimizdeki ekranlar marifetiyle hayatın her alanında mevcut.  Zira, bu savaşın arkasında yatan temel neden <b>“ş</b><b>ahit olma”</b> fikriyatının <b>yok</b> edilip <b>“sahip olma”</b> hırsının tetiklenmesi ve kapital dininin varlığını sürdürmesine kodlanmış.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Onların bu savaştaki samimiyetine, bizim dilimizden eylemimize nakşedemediğimiz <b>sevgi, merhamet ve adalet</b> söylemlerimiz ile ilgili pasifliğimiz de <b>eklenince,</b> manevi dinamikler <b>suyun tuzu eritmesi gibi</b> günden güne eriyor ve yazık ki yine bu sayede karanlık siyahını her geçen gün biraz daha artırıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Zira gerek yerel gerekse de uluslararası bağlamda yapılan çalışmalar; maddeci değerlere çok fazla odaklanan insanların zamanla tatmin duygusunu yitirdikleri, diğer insanlara oranla daha mutsuz oldukları, ilişkilerinde çok daha değişik sorunlar yaşadıkları, daha fazla alkol ve madde bağımlısı olabildikleri ve özellikle de içinde yaşadığı toplumda daha az değer kattıklarını gösteriyor. <span style="color:black">En net ifade ile “<b>kimli</b></span><b><span style="color:black">ğ</span></b><b><span style="color:black">imi kaybettim, hükümsüzdür</span></b><span style="color:black">” tablosu yani. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Zira akıl, hayatın anlamına ulaşmak adına <b>“araç”</b> olmaktan çıkıp <b>“amaç”</b> olunca, hayatın tüm sırrı da anlam derinliği de kayboluyor. Sonuçta da ortaya <b>ya akılsız kalpler ya da kalpsiz akıllar</b> çıkıyor. Çünkü akıl kalple, düşünce ise duyguyla çatışıyor. Duyguda birlik olmayınca da toplum adım adım <b>kalbiyle akledebilme yetisini kaybediyor</b>. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Kalp ile akledebilme yetisini yitiren bir toplumda da <b>pek tabi ki</b> değerler bir türlü dikiş tutturamayacak, birbiriyle ahenkli bir değerler sistemi varlığını sürdüremeyecek ve ahlaki körlük karanlığın siyahını artırmasına seyirci kalacaktır. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Biz bugün neden bu haldeyiz, karanlık neden her geçen gün siyahını biraz daha artırıp bizi ruh köklerimizden çok uzaklara fırlatıp kendimizi unutturuyor, vicdanlarımızı kanatıyor <b>anlaşılıyor mu biraz?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Çünkü hayatlarımıza <b>ancak akledebilen kalplerle</b> bir <b>anlam duygusu</b> katabildiğimiz zaman daha sakin, daha huzurlu, daha farkında yani eskilerin deyimiyle <b>“mutmain”</b> bir yaşam sürebiliyoruz.  </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Çünkü biz manevi masumiyetimize yapılan saldırılarla yetinmeyi unuttuk. Değeri fiyata tercih ettik ve en acısı da sadece bir gölgelik olan bu şahitlikte sonsuzluk sevdasına kapıldık!</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Bu yüzden</b> insanlar artık birbirlerini dinlemeye giderek daha az vakit ayırıyorlar. Maddiyata dönüşmeyen, dönüştürülemeyen değerler, <b>bu yüzden</b> giderek daha değersiz addedilmeye başlanıyor ve insanlığın ortak idealleri her geçen gün azalıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Evet, eşkıya dünyaya hükümdar <b>ol(a)mazd</b><b>ı, bize böyle öğretilmişti ama</b> bizim basiretsizliğimiz ve özellikle de gayretsizliğimiz yüzünden oldu. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Ama eşkıyanın dünyasından daha küçük de olsa <b>başka bir dünya daha var</b> ki bu dünya eşkıyanın gücüne ve ele geçirdiği kudrete rağmen kişiyi <b>“evliya”</b> olmaya çağıran, yeryüzünde nefret yerine sevgi tohumları ekmeyi öğütleyen, merhametin kendinden olana değil kendinden olmayana gösterildiğinde asıl anlamını kazanacağını haykıran, adaletin tüm baskılardan kurtularak vicdanlara havale edilip amasız hale getirildiği; doğru, iyi ve güzelin üretilebileceği mayanın kökünün kurumadığını gösteren bir dünya bu. Aynıları çoğaltmaya ayrıları azaltmaya gayret edenlerin yaşadığı bu dünya, eşkıyaların dünyasına göre <b>evet daha küçük ama,</b> bu dünyadakiler ebabillerin filleri yenebileceğine inanacak kadar <b>güçlü</b>. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Peki biz bu küçük dünyaya dahil olamazsak dahi onların işaret ettiği sevgi, merhamet ve adalet yolunu yeniden nasıl bulacağız?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bence, bunun kararını verebilmek için öncelikle <b>bilmeliyiz ki,</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Bilginin erdeminden ve gücün ahlâkından yoksun</b> küresel toplum mühendislerinin dünyayı kendi heves ve istekleri uğruna istedikleri gibi dizayn etmek için her türlü tacizine maruz kalan insanlığın kurtuluşu; <b>gücün sözünde değ</b><b>il, sözün gücündedir</b>. Yani eylemlerimiz ile ruh katacağımız <b>söze, güç vermeliyiz</b> ve kelimelerin şahı olan ilahi hitabın insanlığa <b>son seslenişi</b>; her türlü yolla anlamı çalınan hayata, anlamını yeniden iade etmeli. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu sayede de araçlarla amaçların yer değiştirdiği, hakkın gücünün değil gücün hakkının hakimiyeti eline geçirdiği ve zihinlerimize modern olarak kodlanan dünya, ilahi hitabın inşa ettiği kişilerce yeniden dizayn edilmeli ve doğaya meydan okuyan, onu yok eden değil, onunla diyalog içinde onun dengesini koruyacak bir tasavvur inşa edilmeli. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Elinden, dilinden, belinden sadece insanların değil; hayvanların, bitkilerin, hatta cansızların dahi zarar gördüğü <b>haddini ziyadesiyle aş</b><b>m</b><b>ış</b> ve azmış olan insan türünün yerini, <b>“haddini ve kadrini bilen”</b> ilahi hitabın ihya ettiği insan modeli almalı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Zira <a name="_Hlk89445345">k</a>ayıp insanın <b>yeniden bulunuş</b><b>u</b> ve insanlığın <b>yeniden ihyası</b> ancak İlahi beyanın inşa ettiği bir tasavvur ve akla sahip şahsiyetler eliyle kurulan bir dünyada mümkün olacaktır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu olmadığı, olamadığı takdirde kılavuzu karga olanın konacağı yer bellidir ki bugün bunun sancısını hem yerelde hem ulusalda hem de ulus ötesinde çok bariz bir şekilde herkes çekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">İşte <b>bu yüzdendir ki</b>, bugün insanlık davasını yüreğine yük edenlerin, zamanın taşkın ve kirli sularında bir saman çöpü gibi akıntıya kapılıp gitmemeleri ne kadar önemliyse, hadiselere seyirci kalarak hayatın kıyısında <b>yaş</b><b>amamalar</b><b>ı</b><b> da</b> o kadar önemlidir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Öyleyse diyebiliriz ki, kendini bilmezlerin çirkinleştirdiği bir dünyayı, yalnızca kendini bilenler güzelleştirecektir. Çünkü dilindeki manzumeleri hayatına nakşedemeyenin inancı <b>yüreğine yüktür</b> ve koşulsuz bir sevgiyi, katıksız bir merhameti ve amasız bir adaleti yaşamayan, yaşatamayan bir inanç; beden ülkesinin başkenti olan yürekte <b>hâkim değil, mahkumdur!</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">O vakit (bence) bugün <b>bize düşen şey</b>; kendi zaman, mekân ve şuurunun farkında insanlar olarak; akıp gelen tarihe, aidiyete, haysiyet ve medeniyete ait ortak akıl ve vicdanın savunucusu bireyler olarak, <b>ağlamaktır.</b> </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Evet evet <b>yanlış</b> okumadınız. <b>Ağlamalıyız!</b> </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Üstelik, insanın insani tarafının küçülüp beşerî tarafının büyüdüğü bu kirli çağda bu öyle bir ağlama <b>olmalıdır ki;</b> anladığımız, hissettiğimiz, dahası yaşadığımız belli olsun. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu öyle bir ağlama <b>olmalıdır ki</b>; karaya oturtan inanç gemimizi yüzdürecek su yükselsin. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bu öyle bir ağlama <b>olmalıdır ki</b>; belki samimi akan gözyaşlarımız, birilerinin çöle dönmüş yüreğine rahmet sağanağı gibi iner de acımızı birazcık olsun hissederler ve o acıyı onlar da yüreklerine dert ederler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%"><b>Unutmayalım ki</b>, biz, kendi küllerinden bir kez değil, birçok kez yeniden doğan bir dünyanın çocuklarıyız.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Farkındalık temennisiyle!</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/haz-ve-hiz-cagi/180/</link>
<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 12:36:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DİN(İ)DAR</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kendini, <b>muhafazakâr</b> ya da başka bir deyimle <b>mütedeyyin</b> olarak tanımlayan kesimle ahlâk kavramı arasındaki uçurum kapanmadıkça, sanırım hem kendi nefsim hem de bu kesimle mücadelem <b>hiç bitmeyecek</b> ve gerekirse son nefesime kadar bu konudaki haykırışımı sürdüreceğim. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira yeryüzüne iyiliği, sevgiyi, merhamet ve adaleti tesis etmekle mükellef kılınmış ve bu mükellefiyeti ömürlerimize yük, yüreklerimize dert etmiş Müslümanlar olarak dünyada olup biten her kötülüğün üzerinde <b>parmak izlerimiz olduğunu</b> düşünenlerdenim. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ama<b> </b><i>-başta kendi nefsim olmak üzere</i><b>-</b> öyle bir algıya sahibiz ki, kelime-i şehadet getirip yeryüzüne şahit olmak için geldiğimizi kabul etmekle birlikte, kendimizi “<b>kurtulmuş</b>” olarak vehmetmemiz <b>yetmiyormuş gibi</b>, ahlâk kavramının bu şahitlik ikrarı ile birlikte verilmiş “<b>bedava</b>” bir yazılım olduğunu sanıyoruz. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu algı yanılması da, ne yazık ki <b>“inanan”</b> kesim ile ahlâk arasındaki uçurumun gün geçtikçe daha çok derinleşmesine sebep oluyor ve biz yaşam konforlarımızdan taviz vermediğimiz için, karanlık siyahını günden güne daha çok koyulaştırıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Peki neden?</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sanırım “<b>neden</b>” sorusunun cevabına geçmeden önce,  aslında “<b>din</b>” kavramının tanımını <b>iyi yapmak</b> gerekiyor. Çünkü zannımca andığım sorunların ana kaynağı, bu kavramın tanımının <b>iyi yapılamamasından</b> kaynaklanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Toplumsal kültürün gölgelediği yahut küllendirdiği anlam sapmalarını silip, berrak bir tanıma ulaşmak için de; İlahi hitabın bu konudaki <b>sosyolojik </b>bakışına odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira kalbimizle aklettiğimizde görüyoruz ki; ilahi hitap, ayet diye andığımız işaretler boyunca <b>farkında bir toplum ve diri bir bilinç inşa etme</b> amacını taşımaktadır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu nedenle olsa gerek, insanlık tarihi boyunca toplumsal yaşamın en önemli belirleyicisi din kurumu olmuş ve din kavramı aynı zamanda her çağda toplumun <b>temel hareket kaynağı</b> olarak belirmiş; bu dinamizm de din kavramının bütün toplumsal hareketlerin, siyasal düşüncelerin ve ideolojik kavgaların <b>merkezinde yer almasına</b> sebep olmuştur. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Peki, nedir din?</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Arapça lügatlere baktığınızda çok fazla anlama gelen din kavramını, ben bugüne kadar kullanılagelmiş bütün anlamları da ekleyerek, hep bir <b>“yaşam biçimi”</b> olarak okumayı tercih ettim. Bu genel tanımı doğru kabul edersek diyebiliriz ki, <b>bir kişinin ya da toplumun dini dilindeki değil, yaşamındakidir</b> ve kişi veya toplum nasıl yaşıyorsa dini de odur. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Din kavramını bir <b>“yaşam biçimi”</b> olarak algılayıp, bu algıyı ilahi hitabın “…<b>iyi bilin ki, gerçek din yalnızca Allah’ındır </b><i>(Zümer,3)</i><b>”</b> hükmü ile kıyasladığımızda; zannımca din denen kavramlar bütününün asıl gayesi de ortaya çıkmış oluyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü ayette anılan <b>Allah’ın dini</b>nden kasıt, yaratıcı kudretin kurduğu, sürdürülmesini istediği düzendir ve bu düzen, <b>hiç kuşku yok ki</b> fıtrat dediğimiz <b>varoluş yasasını</b> işaret etmektedir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Öyleyse diyebiliriz ki; <b>ilahi hitabın andığı din,</b> yaratıcı kudrete ‘<b>teslim’ olmaktır</b>. Bu yüzden olsa gerek İslâm kavramı, zaten ‘<b>teslim oluş’ </b>anlamına gelmekte olup, Müslüman ise ‘<b>teslim olan’</b> kişidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yani “<b>ben Müslümanım</b>” diyen kişi; büyük bir ülkü, ideal ve adanmışlığın adı olan İslam dinini kabul etmekle, Allah’ın koyduğu temel yasalara “<b>teslim” </b>olup; ilahi beyanın “<b>darüsselam</b>” olarak andığı yeryüzü cennetini, bütün yaratılmış için inşa etmek adına yürek teri döken kişi haline gelir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İşte bizim, yazımın başında andığım <b>“kurtulmuşluk”</b> vehmimiz ve ahlâk kavramımız ile aramızdaki uçurumun gün geçtikçe derinleşmesinin altında yatan sebep de, bence Müslüman tanımını bu şekilde <b>yapamıyor oluşumuzdan</b> kaynaklanmaktadır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira “<b>şahitlik ederim ki</b>” ikrarıyla adım atıp müntesibi haline geldiğimiz İslam gibi mümbit bir yaşam biçimini; kendi algı yanılmalarımız, yaşadığımız çağın ısrarla dikte ettiği haz, hız ve ayartıcı güçlerin etkisi veya kapital dinine iman ederek artık birer tüketim robotu haline gelmemiz gibi sebeplerle <b>sahipliğe çevirme</b> uğraşında çabalıyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu çaba, bugün özellikle kendini <b>“dindar” </b>olarak tanıtan kesimde, ilahi hitabın da deyimiyle <b>Allah’a din öğretme</b> küstahlığına <i>(Hucurat,16)</i> kadar varıyor. Ben ise yıllardır bu kesimi <b>“dindar”</b> olarak anmak yerine <b>“din-i-dar”</b> olarak zikretmeyi tercih ediyorum. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Evet “<b>din-i-dar</b>” diyorum!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü İlahi hitap din denen yaşam biçimini “<b>orta yol</b>” olarak tarif ederken; din-i-darlar bu yolu aşırılığa taşıma, bu aşırılığı <b>“din”</b> olarak sunma gayretindedirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, dini bir “<b>barış düzeni</b>” olarak tanımlarken, din-i-darlar kendinden olmayan, kendisi gibi düşünmeyenleri “<b>öteki</b>” ilan edip bu ayrıştırma üzerinden <b>din üzerinden </b>ayrıştırmalar yaparak<b> Allah’a yaranma</b> küstahlığı içindedirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, dini bir “<b>sevgi kaynağı</b>” olarak nitelendirirken ve <i>“birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız”</i> nebevi ikazıyla <b>iman dahi</b> bu “<b>sevgi şartına</b>” bağlanmışken, din-i-darlar kendileri gibi inanmayan veya yaşamayan herkese sözüm ona <b>Allah adına</b> nefret beslemekte ve bu nefretle insanlık dışı en esef verici işlerin faili olabilmektedirler. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, “<b>dinde zorlama yoktur</b>” diye ferman ederken, din-i-darlar din uğruna her türlü baskı ve zulmü gerçekleştirebilmekte, yeryüzünü <i>‘kendinden olmayan’</i> yaratılmışa cehennem ederek ötelerde cennet hayali kurabilmektedir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, sınırsız düşünme ve akletme yetisi bağışlayarak <i>yaratan kudreti dahi</i> inkâr edebilme özgürlüğünü verirken, din-i-darlar adeta Allah’ın günah veya sevap tahsildarı kesilerek inanmayan herkesi “<b>Allah düşmanı</b>” ilan edebilmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, insana son nefese kadar “<b>tövbe</b>” imkânı tanımışken, din-i-darlar yine aynı küstahlıkla kendisi gibi inanmayan, giyinmeyen, düşünmeyen, davranmayan herkesi “<b>ateş ehli</b>” olarak etiketleyebilmekte, hatta bir tık yukarı çıkıp <b>“katl-i vacip”</b> fetvası verebilmektedirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, 75 ayetle direk, yedi yüze yakın ayetle ise dolaylı olarak akla atıf yapıp aklın önemine işaret ederken ve dahi <i>“aklını kullanmayanların üzerine iğrenç bir pislik yağdıracağını</i> (<i>Yunus,100</i>)” beyan ederken; din-i-darlar aklı önemsizleştiren çağlar ötesinden gelen donuk yorumları sözüm ona din adına, üstelik zaman üstü sayan bir anlayışla savunabilmektedir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, yaratılan her canlının canının “<b>aziz</b>” kılındığını ve kişilerin manevi kimliklerinin bile ilahi bir koruma zırhı altına alıp gıybet gibi bir günahı dahi “<b>kardeş etini yeme</b>” olarak tanıtırken; din-i-darlar yine sözüm ona din uğruna her türlü şiddetsel eylemi mübah görebilmekte, hatta inanmayanların canına ve dahi ırzına <b>din adına</b> kastedebilmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, yeryüzünde kurulmasını işaret ettiği ve “<b>darüsselam</b>” olarak andığı dünya cennetini “<b>öteki</b>” ile birlikte inşa etmenin yolunu açmak adına “<b>birlik ve beraberlik</b>” çağrıları yaparken; din-i-darlar “<b>ötekine rağmen</b>” ve sadece kendilerinden olanlarla bir cennet hayali içindedirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap, dinin evrensel olduğunu, zaman ve mekân fark etmeksizin bütün insanlığa hitap ettiğini işaret ederken; din-i-darlar anlaşılamaz bir ısrarla, dini mahalli bir algıya hapsederek, <b>“Allah sadece bizim”</b> sanrısı içinde ömür tüketmektedirler. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitap; yoksulluğu yok etmeyi, sosyal adaleti hâkim kılmayı, özgürlük ve dayanışmayı yaygınlaştırmayı, sömürüyü silip atmayı amaçlarken; din-i-darlar yardım edilmiş ve yardım edilmesi gereken yoksulları, zenginlerin vicdanlarına havale etmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi hitabın ahlâkını övdüğü son nebi, gelmiş geçmiş en büyük devrimci iken; din-i-darlar tarihin ve belli bir coğrafyanın bir kesişim noktasında takılıp kalmış ve oradan nakledilen değerleri muhafaza etmenin derdinde kıvranmaktadırlar. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi beyan, din dediği yaşam biçimini hayatın tüm alanlarında yaşanması gereken değerler bütünü olarak anlatırken; din-i-darlar, bu değerler bütününü belli zaman dilimlerine, yünlü seccadelere, bonusu bol gecelere sığdırmaya çalışmaktadır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi beyan, din denen değerler bütününden güç alarak “<b>Müslümanım</b>” diyen her kişinin yaşadığı çağa koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adalet gibi değerleri taşımakla mükellef olduğunu fısıldarken; din-i-darlar yaşadığı çağa bu değerlerle şekil vermek yerine kapital dinine iman etmiş bir halde yaşadığı çağın şeklini alırlar. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sayısını </span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">sayfalarca, hatta biraz olsun yürek teri dökebilirsek belki de ciltlerce <b>artırabileceğimiz </b>bu zıtlıklar zincirine baktığımızda <b>görüyoruz ki;</b> din-i-darlar bir ezber üzerinden yaşıyor ve hayata </span><span style="background:white"><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ilişkin her durumu da tabiatıyla bu ezber üzerinden, <i>üstelik hiç düşünmeden</i> karara bağlıyor; kendilerini '<b>aydınlanmış</b>', kendileri gibi düşünmeyenleri de '<b>cahil</b>' kabul ediyorlar. Onlar; her daim ve <i>tartışılmaz biçimde</i> haklı, onlar gibi düşünmeyen diğer herkes ise haklılığını her gün ispatla mükellef hale geliyor. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="background:white"><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Durum bu olunca da, bizi ruh köklerimize bağlayan bağlar zayıflıyor. Din denen değerler bütünü, nebevi bir ikazla “<b>güzel ahlâk</b>” olarak tanımlanmış olmasına rağmen, ahlâk ile aramızdaki uçurum, gün geçtikçe derinleşiyor. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="background:white"><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü </span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">inandığımız veya inandığımızı iddia ettiğimiz değerleri birkaç kelimeyle özetleme, onları bir zihin hapı, bir akıl drajesi haline getirerek pratize etme gayretleri, o değerlerin kısa zamanda ruhsuz klişeler haline gelmesine yol açıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ama biz buna rağmen meraklarımızın bile sıradan hale geldiği, dini meselelere dair kavrayışlarımızın birtakım dünyevi kriterlerle yoğrulduğu, meselelerin uhrevî boyutlarının neredeyse tümüyle ihmal edildiği bir inanç kültürünü aramızda dolaştırıyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kör bir inat ve acınası bir aldanışla; yaşamı yeme, içme, uyku, üreme ve ölümden ibaret gören; nezaketin, zarafetin, bilgeliğin, hayatı güzelleştiren sırların peşine düşecek hevesi çoktan geride bırakmış; her kötü giden şeyden, her eksik bırakan çözülüşten, her doldurulamaz boşluktan hep “<b>başkalarını</b>” sorumlu tutmayı alışkanlık edinmiş bir insan tipi de bu algıyla hızla yayılıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu yüzden de yazık ki bu çağ</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">; insanların sadece en çok konuştuğu bir çağ değil, aynı zamanda birbirini en az anladığı, birbirini en az dinlediği, birbirine can kulağını en az verdiği bir çağ aynı zamanda. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Etrafınızdaki insanlara azıcık kulak verin</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">; hemen herkesin en büyük derdinin kendini ifade edememek, dinleyecek birini bulamamak, anlaşılmamak, yanlış anlaşılmak, meramını bir türlü anlatamamak, iletişim kuramamak, yalnızlıktan kurtulamamak olduğunu göreceksiniz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Peki, neden bu yalnızlık?</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bence bireyi parçası olmakla anlamlı olduğu toplumun içinden kopararak tarif eden modern kültürün sebebiyet verdiği bir sonuç bu.  Zira insanlar çekim gücüne kapılıp <b>oradan oraya sürüklensin diye</b> bir yerlerde kurgulanan bütün moda ve trendler, insanın <b>kendini başkalarına beğendirme gayretlerinden</b> besleniyor. Böyle olunca da eldeki tüm imkânlar insanın kendi egosuna hizmet eder hale geliyor. Herkes kendi egosunu beslediği ve kendi doğrularını parlattığı için de <b>yalnızlık ve anlaşılamamak kaçınılmaz olu</b>yor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Tam da bu noktada dinin özüne, ahlakına, maneviyatına, fikriyatına uzak duran, ancak kişiliğine bir metafizik derinlik katmak için dinle arasında bir sempati bağı bulundurmak isteyenlere lafım yok.<span style="background:white"> Zira bugün arz ettiğim gibi </span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">herkesin öfkeyle, ihtirasla, hınçla savunduğu kendi gerçekleri var artık. </span><b><span style="background:white"><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ancak,</span></span></b><span style="background:white"><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> d</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ini kendi bütünlüğü içinde kabul etmeye pek yanaşmayan ama hayatını büsbütün ''<b>dinsiz</b>'' de bırakmak istemeyen bizlerin, yoğurduğu bu yeni inanç tasarımlarımız; yazık ki özünde teslimiyet taşımayan, daha ziyade dini kendi kabul edebileceğimiz kalıplar içine sığdırmaya, orada şekillendirmeye çalışan birtakım algılama biçimlerimizle kendimize ve özellikle de <b>yeni yetişen nesle onulmaz zararlar veriyor. </b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira yüzyıllardır toplumsal yaşamımıza yön veren kadim ölçülerin kaybolmaya yüz tuttuğu, din üzerinden hemen herkesin <b>aynaya bakma ihtiyacı hissetmeden</b> konuşabildiği; modernlik olarak tabir edilen tüketim ve sahip olma hırsının insanda yaptığı ağır tahribatların birer acıklı tablo olarak gözle görülür hale geldiği <b>bu paslı iklimde</b>, dini (<i>yukarıda andığım gibi</i>) kendi fikir yürütmelerine indirgemeye çalışan pek çok iddia sahibi var ortalıkta ve bunların pek çoğu, asırlar boyunca kimsenin düşün(e)mediği şeyleri düşündüklerini zannediyor. </span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">Çünkü insan denen varlık, ilahi bir in</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">ş</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">a projesi olan vahiyle ili</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">ş</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">kisini yüzeysel tutmu</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">ş</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">sa, yaşamla ili</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">ş</span></span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""><span style="color:black">kisi de yüzeysel kalmaya mahkûmdur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Aslında biraz kitap karıştırsalar söylediklerinin hiç de yeni olmadığını, tarih boyunca böyle pek çok iddianın <b>hem de daha teşekküllü bir biçimde</b> dillendirildiğini ve tüketildiğini rahatlıkla görebilecekler ama önce <b>cehaletlerinin farkında olmaları</b> gerekiyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sonuç olarak…</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Mademki</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> i</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">man dediğimiz değerler bütünü, insan</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">n Allah’la güvene dayal</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> sözle</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ş</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">mesi ve bir öksüzün tertemiz vicdanından insanlığa yayılan ilahi hitap ise, hayat</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> bu sözle</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ş</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">meye uygun bir yolculu</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ğ</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">a dönü</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ş</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">türmeye söz vermi</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ş</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> Müslümanın yol haritas</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">dır; </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İ</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">slam gibi hayat</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">n tüm alanlar</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ı</span><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">ndan kendine has sözü olan kâmil bir inanç sistemini yaşamımızın tümüne koşulsuzca yaymayı ömrümüze yük etmek ve tüm yaratılmışı koşulsuz bir sevgi, katıksız bir merhamet ve amasız bir adaletle kucaklamak borcundayız. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü yaşadığımız anı idrak edebilmek, dünya denen imtihanın belki de en önemli aşaması ve biz belki de <b>bu idrake eremediğimiz için</b> bugünü beklerken dünü kaçırdık, yarını beklerken de bugünü kaçırıyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Oysaki, her şeyi yerli yerine koymak için <b>tek imkânımız aldığımız şu nefesten ibaret</b>; o nefesin öncesi kaybolup gitmekte olan bir hatıra, sonrası sadece bir ihtimalden ibaret.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Farkındalık temennisiyle. </span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/din-i-dar/179/</link>
<pubDate>Mon, 09 Jan 2023 15:03:21 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SAF TUTMAK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnsanların hep cahilliğinden şikâyet eder; yazılarımı, bilmek ve öğrenmek üzerine kurarım. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnsanların, değişimi, gelişimi önemlidir, çünkü insanlar; bilir, öğrenir, üretirse, değişir, gelişir, uygarlaşır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ne kadar bilgi o kadar medeniyettir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Medeniyetin olmadığı yerde, huzur, barış, gelişme olmaz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sizler de kabul edersiniz ki, bilgili insanlar değiliz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İşin garip yanı, bilgisiz olduğumuzu da bildiğimiz yok.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilgisizliğin hüküm sürdüğü bir cahiliye dönemi ile karşı karşıyayız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Biliyorum diyenler, bildiğini sananlar, aslında hiç bilmiyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kimsenin bir şey bildiği yok.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocukluktan beridir, okumuşların çok bilgili olduğunu sanırdım.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşluk önem arz ederdi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Onlara saygı duyar, onlar gibi olmak isterdim.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Zaman içinde öğrendim ki, okumuşlar da bilmiyormuş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilmedikleri bilgi için de kendilerince saf tutuyorlar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Taraftar mantığı ile bakıyor meseleye…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Haklı haksız; doğru, yanlış aramıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İşin bilgi kısmına bakmıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Toplum kamplara ayrılmış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İkiye bölünmüş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yanlış da yalan da olsa kendi adamının, kendi yandaşının, kendi mahallesinin söylediği bilgiyi doğru kabul etmiş.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilginin doğruluğunu arayan yok...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kimin söylediği önemli…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bizden mi, onlardan mı?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuş cahillik…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ha okumuş!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ha okumamış!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Garip bir durum var, ortada…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşluk, doğruya doğru, eğriye eğri diyebilmeyi gerektirir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuş; kimin, neyi, nasıl yaptığına bakmadan, yapılan işin doğruluğuna, eğriliğine bakıp, meseleyi bilimsel bir temelde değerlendirip, sonuca bakıp, doğruya doğru, eğriye eğri diyebilmelidir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir okumuşu, cahilden ayıran da budur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Saf tutmak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Taraf olmak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Cahil insanların davranış tarzlarıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Cahiller için, yapılanın doğruluğu, yanlışlığı önemli değildir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kimin yaptığı önemlidir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Onlar için iyi kötü kavramları, tuttukları safa göre değişir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Hem cahilliğe tepki gösterip hem de cahil insanların aynı tavır ve davranış şeklini göstermek, bir okumuştan beklenen bir davranış şekli değildir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Maalesef ülkenin okumuşunun pozisyonu budur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir saf tutma hezimeti alıp başını gitmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Doğrular, yanlışlar birbirine girmiş, neyin doğru neyin yanlış olduğu anlaşılmaz olmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Cem Karaca’nın, “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” şarkısı ne kadar anlamlı:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“Yol dediğin yol gibi</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ulaşmalı bir yere</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Biz dön baba dönelim</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Geliyoruz aynı yere</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu döngü kısır döngü</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Başı var da sonu yok</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dönüyorum dönemiyorum</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sonunda bir çıkış yok.”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Tam bizi anlatıyor, saf tutalım da ne olursa olsun…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Safımız belli olsun! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/saf-tutmak/178/</link>
<pubDate>Mon, 02 Jan 2023 13:25:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İLLE DE SANAT!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İsterseniz söze Atatürk’ün sanatla ilgili söylediği sözlerle başlayalım: </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">» Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz fakat sanatçı olamazsınız.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Atatürk, sanatın ve sanatçının önemini çok iyi bir şekilde anlatmıştır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Sanat ve sanatçı ile ilgi söylenecek çok şey vardır...</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Büyük düşünürlerin, felsefecilerin, sanatçıların sanat ve sanatçı ile ilgili sözleri şöyledir:</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Güzel bir resim, iyi bir arkadaş gibidir. Eşlik eder, rahatlatır ve ilham verir. Hedy Lamarr</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><a name="_Hlk122866206"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">»</span></span></a><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black"> Sanatın ve özgürlüğün şerefine içiyorum. Bu harika serüvenin hiçbir zaman bitmemesi dileğiyle… Jason Mraz</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanat, bir şeyi yoktan var edip, satmaktır. Frank Zappa</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil. Anton Çehov</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanatta şart yoktur çünkü sanat özgürdür. Wassily Kandinsky</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><a name="_Hlk122866565"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">»</span></span></a><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black"> Ulusal sanat ve ulusal bilim yoktur, ikisi de tüm üstün ve yüksek değerler gibi, tüm dünyanın malıdır. Johann Wolfgang Von Goethe</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı. Albert Camus</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Bir ülkede, akıl ve sanattan çok maddi servete kıymet verilirse bilinmelidir ki orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır. </span></span><em><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="font-style:normal">Friedrich</span></span></span></em><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="float:none"> Nietzsche</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanat eserleri, bir medeniyeti sonraki nesillere anlatan şahitlerdir. E. G. Benite</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Bilim ve sanat uzun, ömür kısadır. Hipokrat </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Bilim ve sanat, takdir edilmediği yerden göç eder. İbn-i Sina</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">İlle de sanat…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Dünya sanatın üzerine kurulmuştur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Sanatın olmadığı yerde yaşam da olmaz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><a name="_Hlk122890779"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">»</span></span></a><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black"> Ne kadar sanat o kadar yaşam! G. Yıldırım</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Sanatsız bir toplum, yaşamı olmayan bir toplumdur. G. Yıldırım</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Yaşam eşittir sanat. G. Yıldırım</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Toplumsal veriler, yaşamda sanatın ve sanatçının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black"> İlle de Sanat!</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Festivaller, şenlikler, sergiler, konserler, fuarlar…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Tiyatrolar, sinemalar, gösteriler, söyleşiler, dinletiler…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Yaşamın var olduğunu göstermek için değil mi? </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Dinlediğimiz bir müzik, baktığımız bir resim, okuduğumuz bir kitap…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">İnsan olduğumuzu hissettirmiyor mu?</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">“Düşünüyorum öyleyse varım!”</span></span> <span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Descartes</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Düşündüren, güldüren, hüzünlendiren, sevindiren, coşturan…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Sanatın ta kendisidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">» Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın. Tolstoy</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Başkalarının acısı duyabilmek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">İnsan olmak, demektir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black"> İnsan olabilmek sanatla mümkündür…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">Sanat yoksa aslında insan da yoktur…</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="color:black">İlle de Sanat!</span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/ille-de-sanat/177/</link>
<pubDate>Mon, 26 Dec 2022 10:09:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KELİMELERİN GÜCÜ AŞKINA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Siyer kitaplarında geçen bir hadisedir;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Alemlere rahmet olan, henüz gelmiş bir sureyi Kâbe’nin önünde kimin okuyacağını sorar. Sahabenin <b>“İslam’ın evi”</b> adını koydukları “<b>Erkam’ın Evi</b>”nde hazır bulunanlar arasından ince bir ses yükselir:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Ben okurum ya Rasulallah(sav)!”</span></i></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu sesin sahibi, dev imanıyla <b>ters orantılı</b> cılız bir cüsseye sahip olan Abdullah b. Mes’ud(r.a.)’dur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Soru ikinci, üçüncü kez tekrarlanır, fakat her seferinde ondan başka kimsenin eli kalkmaz. Sonunda İbn Mes’ud(r.a) çok istekli olduğu bu <b>“ilk”</b> için Hz. Peygamber(sav)’den izni koparır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ortalığın en kalabalık olduğu bir vakitte de Kâbe’ye gider ve başlar ilahi ikazları okumaya.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Rahmani nefesin açıktan okunması, Mekke’nin putperest oligarşisi üzerinde soğuk duş etkisi yapar tabi. İnsana insan kalmanın yol haritasını sunarak gerçeklere işaret eden “<b>Kur’an okumak</b>” gibi masum bir eylemi, “<b>meydan okumak</b>” olarak algılarlar. Zira ilahi hitabın muhatabını yüreğinden sarsan mucizevi etkisinden korkarlar. Çünkü okunan bu hitabın cazibesine kapılmamak elde değildir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ama onlar dinlemek yerine duydukları korku ile ilahi hitabın sesini sözüm ona bastırmak için şamata çıkarır, gürültü patırtı yaparlar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Okunan ayetlerin şokundan ilk çıkan; bölgenin ticaret hacmi en yüksek şehri olan Mekke’de, ticaret tekelini elinde bulunduran ve ilahi hitabın “<b>Yeda Ebu Leheb”</b> olarak andığı bir avuç seçkinden biri olan <b>“Ebu Cehil”</b> lakaplı Amr b. Hakem olur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira okunanların etkisini çevresindeki simalarda görmüş ve telaşlanmıştır. O telaşla da İbn Mes’ud(r.a)’un üzerine yürür ve o naif bedene tekme tokat girer.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ama İbn Mes’ud (r.a), ağzı yüzü kan revan, soluğu kesilinceye kadar ona atfedilen görevi sürdürür. Zira <b>sözün gücünün gücün sözünden üstün olduğunu</b> fark etmiş; Mekke’nin putperest oligarşisinin ilahi hitap karşısındaki acziyetini ayan beyan görmüş; sözün güç karşısında bu kadar etkili bir silah olduğunu yaşayarak müşahade etmiştir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kaynakların aktardığına göre İbn Mes’ud(r.a), daha sonra o kanlı günü anlatırken şu çarpıcı tespiti yapacaktır:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Müşrikleri, hiç o günkü kadar acziyet içinde görmemiştim.”</span></i></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Tarihin bağrından koparıp getirdiğim bu yaşanmışlık sizde nasıl bir <b>farkındalık sağladı</b> <b>bilmiyorum ama</b> bence tam da burası vahyin inşa ettiği bir şahsiyetin “<b>acziyet”</b> tasavvurunun <b>alkışlanması gereken yerdir! </b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira vahyin ayet ayet inşa ettiği bu akla göre <b>acizlik;</b> şiddete maruz kalmak, sopa yemek, ağzı burnu dağıtılmış olmak <b>değildir.</b> Tam aksine şiddet haberlerini ardı ardına okuduğumuz bu paslı iklimde “<b>aciz kalmak”,</b> söyleyecek sözü olmadığı için güç kullanmak; sözün gücünü gücün sözüyle bastırmaktır. <b>Çünkü</b>, söz aklın ürünü, güç kasın ürünüdür. Akıl sadece insanda, güç de en çok hayvandadır!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Evet!</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kelimelerin gücü ile tanıştığım ve en çok da İlahi kudretin dahi kelimelerin gücünü kullandığını keşfettiğim günden beri <i>(ki bu yaklaşık 20 yılı aşkın bir süreye tekabül ediyor)</i> insanları <b>hep harflere benzettim.</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Başta içinde doğup büyüdüğümüz aile, kültürünü yudumladığımız toplum, ilke ve ülkülerini amaç edindiğimiz coğrafya ve en nihayetinde de kâinat ise, bu harflerin yazıldığı birer kitap olarak belirdi zihnimde.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sessiz harflerin gereksiz olmadıklarını, zira kâinat kitabında <b>hiçbir şeyin sebepsiz yaratılmadığını</b>; sessiz harfler olmadan sesli harflerin de sadece bir ünlem ifadesi olmaktan öteye geçemeyeceğini, ancak sesli harflerin <b>“olmazsa olmaz”</b> olduğunu idrak ettiğim son on yıldan beri de özellikle İslâm kimliğine bürünen veya öyle olduğumuzu sanan bizlerin tıpkı İbn-i Mesud(r.a) gibi hep <b>sesli harf olması gerektiğini</b> savundum.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> evrensel olduğunu beyan eden ilahi çağrı, tüm kutsal metinlerde aynı ahenk ve uyarılarla kâinat kitabına sevginin, merhametin, şefkatin, empatinin, nezaketin ve sanırım en çok da adaletin <b>ancak sesli harflerle yazılacağını</b> defaten haykırıyor. Sesli harf olmak ise ancak dinamizm ile <b>yani</b> her konuda <b>“aktif”</b> olabilmekle mümkün olabiliyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu aktifliği de pek tabi ki <b>bugün bize yazık ki kodlandığı gibi</b> salt belirli zaman dilimlerine sıkıştırılmış dinsel ritüellerle veya kutsallık gömleği giydirilmiş kavramlarla <b>değil,</b> hayatın soluk alıp verdiğimiz <b>her alanında</b> yaşama geçirmek gerekiyor!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İşte bizim sınıfta kaldığımız yer <b>bence tam burası</b>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü <b>“inandım ve kurtuldum”</b> sanrısı, kültürünü yudumladığımız toplumsal öğretiler tarafından bir <b>“kurtulmuşluk vehmi”</b> içinde benliğimize zerk ediliyor. Bu vehme kendimizi kaptırdığımız andan itibaren de kendimizi İslâm’ı kabul eden birer <b>“seçilmiş”</b> olarak gördüğümüzden, ilahi hitabın ısrarla <b>‘bizi bize çağıran’</b> <b>“ey iman edenler!”</b> çağrılarının hep <b>“inanmayan tayfaya”</b> hitap ettiğini düşünüp, parmağımızla hep muhatabımızı işaret ediyor, sağa sola bakmayı tercih ediyoruz!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Oysa ki, “<b>idrak, tekrar ve ısrarda gizlidir”</b> uyarısınca ifade etmek gerekir ki;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Biz <b>“seçilmiş”</b> falan değiliz. Kurtulmuş hiç değiliz.  </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Tam aksine biz, bizzat <b>kendi hür seçimimizle</b> kâinat kitabına sevgiyi, merhameti ve adaleti yazmayı <b>kabul etmiş</b> ve bunu da şahitlikle <b>beyan etmiş</b> sesli harfleriz. <b>Bu yüzden de</b> (hüsnü zannımca) bu kabulün sorumluluğunu <b>yüreğimize yük ederek</b>; kâinat kitabına yazabildiğimiz sevgi, sunabildiğimiz merhamet ve tutunduğumuz adaleti nakşedebildiğimiz kadar <b>kurtulabiliriz!</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Farkında mısınız bilmiyorum</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> ama bence <b>bunu başaramadığımız için</b> hal ve ahvalimize, sağlığımıza, gelirimize, yaşam konforumuza, güvenliğimize, güvenilirliğimize ve toplumsal yapımıza dair <b>şikayetlerimiz</b>, elimizdeki imkânlara oranla her geçen gün azalacağına aksine ters bir orantı ile artıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Göz ve gönüllerimiz, her geçen gün artan bir hızla kendimizden başka bir şey görmese ve <b>“neden?”</b> sorusuna verilecek cevaplar kişiye, sosyo-ekonomik duruma, bilinç ve alınan eğitime göre değişiklik gösterse de ortaya çıkan cevapların temelindeki <b>“ortak payda”</b> net bir şekilde benliğimize çarpıyor;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bir toplum ürettiğinden fazlasını tüketiyorsa, aradaki farkı kapatmak için mutlaka bir şeylerden ödün vermek zorundadır.</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Öyle ya,</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Tüketimin semirdiği ve sahip olma hırsının her geçen gün envai çeşit araçlarla pompalandığı bir toplumda üretim yerine tembellik ön planda ise,</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">O toplumun lokomotifi olan genç kuşak, ekonomik bağlamda işsizlik ve üretim; gelecek bağlamında milyon çeşit kültürel saldırılarla kökünden koparılıyorsa,</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Kafir”</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> diye nitelendirdiğiniz elin oğlu, yedi yirmi bir mesai içinde <b>“samimi”</b> bir şekilde <b>çabalıyorken;</b> en çok televizyon izleyen, internet başında sabahlayan ülke sıralamasında ön sıraları hiçbir ülkeye kaptırmadan, bırakın toplumu ve insanlığı kendisine bile faydası olmayan eğlence ve bilumum çeşit haz, hız ve ayartıcı güçlere teslim ıvır zıvırla gecesini geçirip, gündüzünü ise uykuyla geçiren <b>“gece kuşu”</b> bir gençlik sahibi iseniz,</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Emin olun ki</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">, o toplum ve dahi toplumun içinde yaşayan bireylerin başta her kesim ve gruba kanser hızıyla bulaşan ahlâki zaaflar olmak üzere türlü zilletlere düşmesi kaçınılmazdır ve <b>bugünkü resmin bütünü sadece bundan ibarettir!</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Lafın özü… </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Madem ki</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> İslâm iddiası içindeyiz; doğrularımızı yeterli görüp yanlışlarımıza sırt çevirmek gibi <b>bir lüksümüz yok</b>.  Çünkü, ortalık <b>yangın yeri iken</b> sadece <b>“yangın var”</b> diye bağırmak yetmiyor. Her birimiz imkanımızca, çabamız ve tabi ki nasibimizce bu yangına su dökmekle, bu ateşi söndürmekle mükellefiz! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira hep arz ettiğim gibi <b>“Müslümanlık, insanlığın annelik makamıdır”</b>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu makamın <b>erincinde</b> olarak; kimsenin geçmişine, etnik kimliğine, inancına, yaşam tarzına bakmadan, <b>“ötekileştirmeden”</b> <b>“gel el ver ülkemizi daha ileriye taşıyalım”</b> diyecek bir anlayışa; ideoloji eksenli <b>‘biz ve onlar’</b> ayrımını bir tarafa bırakıp evrensel değerler çerçevesinde toplumun bütün kesimlerini içine alması gereken yeni bir <b>‘biz’</b> bakışına ihtiyacımız var.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu bakışın toplumun bir kesiminin yenildiği, başka bir kesiminin kazandığı ya da bunun bir partinin kazancı veyahut kaybı <b>değil</b>; ülkenin kazancı veyahut kaybı meselesi olduğu fikrini hepimiz içselleştirmek; bunun <b>‘sen-ben’</b>, <b>‘biz ve onlar</b>’ üzerinden yürütülen bir kavga <b>değil,</b> hepimizin geleceği meselesi olduğunu idrak etmek zorundayız.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu idrak içinde de sahip olduğumuz manevi mirasın zenginliği içinde düşmanına sövmemek için bahane arayan gönüllerimiz, dostunu sevmek için <b>bahanelerin peşine düşmeyecek</b>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahi rahmetin inayetiyle gözlerimizdeki gaflet perdesi kalkacak ve birbirimizin ağzının kenarlarından süzülen kardeş kanlarını seyredebileceğiz. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Biz bu rahmeti nakşedip “<b>güzel</b>”liği yaymaya çalıştıkça da kendi çirkinliğimizi fark edecek, böylece de kendi güzelliğimizin sarhoşu olmaktan vazgeçeceğiz. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çirkinliğimizi fark etmek bizi güzelleşmenin yollarını aramaya sevk edecek; sahiplik arzumuz sorumluluk ihmâline dönüşmeyecek.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İçimiz ve dışımız arasındaki muazzam irtibat ve ahenge <b>yeniden</b> kavuşacağız. Nazarımızı “<b>ortak güzelimiz</b>” olan ülkemize çevirdikçe dışımızda olan biteni net görebilme kabiliyetimiz artacak. Onardığımız her değerimizle birlikte irfânımız dirilecek, izânımız şahlanacak, insafımız <b>yeniden</b> aramıza dönecek.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Perde inen gözlerimizle sadece kendimizi değil zengin mâzimizi, istikbâlimizi, son bir umutla bize dikilen mazlum gözleri, bizim kim olduğumuzu hatırlamamız niyâzı ile göğe açılan elleri göreceğiz. Kim neyi beklerse beklesin, neyi isterse istesin, kim hangi dertle kıvranırsa kıvransın bizim umudumuz, duamız, böylelikle <b>'daha güzel, daha yaşanılır, daha eşit bir dünya</b>' inşa etmek olacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu yüzden de onun hatırı, öbürünün sözü, diğerinin tehdidi, berikinin ırkı, filanın hayâli, falanın planı için değil; ülkemizin yarınları için, yaşanabilir bir dünya için <b>“buradayız</b>” diyeceğiz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yine <b>annelik makamının</b> bilinci içinde <b>kabul edeceğiz ki</b>; sadece başörtülüsü, sakallısı, cübbelisi, namazlısı, ağzı dualısı evlat değildir. Mini eteklisi de evlattır, ayyaşı da evlattır, berduşu da evlattır, katili de evlattır, zanisi de evlattır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü Hz. Âdem; hem Kabil’in babasıdır hem de Habil’in. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Hayır Kabil katildir o benim evladım değil” diyebilir mi? <b>Demez, diyemez!</b> </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İşte bu yüzden biz de <b>diyemeyiz, dememeliyiz!</b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira inandığımızı iddia ettiğimiz kutsallar; hatalı, eksik, yanlış, sapmış, şaşırmış kişiler için onlara <b>“düşman ol, yok et, ötekileştir, dışla”</b> demez. Bu kutsalların temelinde yok etmek yoktur, yaşatmak vardır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu yüzden de <b>“onların yaptıkları yanlıştır, o yanlışlara düşman ol ve hatası, yanlışı ne olursa olsun onu şefkatle kucakla, hâl diliyle doğruyu göster, umulur ki doğruyu bulur”</b> diye fısıldar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">İlahlık iddiasında bulunan <b>“Firavun’a bile yumuşak davran”</b> diye emreden Yaratıcının ahlâklandırdığı Alemlere rahmet olanın, Taif günü <b>“gazap”</b> yerine <b>“rahmeti”</b> tercih etmesinin de; Mekke’nin Fethi’nde onlarca yıl ona zulmedip yerinden yurdundan edenleri affedip gönülleri fethetmesinin de altında yatan sır sadece budur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Katılırsınız katılmazsınız <b>benim bu konudaki akidem nettir</b>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bizler madem ki Alemlere rahmet olarak müjdelenen bir önderin ahlâkının varisleriyiz; tıpkı onun gibi, karşımızdakinin fikri, zikri, rengi, ırkı, ideoloji ve düşüncesi ne olursa olsun her hâlimizden sevgi pınarları akmalı, her davranışımız insanlara merhameti, kardeşliği <b>anımsatmalı ki</b> yaşadığımız çağa olan borcumuzu ödeyerek burada ektiğimiz bu tohumların gölgesinde ötelerde dinlenebilelim.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Farkı fark edebilme temennisiyle!</span></b></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/kelimelerin-gucu-askina/176/</link>
<pubDate>Thu, 22 Dec 2022 11:24:32 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AMA'SIZ ANCAK'SIZ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Günlerdir ülke, altı yaşındaki çocuğun evlendirilmesini konuşuyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bir tarikat lideri, altı yaşındaki kızını, 29 yaşındaki bir tarikat üyesi ile evlendiriyor, bir gazeteci, bu olayı ülkenin gündemine taşıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Ülkede yer yerinden oynamıyor…   </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Akıl alacak gibi değil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Kız çocuğu altı yaşında…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Düşünün altı yaşında…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Daha bebek…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Nasıl bir vicdan, nasıl bir ahlak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Çok korkunç…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">İğrenç…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bana göre bırakın on sekiz yaşını, otuz yaş bile olgunluk yaşı değil.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Altı yaş; çocuğun, bebeklikten çıkıp, etrafı tanımaya çalıştığı yaştır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black"> Nasıl bir vicdandır ki, bir baba, bir anne kendi elleri ile altı yaşındaki bebeği bir erkeğe verir ve o erkek, altı yaşındaki bebekle evlenmeyi kabul eder.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Ne diyeceğimi bilemiyorum…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Kelimeler kifayetsiz kalıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir iğrençlik yoktur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Adını koyamadığım vicdan yaralayıcı cinayetler bunlar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Ortaya çıkmayan, gündeme düşmeyen, medyaya konu olmayan buna benzer daha kaç olay yaşanmaktadır bu ülke?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Düşündükçe insanlığımdan utanıyorum…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">İsyan ediyorum…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Altı yaşındaki bir çocuğun, evlendirilmesi ile ilgili gazeteler ne yazmış diye bakıyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Köşe yazarlarının yazılarını okuyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Okuyucu yorumlarını bakıyorum…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">İnanır gibi değil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bazı köşe yazarları tarafından olay sahiplenilmiş, “Deli bizim delimiz” demiş, “Sizde de var!” denilerek, olay normalleştirilmeye çalışılmış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Utanmasalar, “Ne var bunda! Aile içi bir mevzu, size ne!” diyecekler…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">İnsanın kanının çekildiği…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Tüylerinin diken diken olduğu…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">İnsanın insan olmaktan utandığı, İnfial hali…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bu kadar net!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bu sapkınlığın başka bir açıklaması yok! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Müslüme’yi hatırlar mısınız?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Müslüme kaybolmuş, arama, kurtarma çalışmaları sonuncunda; 2,5 yaşındaki Müslüme’nin cesedi, evlerinin 7 kilometre uzağında dağlık bir alanda bulunmuştu. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Yapılan otopsi sonucu, Müslüme’ye tecavüze edildiği tespit edilmişti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Şüpheli olarak, Müslüme’nin dedesi gözaltına alınmıştı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Gerisini anlatmaya gerek yok…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Buna benzer daha bir sürü olay hatırlatılabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Yazılabilir, çizilebilir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Ne desek boş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bu bir insanlık suçudur…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Bu suça ortak olmayalım!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Sessiz kalmak suça ortak olmaktır!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Hep birlikte sesimizi yükseltelim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="color:black">Amasız, Ancaksız… </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/ama-siz-ancak-siz/175/</link>
<pubDate>Mon, 12 Dec 2022 09:16:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KÖY OKULLARI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Daha önce mi konuşmak gerekirdi köy okullarını, bilmiyorum ama konuşmanın zamanı çok da geçmiş değil; çünkü ülkenin bir türlü çözmediği, yıllardır bir sorun olarak hep ortada durduğu, bir konudur köy okulları. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Muhalefetin gündeme getirmesiyle, çok önceden kapatılan köy okulları, tekrar gündeme geldi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Köy okulları tekrar açılsın!” dendi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hükümetin ani bir kararıyla, köy okulları yeniden açıldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Her bir köyde okul olacak, öğretmen o köye ışık saçacaktı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Beklenti buydu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Mantıken de doğruydu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitime dışarıdan bakan, konuya çok hâkim olmayan, çok eskilerde köylerde yaşamışlar için, köylerdeki kapanmış okulların tekrar açılması memnuniyet verici bir gelişmeydi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hükümete karşı kazanılmış bir zaferdi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"> Oysaki gerçekte durum hiç de öyle değil...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Köy okullarının yeniden açılmasının eğitime bir katkısı yok…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Olmaz da...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Devlete büyük bir ekonomik külfet...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenlere eziyet…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğrenciye haksızlık…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Neden mi?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Taşımalı eğitimle köy çocukları bir merkeze toplanıyor, müstakil sınıflarda bu çocuklar eğitiliyordu. Böylelikle, köy çocukları hem kaliteli bir eğitimden yararlanıyor hem de taşıma merkezlerinde sosyalleşiyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İşin maliyeti düşünüldüğünde, taşımalı eğitimin maliyeti de çok düşüktü.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Servis aracı artı yemek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Devlet, büyük maliyetten kurtulmuş, kendince bir sistem oturtmuştu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimde ciddi bir mesafe katetmişti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hükümet ani bir kararla bu yoldan döndü.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kaseti başa sardı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sekiz yıllık eğitimden vazgeçilip, tekrar eski sisteme döndüğü gibi…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hükümetin aldığı bu kararla, taşıma merkezindeki okullar da dâhil tüm köy okulları birleştirilmiş sınıf uygulamasına geçti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kısacası, yıllardır, birleştirilmiş sınıf uygulamasını sonlandırmak için verilen mücadeleden tam sonuç alındı derken, köy okulları yeniden açılarak, birleştirilmiş sınıf uygulaması sorunu tekrar başladı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenler, köylüye ışık olur mu?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenin köyde kaldığı yok.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmen köylüyü görmüyor…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eski çamlar, çoktan bardak oldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Her şey değişti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Adı üzerinde köy okulları, birleştirilmiş sınıf uygulaması.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Böyle bir sistem dünyanın hiçbir ülkesinde yok…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Dört sınıf bir arada…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tek öğretmenle…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Olacak iş değil…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir an önce birleştirilmiş sınıf uygulamasından vaz geçilmelidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Köy çocuklarına iyi bir eğitim; taşıma merkezlerindeki okullarda, müstakil sınıflarda mümkündür.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Birleştirilmiş köy okullarında değil!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">    </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/koy-okullari/174/</link>
<pubDate>Mon, 05 Dec 2022 09:56:33 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇAĞIN MOTTOSU</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sağlıklı olarak dünyaya gelmiş bir çocuk düşünelim. Açlık çekmiyor ve sadece hastalandığında tedavi olmak için değil, daha anne karnına düştüğü andan itibaren düzenli bir sağlık hizmeti alıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Daha üç aylıkken annesi mevcut yaşam koşullarından kaynaklı çalışmak zorunda olduğu için ondan koparılıp anneanne, babaanne, bakıcı ya da kreşe emanet edilmiyor. Yaşının gelişim özelliklerine uygun ve kamusal bir hak olarak bir plan dahilinde ihtiyaçları karşılanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Okul çağı geldiğinde nitelikli ve bilimsel bir eğitim hizmetine “<b>bedelsizce</b>” erişiyor. Sınav yorgunu olmadığı için, yaşadığı dünyayı yaşına uygun olarak derinleşen bir şekilde anlama imkanına sahip olarak hayatının her safhasını, özellikle de çocukluğunu doya doya yaşıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yaşı büyüdükçe insanlar arasında renk, dil, cinsiyet, mezhep, sınıf gibi ayrımların ‘<b>pompalanmadığı’</b> bir ülkede nefes alıp verdiğini öğreniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Eğitim hayatının sonunda; edindiği mesleğini veya yeteneklerini, yaşıtlarının önüne geçip iş sahibi olmak için değil, öğretilen değerlerin ışığında yeşerdiği ve bu değerlerin göğsünden süt emerek ruhunu beslediği için toplumun ihtiyaçları için kullanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çalışmanın, üretmenin, işe yaramanın ‘<b>bedensel bir engeli olmadığı sürece’</b> her insan için <b>hem hak hem de yükümlülük olarak görüldüğü</b> bir toplumda yaşıyor. Kendi türü dışındaki canlıların doğanın bir parçası olduğu ve onların da yaşam haklarına saygılı olması gerektiğinin farkında.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Değer görmek, değer vermek, kendi türü içinde eşit olmak, paylaşmak, dayanışmak gibi <b>‘insanı insan yapan’</b> vazgeçilemez değerleri yalnızca hayallerinde görmüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Toplumu ayakta tutan en önemli unsur olan <b>adalet</b> kavramını, sadece kitaplardan veya uygulan(a)mayan hukuk metinlerinden okumuyor. Bunların bizzat içinde yaşıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Hal böyle olunca insan ilişkileri de doğal olarak <b>başkalaşıyor</b>. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ne maddi olarak kendisine muhtaç gördüğü <b>"çaresize"</b> diklenebiliyor; ne de yaptığının cezasız kalacağı güveniyle hareket edebiliyor. Çünkü içine kodlanan vicdan çipi, yüreği için bir pusula işlevi görüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu pusulanın rehberliğinde; bir nesneyle, bir insanla veya başka türdeki bir canlıyla, sahiplik üzerinden ilişki kurmuyor. Zira içinde yaşadığı koşullar buna gerek ya da fırsat bırakmıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yaşadığı ülkede temel ihtiyaç kalemlerinden tutun da kültür ve sanata kadar nitelikli her türlü hizmete erişimi asgari seviyede de olsa mümkün. Üstelik bunun için bir metropole sığışmak zorunda da kalmıyor. Çünkü tüm bu hizmetler aynı nitelikte ülkenin her yanına ulaşmış durumda. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ulaşım hizmetlerinde insanların leblebi gibi öldüğü; ihmal, denetimsizlik ve liyakatsizliklerin adına kader dendiği; deresine, tepesine, havasına, suyuna zehir akan bir coğrafya çok eskide kalmış. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bir avuç sömürücü muktedirin <b>“istihdam sağlıyor”</b> diye kutsandığı zamanlar geçip gitmiş. Zira insanın ve doğanın zenginlikleri, patron sınıfının hükümranlığından çıkarılıp planlı ve programlı bir şekilde <b>bütün topluma</b> tahsis edilmiş. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Makul bir mesai süresince ve insani koşullarda <b>hayatta kalmak için değil</b> toplum için çalışıp, üretiyor. Yaşadığı çağa olan borcunun erincinde biri olarak hedefi, kendinden sonraki nesle güzel bir gelecek bırakabilmek! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çalışma dönemi geçip de yaşın ilerlemeye başladığı dönem geldiğinde ise, her türlü ihtiyacın yine kamusal olarak giderildiği, mali yük olarak görülmeden ve toplumdan dışlanmadan yaşanacak uzun <b>"emeklilik"</b> yılları başlıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yaşam süresinin bilimsel planlamalar ışığında uzadığı, olur da salgın filan yaşanırsa ilk gözden çıkarılan topluluk olarak görülmeyeceğin zamanlardan sonra yaşam döngüsünün tamamlandığı bahtiyar bir ölüm ile de arkasında <b>“hoş bir sada”</b> bırakarak dünya sahnesini kapatıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Şimdi soruyorum:</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu saydığım koşullarda cennet yaşanmaması mümkün mü? </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ya da böylesi bir coğrafyada kötülüğün hüküm sürmesi ve siyahını günden güne artırmasının imkân ve ihtimali var mı?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Hayır”</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> dediğinizi duyar gibiyim! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ama, özellikle de <b>kayıtsızlığın</b> değdiği hemen her şeyi taş yığınına çevirdiği ve yaşantının cılızlaşarak anlam derinliğini günden güne yitirdiği <b>bu çağda, </b>tüm bu saydıklarımın <b>“ütopik bir kurgu”</b> olduğunu biliyorum. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Ancak</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">, inandığımızı iddia ettiğimiz kadim değerlerin ve ilahi öğretinin <b>“darüs-selam”</b> dediği barış ve esenlik yurdunun işaret ettiği dünya, <b>tam da andığım gibi bir dünya</b> ve bu dünyanın inşa edilmesi için iman iddiasındaki her birey bunun için görevlendirilmiş, böylesi bir dünyanın inşası için ısrarla bilinç ve farkındalığa davet edilmiştir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu yüzden de hep söylüyorum</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">; iyilik ve güzellik bu dünyanın <b>mayasıdır!</b> </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bugün, yeryüzünün hemen her bir karesinin masumiyeti, bizim yapıp ettiklerimiz nedeniyle kirlenmişse de dünya er ya da geç asli mayası olan iyilik ve güzelliğe dönecek; bunu engellemeye de <b>hiç kimsenin gücü yetmeyecektir</b>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Evet, kabul etmek gerekiyor! </span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kötülüğün siyahı karşısında yüreklerimizin direnişine en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde <b>görüyor ve anlıyoruz ki</b>; ihanet ve kötülük Kabil’den beri pusuda bekliyor ve insan hayatının kutsallığına kast ederek bizim pasifliğimiz yüzünden zulmünü icra ederek karanlığın siyahını artırıyor!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü bugünkü yaşam gailesi ile birlikte modern çalışma düzeni ve kültür emperyalizmin (teknolojik erkleri de arkasına alarak) kurduğu <b>arzu ve</b> <b>algı imparatorluğu</b> sayesinde, insan ruhu aslından adım adım uzaklaştırılarak <b>‘en kaba tabirle’</b> emilip posaya çevriliyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yaşadığımız çağda nerdeyse tüm dünyayı dizayn eden ve <b>bilginin gücünü elinde tutan</b> muktedirler; bunu başardıkları ve <b>‘yaşamı yaşam kılan’</b> asli değerler çok hızlı bir şekilde asimile edildiği için de bugün mutluluğun kaynağı veya <b>hayatın anlamı</b> deyince aklımıza sadece <b>sahip olduğumuz maddi değerler</b> geliyor. Zihnen köleleştiğimiz için de sahip olduğumuzu sandıklarımızı <b>bir yaşam vererek</b> satın aldığımızın ama bu alışverişin aleyhimize olduğunun yazık ki farkına dahi varamıyoruz. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü, çağın benliklere diretilen <b>mottosu belli</b>;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">“Zamanını, emeğini, yürek terini hatta ait olduğun köklerle beslendiğin ruhunu sat! Bu alışverişin karşılığında; büyük büyük evlerin, arabaların, sayısını senin bile unutacağın eşyaların olsun!”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu hırs nedeniyle, bugün eskiye oranla ulaştığımız maddi refah, bizim için bir mutluluk parametresi olarak görünüyor <b>ama gelin görün ki</b> içimizde bir yerlerde derin bir anlam açlığı ile <b>yaşan(a)mayan bir hayatın</b> eksikliği <b>hep var</b>. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü, başımızdan aşağı sürekli imgeler yağan ve kronolojik zamanın biyolojik saatleri hızla çevirdiği bu paslı iklimde, baş döndürücü bir değişimin rüzgarları; bize ait olan, bizi ruh köklerimize bağlayan ‘<b>ne varsa’</b> önüne katıp götürüyor ve yaşadığımız bu hız, artık köklerimize tutunmamıza dahi engel oluyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sohbet ve makalelerimde ısrarla anıyorum;</span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Daha fazla güç, daha fazla iktidar, daha yüksek mevkiler, daha çok para ve mal, daha fazla alkış hırsı içinde bir başkasının acısına kanamayı bıraktığımız ve o acıya bigâne kaldığımız gün, biz <b>“bizi”</b> yitirdik. Toplumun yazık ki ruh köklerinde var olan “<b>öteki”</b> kavramını kucaklamak, ötekine rağmen değil öteki ile birlikte cenneti inşa etmekten vazgeçtiğimiz gün, bize ait olan değerlerimize “<b>gönül birliği</b>” içinde selâ okuduk. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Beslendiği kadim değerleri ve karanlığına ışık tutacak eşsiz tarihine rağmen dünyayı değiştirecek takati kendinde bulamayan; gücü elinde bulunduranların yaptığı salvoları korku içinde izleyip geri çekilmekten, kendi içine daha da bükülmekten öte savunma öğren(e)meyen günümüz insanı, kendine biçtiği değerler ile hayatın dayattığı gerçekler arasındaki uçurum açıldıkça da, açılan boşluğa adım adım keder damıtıyor artık. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu yüzden belki bedenlerimiz birbirine <b>değiyor ama</b> çabuk tatmine ayarlı <b>“yeni dünya düzeni”</b> karşısında kalpleri ve ruhları <b>“insanlık namına”</b> ortak paydalarda buluşabilen insan sayısı, çok ama çok az artık. Bu azlar da yazık ki tarihte olduğu gibi <b>“yalnızlığın”</b> yazgısını yaşıyorlar. Tek başınalığın makus kaderini soludukları için de; kibre karşı tevazuyu, sığlığa karşı derinliği, bencilliğe karşı diğerkâmlığı, hasede karşı dayanışmayı, hıza karşı yavaşlığı, yalnızlığa karşı yarenliği ve som akla karşı gönlü inşa etmekte yetersiz kalıyor, doğrularda kalabalıklaşamıyorlar. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Peki, yazının başında andığım bir dünyayı inşa etmek yani cenneti burada kurmak gerçekten hayal mi? Biz o tabloyu gerçekten bir “hayal” olarak mı görmeliyiz?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bence hayır!</span></b> </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü bu işin çözümü çok zor değil!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Sözünü ettiğim tabloya ulaşmak ve yaşadığımız çağa kalbimizin rengini sunmak istiyorsak; tıpkı bir pergel gibi, bir ayağımız 1500 yıl önceki kadim değerlerden güç alacak; öbür ayağımız ise insan kalabilme çabası uğruna son nefesine kadar yürek teri dökecek.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bunu yapabildiğimiz vakit </span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">böylesi bir dinamizm, bizim ne 1500 yıl önceki değerlerde çakılı kalmamızı sağlayıp göğsünden süt emdiğimiz çağa yabancı bırakacak (Taliban örneğinde olduğu gibi) ne de bugün İslam iddiasında olmamıza rağmen yaşadığımız çağ bize ve yaşamlarımıza şekil verecek. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Çünkü, bir ayağımızı sabit tuttuğumuz ve <b>insanlığın insan kalma mücadelesinde</b> kadim bir dinamizmi fısıldayan o değerler, yaşadığımız çağa o insani değerleri aşılamamıza ön ayak olacak ve kuşandığımız değerler hal dili ile etrafımız karanlıksa bir güneş gibi ısıtacak, soğuksa aynı şekilde bu misyonu yüklenerek ısıtacaktır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Yani çözüm açık!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kalben geçmişten beslenmek, içindeki karanlıkları bu sayede aydınlıklara boğmak ve insan kalma mücadelesinde ilk insandan son insana var olması gereken değerleri soluklamak; zihnen ise kalbinden aldığın o besini yaşamına ve çağa yaymak! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bu sayede de <b>“eşref”</b> olma ve Müslümanlık sıfatıyla verilen şerefi kazanmak uğruna <b>darüs-selam</b> olarak işaret edilen dünya cennetini, üyesi olduğun ailenden başlamak üzere adım adım toplumda yaratabilmek!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bizim takıldığımız, sınıfta kaldığımız ve başaramadığımız yer, <b>tam da burası işte! </b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Zira kalbimiz geçmişten beslenmiyor, çünkü ilk emir <b>“oku”</b> olmasına rağmen <b>okumadığımız için bilmiyoruz</b>. Öğrenmek gibi bir yürek ağrımız da yok! Çünkü duyduklarımızın bilgisi bizi tatmin ediyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Kalbi beslenme sağlıklı olmadığı için; dil söylese de kelime, davranışla ruh kazanmıyor ve dolayısıyla zihin de değişmediği için <b>çağa şekil vermek yerine</b> çağın şeklini alıyoruz!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Lafın özü,</span></b><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif""> sözünü ettiğim dünyanın inşa ve ihyası için; dini duyarlılığını dünyevi ikbali için vasıta kılmayan, ancak dinsel terminolojinin işaret ettiği ahlâki zekayı besleyerek dünyasını anlamlandıran <b>“farkında”</b> kişilere ihtiyacımız var! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Bugün farkındalığımızı yitirsek ve tarihsel belleğimiz bizim için hamasi duygulardan öteye geçmese de bu toprakları yüzyıllar boyunca mayalayıp diri tutan şey <b>ahlaki sorumluluk, bilinç ve duyarlılıktır</b>. Zira o tarihsel belleğin bize bir miras olarak sunduğu kadim değerlerde <b>“bireyden topluma”</b> bir rehabilitasyon söz konusudur ve din denen kavram, sadece bir dünya tasavvuru <b>değil,</b> aynı zamanda kişinin kendi iç dünyasına çeki düzen vermesi için vardır! </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-family:"Palatino Linotype","serif"">Farkındalık dileklerimle!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/cagin-mottosu/173/</link>
<pubDate>Fri, 02 Dec 2022 16:55:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BU ÜLKENİN OKUMUŞU</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Her yazımda, her konuşmamda, her sohbet ortamlarında bilginin, birikimin öneminden bahseder, okumayı, okumuşu kutsar; bu ülkenin kurtuluşunun okumuş insanların çoğalması ile mümkün olabileceğini anlatır dururum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir cahille bir okumuş bir değildir, derim.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Aysun Kayacı, katıldığı bir televizyon programında, "Benim oyumla çobanın oyu bir mi?" demişti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu sözleri çok fazla tepki çekmiş, siyasal iktidar ve seçmeni Aysun Kayacı’ya çok sert tepki göstermiş; Aysun Kayacı’nın ekranlardan silinmesine neden olmuştu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Aysun Kayacı, okumuşluğu kutsamış, cahilliği aşağılamıştı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Rektör yardımcısı, profesör ne demişti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sebahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Bülent Arı, "Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor, ben her zaman cahil halka güvendim."</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu sözler de Bülent Arı’nı koltuğundan etmişti. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bülent Arı, okumuşu aşağılamış, cahilliği kutsamıştı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kim ne derse desin…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu ülkenin okumuşu ile okumamışı arasında çok da bir fark yok desem!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Biliyorum, büyük bir tepki gösterecek, “O kadar da değil!” diyeceksiniz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnanın, öyle…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşla, okumamışın arasında çok da bir fark yok.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Aynı davranış tarzı, aynı bakış açısı ve aynı düşünce yapısı…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ha okumuş ha okumamış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Benim için, okumuşluk; okumuş kişi için bir referanstır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ön kabulümdür…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Toplum için de okumuşluk, bir referanstır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İlk çağlardan beri okumuş, bilgili, birikimli; ahlaklı, faziletli sayılır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşa saygı duyulur, el üstünde tutulur…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öyledir de…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ülkemizdeki okumuşların birçoğunun tavır ve davranışı bir tuhaf…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Toplumdaki olumsuz diye atfedilecek bir sürü davranış, okumuşa zuhur etmiş durumda…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sanırsınız ki, okumuş değil de cahil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yanlış mı düşünüyorum? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çok mu abartıyorum?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Hiç de değil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnanın fazlası var…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşların birçoğunun maalesef durumu bu!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Neresinden tutarsanız elinizde kalır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okumuşların, birçoğu…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ben merkezli ve faydacı…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bencil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilgisiz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilgiden bir haber…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ahlak değerlerden çok uzak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Böyle bir okumuş profilin insanlığa ne gibi bir katkısı olabilir ki?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">O kadar, okul, üniversite, eğitim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Boşa mı?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Biri bana anlatsın, yanlış nerede?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okulda mı, ailede mi, eğitimde mi, toplumda mı?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kim suçlu ya da kimler suçlu…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilmek istiyorum...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bildiğim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu ülkenin okumuşu bir garip! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/bu-ulkenin-okumusu/172/</link>
<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 12:21:20 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖĞRETMENİN SUÇU NEDİR?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Son zamanların en çok itilen, kakılan, horlanan, aşağılan, değersiz sayılan mesleğidir öğretmenlik.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kim bir eğitimle ilgili bir sorunu konuşsa, tartışsa; eğitimdeki başarısızlığın tek suçlusu olarak öğretmeni görür; çünkü kafalarda öğretmenler çoktan suçlu ilan edilmiştir.</span></span> </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hep bir önyargı hâsıl olmuştur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Optimal araştırma şirketi başkanı Hilmi Daşdemir, bir televizyon programında; “Öğretmenler ahlaklı olsa ülke bu durumda olmazdı.” demiştir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ön kabul budur…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenler, günah keçisidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Vurun abalıya misali…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hep öğretmen suçlu…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenlik; bir zamanlar el üstünde tutulan, toplum tarafından değer gören bir meslekti. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenliğe “kutsal meslek” denirdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Niye böyle oldu?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Nedenleri çok eskilere dayanır…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir sürü nedeni vardır…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Hükümet, az da olsa ÖMK ile öğretmenlik mesleğine itibar kazandırmak istedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bu olumlu bir adımdı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK, yürürlüğe girdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenlere sınav dayatıldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Haklı olarak öğretmenler bu sınava karşı çıktı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sınav, öğretmeni ölçmek için bir araç olamazdı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenlerin tüm itirazlarına karşın, öğretmenler sınava sokuldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">2004’teki gibi…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Milli Eğitim Bakanlığı, sorular çok kolay, diyerek, yaptığı sınavı meşrulaştırmaya çalıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sonuçta, öğretmenlerin gururuyla oynadı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenler kendini kötü hissetti…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sınav sonuçları açıklandığında, öğretmenler; öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen olarak ayrışacak…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenin başarısı sınavla ölçülmüş olacak…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Alınan unvanlar, öğretmenin kariyerini belirleyecek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenler kendisini daha çok kötü hissedecek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bakanlık, bu sınav; öğretmenin başarısını değil, gelir seviyesini yükseltmek içindi. Bu sınavı yapmak zorundaydık, diyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Amaç öğretmenin başarısını ölçmekten daha ziyade, öğretmenin gelir seviyesini yükseltmekse, bunun bir yolu bir yöntemi vardır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bunun yolu öğretmeni sınava sokmak değildir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">TBMM’de bir kanun çıkarır, işi bitirirsin…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bu eziyet niye?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenin suçu nedir?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ülkenin temeli öğretmenle atılır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimin temelidir öğretmen...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimde bir sorun varsa mutlaka çözümü de vardır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çözümü doğru yerde aranmalıdır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmeni sorun olarak görmek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimin daha fazla yara almasına neden olur.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimin sorunu bellidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çözümü de…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bilimsel, laik, demokratik bir eğitim hayata geçirildiğinde, eğitimde sorun kökten çözülür.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kötü öğretmen yoktur, kötü eğitim sistemi vardır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Rıfat Ilgaz şöyle söylemiştir; Kötü öğretmen, kötü öğrenci, kötü veli yoktur. Kötü eğitim sistemi vardır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sorun, eğitim sistemin kendisindedir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Öğretmenin suçu nedir? </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">    </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">     </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">  </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/ogretmenin-sucu-nedir/171/</link>
<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 11:07:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖMK'DA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenler huzursuzdu, AYM’nin, ÖMK ile ilgili verdiği kararla iyice huzursuz oldu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">ÖMK’nın iptal istemini ele alan mahkeme, Millî Eğitim Bakanlığı ile en yüksek üyeye sahip 3 sendikanın açıklamalarını sözlü olarak dinlemeye karar verdi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bakanlığın ve sendikaların açıklamalarını dinledikten sonra belirlenecek bir günde ÖMK’nın iptal istemini esastan görüşerek karara bağlayacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenler şimdi ne yapacak?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Uzman öğretmen, başöğretmen olabilmek için, gece gündüz sınava mı hazırlanacak; yoksa “AYM nasıl olsa ÖMK’yi iptal eder” diyerek, sınava hazırlanmayacak mı? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">2004’te öğretmenlere “uzman” ve “başöğretmen” unvanı verilebilmesi için 5204 sayılı yasa ile Milli Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanunu’nda değişikliğe gidilmişti. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">Bu değişikliğe, Eğitim Sen ve CHP şiddetle karşı çıktı. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">Çünkü zaten 1739 Milli Eğitim Temel kanuna göre öğretmenlik bir “uzmanlık mesleği” idi ve bu kanuna göre her öğretmen uzmandı. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">CHP, bu gerekçelerle 5204 sayılı yasanın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Anayasa Mahkemesine dava açtı. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">Anayasa Mahkemesi ise 2008/107 sayılı kararıyla ölçütlerle ilgili bazı maddeleri iptal etti.</span></span></span></span></span> </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">AYM, bu kararı sınavdan sonra verdiği için, bakanlık bu kararı uygulamadı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yazık ki ne yazık…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Aradan geçen on altı yılda değişen bir şey olmadı…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yine öğretmenlerin önüne ÖMK adı altında sınav dayatıldı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Millî Eğitim Bakanlığı, 1739 Milli Eğitim Temel Kanunu, öğretmeni alanında uzman kabul ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yanlış duymadınız…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenlik mesleğini icra eden her kişi alanında uzmandır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yasalar, yönetmelikler bunu söylüyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir çelişki yok mu bu işte…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenlerin morali, motivasyonu sıfır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yıllardır, çektikleri ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi bir de buna sınav stresi eklendi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okullarda öğretmenler mutlu değil. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kendi içlerinde ayrıştılar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çalışma barışı kalmadı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Daha nereye kadar gidecek bu iş!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir an önce Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, öğretmenin moral, motivasyonunu düzeltecek bir şey yapmalıdır.  </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenler arasında ayrışmaya neden olan bu sınavı derhal iptal etmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">ÖMK, yeniden ele alınıp, muhataplarıyla istişare edilerek, öğretmenleri memnun edecek bir şekilde kanunlaşmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenler hem ekonomik hem özlük haklar noktasında Avrupa standartlarına getirilmelidir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir mesleğin toplumdaki yerini, o mesleğin toplumdaki itibarı belirler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sosyal haklar, özlük haklar, ekonomik gelir önemlidir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bahsettiğim konularda yapılan iyileştirmeler, öğretmenleri mutlu edecek, böylelikle öğretmenlerin sorunları çözülmüş olacak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bu kadar basit…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen ayrımı, ayrıştırır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenlerin çalışma barışını bozar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Eğitimin kalitesini düşürür…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yazık ki ne yazık!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Şimdi AYM ne karar verecek? Ne zaman karar verecek?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">AYM’nin net bir karar vermemesi, işi sürüncemede bırakması öğretmenleri bunalıma soktu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmenlerin kulağı, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den gelecek iyi bir haberde.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/omk-da-belirsizlik-suruyor/170/</link>
<pubDate>Mon, 14 Nov 2022 11:52:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖMK'NiN KAHRAMANI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Her şeyde olduğu gibi toplumsal olayların da bir kahramanı vardır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Herkes bu kahramanı görür, bilir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">O kahramanı konuşur…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Özellikle siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde, sendikalarda işler bu kahramanlar üzerinden yürür.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK yani Öğretmen Meslek Kanunu’nun yasallaşması ve ardından kanun gereği, öğretmenlerin sınava tabi tutulması ve öğretmenlerin tepki göstermesi, ardından on dört eğitim sendikasının toplu iş bırakma eylemi gerçekleştirmesi…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tabii ki bununla ilgili olarak, bir sürü basın açıklaması ve eylemler…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tüm bunların bilinen kahramanı ve kahramanları sendika başkanları, sendika yöneticileri…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK ile ilgili yazanlar, çizenler… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir de siyasi partiler…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Basında gündem oluşmasını sağlayan, ardından sendikaların bir araya gelmesine öncülük eden bir kişi vardı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evet!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yanlış duymadınız…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir kişi…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK’ ye karşı tek başına başlattığı mücadele, büyüdü, kök saldı, 2 Kasım iş bırakma eylemi ile taçlandı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Hadi oradan!”</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Olur mu, öyle şey?”</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Abartmayın!”</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Mümkün değil!” </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Demeyin…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Şimşek Hoca’nın ÖMK’ nin iptali için başlattığı mücadelenin, başından beri bilfiil şahidiyim…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Hoca, ÖMK ile ilgili bir yazı kaleme aldı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK ile ilgili kaleme aldığı yazı, ulusal yayın yapan bir gazetede çıktı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yazı ülke genelinde büyük bir yankı uyandırdı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir sendika, bu köşe yazısı üzerine açıklama yapmak zorunda kaldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bu yazıdan sonra ÖMK Türkiye gündemine oturdu…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ülkede birinci günden ÖMK oldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Hoca, siyasi partileri, sendikaları, bu sürece dahil etti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Hoca, her bir sendika başkanını arayarak, sendikaların ÖMK konusunda duyarlı olması, gerekirse bir araya gelip, ortak eylem kararı almaları gerektiğini, “Bugün değil de ne zaman?” diyerek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sendikalarının ÖMK konusunda mücadele kararlılığını arttırdı.  </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK’ ye karşı sosyal medyada ciddi bir çalışma başlattı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sürekli paylaşımlar yaparak, öğretmenlerin tek ses olmaya çağırdı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Bugün değil de ne zaman!” paylaşımları sosyal medyada binlerce beğeni aldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Hoca, Ankara öğretmenevinde on dört sendikanın bir araya gelmesini, sendika başkanlarını tek tek arayarak, resmen koordine etti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Olmaz denileni oldurdu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sendika başkanları, toplantıya başlamadan önce Selçuk Hoca’ya, “emeklerinden dolayı” teşekkür etti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Toplantının sonucu hakkında Selçuk Hoca’ya bilgi verdiler.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Sonrası malum…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Herkesin bildiği şeyler…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Şimşek; ÖMK’ ye karşı, ülkenin eğitim camiasını, tek başına örgütledi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK sürecini bu noktaya getirdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Selçuk Hoca, ÖMK’ nin kahramanı değil de neyidir?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">ÖMK’ nin kahramanı Selçuk Şimşek Hoca’dır!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">         </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/omk-nin-kahramani/169/</link>
<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 10:49:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CUMHURİYET</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Neyi merak ediyorum, biliyor musunuz?</p>

<p>Başka ülkelerde de bizde olduğu kadar rejim kavgası var mıdır?</p>

<p>Aradan geçen 99 yıla karşın hale bir rejim kavgasıdır, sürüp gitmekte…</p>

<p>Cumhuriyet mi, Osmanlı mı?</p>

<p>İsterseniz, gerilere gidelim…</p>

<p>Eski tarihlere…</p>

<p>Türkler bugüne kadar, on altı Türk devleti kurmuşlar…</p>

<p>Hunlarla başlamış, Türkiye Cumhuriyetli ile sonlanmış…</p>

<p>Tabii ki!</p>

<p>Yıkılışlar, kuruluşlar kolay olmaz…</p>

<p>Sancılı olur…</p>

<p>Bu bir gerçek…</p>

<p>Bu işin doğasında vardır…</p>

<p>Yeniler ve eskiler…</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’nın yerine kurulmuştur.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti yeni, Osmanlı eskidir…</p>

<p>Yeniden, eskiden ziyade Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı arasında şöyle bir fark var:</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti, demokrasiyi; Osmanlı, monarşiyi temsil eder.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte monarşiden, demokrasiye geçilmiştir…</p>

<p>Osmanlı bir monarşi devletidir.</p>

<p>Taşıyla, toprağıyla; toprağın üstünde yaşayan insanıyla…</p>

<p>Ülke, tümden bir kişinin egemenliğindedir…</p>

<p>Daha doğrusu ülke bir kişinindir.</p>

<p>O bir kişi öldüğünde, yerine oğlu geçer…</p>

<p>Oğlu ölünce, oğluna bırakır ülkeyi…</p>

<p>Demokrasi, eşitlik, adalet, liyakat…</p>

<p>Ne bileyim işte…</p>

<p>Aklınıza ne gelirse…</p>

<p>Monarşide…</p>

<p>Yoktur…</p>

<p>Tepede bir padişah vardır…</p>

<p>Ne söylerse odur…</p>

<p>Her sözü kanundur…</p>

<p>Bu kadar…</p>

<p>Neden hala Osmanlı?</p>

<p>Anlamış, değilim!</p>

<p>Bu ülkede “yani Cumhuriyette” yoksul bir ailenin çocuğu cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, genel müdür vb. olabiliyor.</p>

<p>Bugüne kadar cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin özgeçmişini inceleyin, ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.</p>

<p>Bu ülkede hak eden, hak ettiği yere gelebiliyor.</p>

<p>Kimin kim olduğunun bir önemi yok…</p>

<p>Sınıf, zümre, ırk, din, cinsiyet ayrımı yok…</p>

<p>Eşit yurttaşlık var…</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.</p>

<p>Anayasa ile tescillidir.</p>

<p>Neresinden bakarsanız bakın…</p>

<p>Ne derseniz deyin…</p>

<p>Batı demokrasisine entegre olmuş bir cumhuriyet, çok değerli ve de kıymetli…</p>

<p>Monarşi mi, cumhuriyet mi?</p>

<p>Tabii ki, cumhuriyet!</p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/cumhuriyet/168/</link>
<pubDate>Tue, 01 Nov 2022 19:41:25 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GRUPÇULUK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Çağımızın hastalığı falan değil, çok eskilere dayanan bir hastalık...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Seksen öncesi tavan yapmış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Şimdilerde kronikleşmiş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Benim adamım…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Benim arkadaşım…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Benim düşüncem…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Benim siyasetim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Küçük olsun benim olsun…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Anlayış bu!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Hiç mesele değil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Sıkıntı yok…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Sadece acınır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Dar alanda top çevirme…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bu bir hastalık ve de kronik…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Çok tehlikeli bir hastalık…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">İç çatışmaya kadar götürür…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Büyük yarılmalara neden olur…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Büyük zararlara yol açar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Açın, bakın geçmiş tarihi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Örnekler çok fazladır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yıkım ve çöküş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Grupçular…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Umut değiller…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Güç değiller…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bir etkinlikleri, etkileri yok…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yok hükmündedirler…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Ağırlıkları cürümleri kadar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yazık…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Çok yazık…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Üzülüyorum…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Söylemde demokrat, eylemde gerici…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Hani paylaşmak, dostluk, kardeşlik, eşitlik, dayanışma…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yârin yanağından gayri her şeyi paylaşmak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bilgi, birikim…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Hak, hukuk, adalet…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bilim, fen, felsefe…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bir cahilden farkınız nedir?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Adı üzerinde grup!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Küçük bir azınlıklık bile değil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Arkadaş grubu…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Ya da fikir grubu</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Üç beş kişi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Koca şehirde üç beş kişi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Koca ülkede bin, iki bin kişi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Grup mantığı ile insanları ötekileştirmek…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Dışlamak…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, derneklerin, partilerin üç, beş kişi ile temsil edilmesi ne kadar acı…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yazıktır, günahtır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bırakın küçük hesapları…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Kin ve nefret insanı çürütür…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Yok eder…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">İnsan olun…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Tüm insanları sevin…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Umut olun, heyecan yaratın, kitleyi sürükleyin…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">İktidar olun…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Korkmayın sevmekten, sevilmekten, paylaşmaktan…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Bir olmaktan, diri olmaktan…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Gelin, çıkın küçük dünyanızdan…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Paylaştıkça büyürsünüz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Birleştikçe güçlenirsiniz…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#222222">Güçlendikçe topluma, umut olursunuz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/grupculuk/167/</link>
<pubDate>Tue, 18 Oct 2022 11:17:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HAYATTAN SONRASININ ADINI KOYMAK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Malik bin Dinar </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:#202124">Hazretleri</span></span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> anlatıyor: </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Hz. Rabia’nın yanına gittim, abdest alırken kullandığı bir kırık testiden su içerken gördüm onu. Altına da eski püskü bir hasır sermiş, bir kerpici de başına yastık yapmıştı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bunu görünce içim acıdı; </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"Ey Râbia! Zengin dostlarım var. Eğer izin verirsen senin için onlardan bir şey isteyeyim"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedim. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"Ya Mâlik! Bana da onlara da rızk veren bir ve aynı Zât değil midir?"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"Evet, öyledir"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedim. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"Şu hâlde; O, fakirleri fakir oldukları için unutuyor da zenginleri yalnızca zenginlikleri nedeniyle mi hatırlıyor ve yardım ediyor?"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"Hayır, hiç de öyle değil"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedim. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">"O, halimi bildiğine göre kendisine neyi hatırlatacağım? O öyle istiyor, biz de O’nun istediğini razı olmuş durumdayız"</span></span></span></i><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> dedi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Notlarımı karıştırırken denk geldiğim bu yaşanmışlık, işin <b>teslimiyet boyutunu</b> anlatan ve üzerinde tepindiğimiz manevi mirasın ruh köklerimize kodlaması gereken değerlerden, çok küçük bir cüz idi sadece.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak biz; bugün içinde kaybolduğumuz, dişlileri arasında ezildiğimiz tüketim çarkında bu tür misalleri anlamaktan epeyce uzaktayız. Çünkü göğsünden süt emdiğimiz kapital çağ, bize hep <b>“daha fazlasını”</b> öğütleyerek ruh köklerimize kodlanan <b>şahit olmayı, sahip olmaya çevirmek için</b> yürek teri döküyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Oysa kabul etmeliyiz ki</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> daha çok tüketim, daha çok eğlence, daha fazla refah, daha fazla konfor adına hayatını birer mutluluk sarhoşu olarak yaşayan, yaşamaya çalışan, böyle bir yaşamayı ihtirasla isteyen kitleler; aslında hayattan <b>“kendi payına düşenin fazlasını”</b> istemiş oluyorlar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Dolayısıyla kim nasip edilen rızkından daha fazlasına talipse ya da kim kendi payına düşen hayatı <b>“ölçüsüzce”</b> büyütmek istiyorsa; bilsin ki, bunu bir başkasının hayattan aldığı payı <b>“küçültmek”</b> pahasına, <b>onun hakkını gasp ederek</b> istiyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu hırsımızdan olsa gerek</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> donuk, canlılığını yitirmiş bir şuur; öğrendiğini ezbere dönüştürmüş, tekrarlara tutunarak yaşamaya çalışan beyhude kişiliklerimizle, her şey gün geçtikçe daha cilalı, daha törensel, daha laçka hale geliyor ve zengin gelenekler ister istemez cafcaflı gösterilere, kutsanmış esaslar abartılı törenselliklere, mütevazı gayeler heveskâr vasıtalara feda oluyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ama yetmiyor; bu gasp kültürü, artık <b>can almaya</b>, yaratan kudretin aziz ve mukaddes kıldığı cana üstelik artık sıradan insanlarla kastetmeye de başladı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Malumunuzdur…</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Algı krallığının tahtında oturan medya, sanki karanlık gölgelerle söz birliği etmişçesine ve bu mümbit coğrafyada <b>“sevgi, iyilik ve merhamet adına hiçbir şey yokmuş gibi”</b> hemen her gün ülkenin herhangi bir coğrafyasında ortaya çıkan bir kötüyü ve onun sergilediği kötülükleri canımızı acıta acıta, yüreğimizi kanata kanata zihnimizin derinliklerine boca ediyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kapital bir dünyada kötüyü ve kötülüğü özellikle haber unsuru yapmak istemelerinin sebebini kendi cephemde zorlansam da bir parça anlamaya çalışıyorum ama bu tür olayların birer haber niteliği taşıyıp taşımadığı konusu çok uzun sürecek bir tartışma. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Zira kötülüğü beslemekten, karanlığın siyahını artırmaktan, kamusal vicdanda onulmaz yaralar açmaktan başka bir işe yaradığını sanmıyorum bu tür haberlerin. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bakın mesela…</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Son bir hafta içinde öpmeye dahi kıyamayacağınız henüz küçücük bir çocuğumuzun karanlık eller tarafından öldürülerek battaniyeye sarılı cesedini derin dondurucuda saklayan caniler, bir şarkının sözlerini bilmediği için egosu tatmin olmayan bedbahtlarca yüzü ve boynu parçalanarak katledilen sanatçı bir baba ve onun bir ömür boynu bükük bırakılan yavrusu, son olarak da yaşlı, hasta ve biçare bir kadına üstelik özel bir hastanede uygulanan şiddetten haberdar olduk. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Tabi bunlar <b>buzdağının görünen yüzü.</b> </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kim bilir korku, endişe ve adalet kavramına karşı yitirdiğimiz güven duygusu hangi karanlık ellerin sebep olduğu hangi acıları örtüyor da bizim haberimiz olmuyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Boyutlarıyla, tahribatıyla, gönül coğrafyamızda uyandırdığı dehşet dalgalanmalarıyla elbette sıra dışı hadiseler bunlar, evet ama bu kanlı madalyonun diğer yüzünde böylesine yürek yakan şiddet gösterileriyle rahatlıkla bağdaştıramayacağımız sıradan mekanlar, sıradan zamanlar, sıradan hayatlar ve sıradan insanlar var. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü elimizdeki ve gözümüzün önündeki ekranlardan ısrarla <b>“şiddet”</b> pompalayan modernlik (!) kültürü, olgunlaşan meyvesini şiddete meyilli ve insani vasıflarını yitirmiş karakterler üzerinden <b>değil</b>, artık sıradan insanlar üzerinden veriyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Peki <b>ne oldu da</b> sıradan insanlar artık şiddetin öznesi haline geldi ve yazık ki geliyor? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Biz nasıl bir felaket yaşadık ki</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> yaratan kudret dahi kötüleri cezalandırmayı ötelere saklarken; biz, bizim gibi düşünmeyen, akletmeyen, yaşamayan, fikretmeyen herkese anında <b>haddini bildiren(!)</b> faşist zihinlere sahip olduk? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sanırım bu sorunun cevabına ulaşmak için son 30-40 yıllık <b>sosyolojik röntgenimize</b> bakmamız gerekiyor. Zira o röntgen bize zaten var olan ama 90’lı yılların başından itibaren yoğunlaşan kültürel saldırıların, zihinlerimizi hedef aldığını açıkça gösteriyor.  </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Küreselleşme adı altında ülkesizleştirilen zihinlerimizle; yaşama dair amacımızı, bize yaşamın nasıl bir ödev olduğunu fısıldayan şuurumuzu, bize insanca yaşamanın kodlarını sunan manevi dinamiklerimizi, iyi yaşamak değil ancak iyi işler yapmakla bir insanın erdemli olabileceğini ikrarla ikaz eden ruh köklerimizi düşürüp yitirdik bir yerlerde. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sadece bir kaçımız değil, (<b>başta kendi zavallı nefsim)</b> hemen hepimiz, sevgiyi ve merhameti her kesim için iktidar yapmak adına döktüğümüz yürek terimizden vazgeçtik. Sorumluluklarımızın ihmali olan bu vazgeçiş, yaşam ve zihin konforlarımızı bizler için birer tapınç nesnesi haline getirdi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Hemen hepimiz insan olmanın, insan kalabilmenin faziletlerini hemen her gün gündeme getirip en yüksek perdeden konuşuyor, okkalı cümlelerle anıyor olsak da halimiz, dilimizi yalanlar hale geldi. Nefislerimiz tabiatı gereği belki evliyalığa razı gelmedi ama vicdanlarımız da yazık ki eşkiyalığı reddedecek kadar omurgalı duramadı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Adına <b>“milenium”</b> denen ve büyük kutlamalar, şaşalı gösterilerle adım attığımız bu ölçüsüzlük çağının başından bu yana aynı hoyrat havanda dövülüp, aynı derinliksiz kalıba döküldük. Plastik kokulu bu çağın bütün öğretileri yatırımı <b>içimize değil kalıbımıza yapmamızı</b> öğütlediği için <b>“el alem ne der?”</b> putuna tazim edip sahip olma hırsı içinde insanlığımızı, fıtratımızı, tabiatımızı çağın çarkları arasında öğüterek varlık gayemizin, yaşam ödevimizin fersah fersah gurbetine düştük. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Peki üşüyen ruhlarımıza, ufka dalıp giden gözlerimize, yürek ülkelerimizdeki kavuran hasretimize rağmen bu gurbetin farkında mıyız? Yazık ki hayır!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sonradan edindiklerimizi sanki kırk yıldır bizimlermiş gibi ihtirasla sahiplenirken, dünyanın geleceği ya da insanlığın esenliği için en ufak bir kazanımımızdan, en türedi bir alışkanlığımızdan vazgeçmeyi dahi kabul ettiremiyoruz kendimize.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Zira hayata herhangi bir ekrandan, monitörden ya da tabletten bakan, sadece kulaklığındaki müziğe kulak veren, sadece futbola ya da basketbola ilgi duyan, sadece fastfood ürünlerini yenebilir bulan, hayata ve insana kapalı koca bir kalabalık suçu, günahı, yanlışı, kiri ve karanlığı sürekli başkalarında teşhis etmekle, kendini bunlardan temizlediğini zannediyor, başkasının kusurunun kendi günahını temizleyeceği vehmi içinde <b>çirkine engel olarak değil</b> ondan sadece söz ederek güzelleşebileceğini sanıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu yüzden olsa gerek; başkalarının kötülüğü üzerinden yürüyen hesapların toplamından bize hiçbir pay düşmeyebileceğini umuyor, aslında pasif iyiliğimizden beslenen kötülüklerin hemen tamamının üzerindeki parmak izlerimizi göremiyoruz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kötülerin eylemleri ile, kötülüklerin ise karanlığı ile başka kötüleri ve kötülükleri çağırdığını unutuyor; sürekli karanlığı solumanın bize aydınlığı unutturacağını atlıyor; imtiyazla elde edilmiş herhangi bir kazancın bedelinin, bir başkasının mağduriyeti olduğunu umursamıyor; fazladan tükettiğimiz bir lokmanın bedelinin, bir başka insan kardeşimizi aç bıraktığını aklımıza dahi getirmiyoruz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ama çok az bir kesim için <b>''hayat standardı''</b> sayılan bütün zamane oyuncakları, ezici bir çoğunluğu yoksul, aç, bakımsız, hasta ve mağdur kılıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Oysa ki kalp gözümüzle baksak kötülüğün boyasından, karanlığın siyahından hepimize bulaşan bir şeyler olduğunu görebilecek; kötülüğün durup dinlenmek bilmeyen dokunuşlarının yaşattığı her travmayla vicdan duvarlarımızdan birer tuğla düşürdüğünü teşhis edebileceğiz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu bakış, bizi düzelmeye bugün sanıldığı gibi siyaset, ekonomi, diplomasi, kültür, sanat, mimari, şehircilik ve çevreden değil, <b>insandan başlamamız gerektiğini</b> işaret edecek; kendi fıtratının gurbetine düşen günümüz insanının, özünden yeni bir insanlık inşa etmek üzere kendini yeniden sıranın en başına koyması gerektiğini benliğimize çarpacaktır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Herkesin gülecek bir saçmalık, konuşacak bir mavra, çevirecek bir makara, merak edecek bir acayiplik peşinde olduğu bir yerde, elinizdeki bu can yakan meseleyi, derdi, endişeyi nereye koyacaksınız; kime, nerede ve nasıl anlatacaksınız <b>bilmiyorum </b>ama bütün dünya toplumlarının, mutluluğa giden yolun tüketme özgürlüğünden geçtiğine inandırıldığı şu zaman diliminde bu vaktin çocuğu olarak bu makus gidişatın adl-i ilahi ile terbiye edileceğini bilecek kadar tarih koklamış biriyim. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü güce, zenginliğe, tartışılmaz güzelliğe, zevk ve sefaya, ölümsüzlüğe, bu dünyada sahip olunabilecek her şeye sahip olmanın <b>en tabii hakkımız olduğuna inandırılan günümüz insanı</b> dünya imtihanının güç kadar güçsüzlükle, zenginlik kadar yoksullukla, güzellik kadar çirkinlikle, zevk ve sefa kadar acı ve çileyle, hayat kadar ölümle örülmüş bir dramatik denge üzerinde yaşandığını <b>bir daha hiç hatırlamamak üzere</b> unutmuş gibi görünüyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Biz üzerimize düşeni yapıp, emanet edilen kalemi zayii etmemek adına Hz. Ömer (ra)’in <b>“Sizi hayra davet edip uyarmıyorsak bizde hayır yoktur; buna kulak verip kendinize çeki düzen vermiyorsanız sizde hayır yoktur!”</b> ikazınca anımsatalım;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Emin olalım ki</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">, sırf ölümü unutmak için kendimizi kollarına attığımız bu dünya da bir gün ölecek ve biz, bize ayrılan ömür vadesinde yaşadığımız çağda tüm yaratılmış için karşı koşulsuz sevgi, katıksız merhamet ve amasız adalete dair <b>gönül heybemize ne koyabildiğimize dair</b> çetin bir hesap vereceğiz! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">İnanmıyorsanız,</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> mezarlıklara gidin ve pişmanlığın <b>o derin sessizliğini</b> yudumlayın!</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">O derin sessizliğin içinde kaybolmuş mezar taşlarındaki biyografilere bakın, başında bir doğum tarihi ve bir de ölüm tarihi göreceksiniz. Ortada ise iki tarihi birbirinden ayıran ince bir tire var sadece! </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yani aslında peşine düştüğümüz, uğruna birbirimizi kırıp geçirdiğimiz bu dünya, doğduğumuz günle öldüğümüz gün arasına ilişen <b>o küçük tireden ibaret!</b></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Belki de eskiler, <b>sırf bu yüzden</b> gönlünün duvarına kendi ölümünün portresini asmış gibi kefenini alıp bir bohçanın içinde saklardı. Çünkü farkındalardı, fani olanın eteklerine sıkı sıkıya yapışmakla ellerine bir şey geçmeyeceğinin. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu algıyla olsun <b>bakalım mı bugün etrafımıza</b>;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Dün beraber yaşadığımız, yediğimiz, içtiğimiz, gülüp eğlendiğimiz insanların <b>kaçı bugün aramızda</b> veya kimler hâlâ bizimle birlikte, kimlerin gülümseyen yüzü <b>eksildi</b> resimlerde? </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Evet!</span></span></span></b> </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Günü gelen, vadesi dolan tıpkı kendisinden öncekiler gibi, ardında üç beş kırık dökük hatıra ve birkaç beyhude diyalog bırakarak ayrılıyor dünya hayatından. Çünkü, hayattan sonrasının <b>adını koymak için</b> doğduk hepimiz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bunu bilmeyenimiz yok ama</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> içinde bulunduğumuz gaflet hali, <b>sanki</b> bu bilgiye ihanet etmemizi sağlıyor ve bu ihanetle de dünyanın bir sonu yokmuş, acı bir salâ zamanın herhangi bir yerinde gününün gelmesini beklemiyormuş gibi yapıyoruz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ama her şeye rağmen <span style="background:white">ölümü, hayatın neredeyse en az telaffuz edilen kelimesi haline getirmiş insanlar olarak, gelip geçen hayatla barışık “<b>eski</b>” gönül medeniyetinden ve onların akıttığı yürek terinden tümüyle habersiz değiliz. </span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak bilmekle olmak arasında epeyce fark var. </span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Zira onlar, “<b>şahit olma</b>” bilinci içinde hesabı çetin olur diyerek, ihtiyaç fazlası her şeyin fazlasından kaçarken; torunun hali ecdada benzemiyor maalesef. Çünkü biz onların tam aksine şahitliği sahipliğe çevirme telaşı içinde hep daha fazlasını istiyoruz sahip olduklarımızın. </span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu yüzden olsa gerek sahip olma hırsı içinde ruhunu beslemek yerine kurda böceğe rızık olacak bedenini besleyen; vaat edilenin değil, peşin olanın derdiyle kıvranan çağın modern insanı için en büyük korku, ölüm korkusu. </span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü modern olarak tabir edilen bu kirli ve sisli zaman diliminde, hayat denen muamma <b>sadece maddi olanla</b> tarif ediliyor. Maddi gerçekliğin dışında kalan her şey, bugünün insanı için bu yüzden anlaşılmaz ve korkutucu oluyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Belki de “<b>kabristan uzak olursa ölüm de öyle olur</b>” sanrısıyla kabristanlarımızı şehirlerimizin dışına çekmemizin sebebi de bu korkudur, <b>kim bilir!</b></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak sevdiklerimizden birinin vadesi tamam olduğunda en çıplak korkularımızla kıskıvrak yakalanıyoruz ölüme. Çünkü, <b>biliyoruz ki</b> bir sonraki seferin adaylarından biri de biziz.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><br />
 </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/muhammed-ridvan-sadikoglu/hayattan-sonrasinin-adini-koymak/166/</link>
<pubDate>Thu, 06 Oct 2022 13:39:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇİN ATASÖZLERİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="margin-bottom:40px; text-align:center"> </p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#212529">Can Ataklı, </span></span></span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28"> “Genç Beyin” dergisinde rastlamış. Sosyal medyada da hayli dolaşmış.  Çeşitli ülkelerden çok güzel atasözleri derlenmiş, “Ben de sizlere</span></span></span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Segoe UI",sans-serif"><span style="color:#141e28"> sunmak istedim!” diyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">İşin doğrusu atasözleri çok hoşuma gitti.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Büyülendim…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Şunu fark ettim…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Atasözleri ile medeniyetlerin paralelliği var…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Büyük medeniyetlerin atasözleri de güçlü, manası da derin…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Çinlileri her zaman ciddiye alırım, kurdukları medeniyeti çok önemserim.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Tarihte çok önemdirler…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Avrupalılar da iyidir ama Çinliler bir başka…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Bir ülkede küçük insanların gölgeleri uzuyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Birine bir balık versen doyar bir defa; balık tutmayı öğret doysun ömür boyunca. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Bir yıllık refah istiyorsan tahıl yetiştir, on yıllık refah istiyorsan ağaç yetiştir, yüz yıllık refah istiyorsan insan yetiştir. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Yürüyen üç aptal, oturan üç bilgeden daha çok yol alır. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Önemli olan hayata yıllar değil, yıllara hayat katmaktır. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Değişim rüzgârları eserken akıllılar yel değirmeni yapar, aptallarsa duvar örer. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim. Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">“Bir köpeğin karnını doyuruyorsan ve ona barınak veriyorsan bu senin köpeğin sahibi olduğunu göstermez; köpeği bırak, geri gelirse köpeğin sahibi sensin demektir! Çin”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Ne kadar büyük sözler değil mi?</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Ne diyor; eğitime yatırım yap, insanı eğit…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Ne kadar yaşadığın değil yaşadığın zaman içinde ne yaptığın önemlidir, diyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Konuşma, boş laf yapma üret…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Liyakatten bahsediyor, yetersiz kişilerin hak etmediği yerlere geldiklerinde o ülkenin sonunun geldiğini söylüyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Bu günün dünyasının keşfettiği empati kavramını kaç bin yıl öncesinden keşfetmiş, yaşam tarzı haline getirmiş, “kendini eleştir, kendinden başla…” diyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Eğitimin temeli olan “Yaparak, yaşayarak öğrenme…” yöntemini hayata geçirmiş…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Değişimin, dönüşümün, bilimin önemini kavramış…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Toplumsal yaşamın, insan ilişkilerinin ve de psikolojinin kitabını yazmış…</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Çin bu gün güçlü ve medeni bir ülke ise bunu neye borçlu oldukları ortada...</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"><span style="font-size:11pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#141e28">Çin atasözleri her şeyi anlatıyor. </span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:40px"> </p>

<p style="margin-bottom:40px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/cin-atasozleri/165/</link>
<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 09:26:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TAM ZAMANI!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Doğrudur, toplum çok kirlendi, içinde yaşamaz bir hal aldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne kadar kötülük varsa toplumun temel değeri haline geldi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kimsenin kimseye güveni de saygısı da sevgisi de kalmadı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Her koyun kendi bacağından asılır. Gemisini kurtaran kaptandır.” diyen bir anlayış muktedir oldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Güç kötülerin eline geçti…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İyilik, masallarda kaldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne kadar dert yanılsa, şikâyet edilse; “Bu kadar da olmaz!” denilse yeridir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Toplumun kirlendiği aşikâr, su götürmez bir gerçek…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kimsenin bir itirazı yok…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tamam da ne yapmalı?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Moğollar müzik grubu, “Bir Şey Yapmalı!” diyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evet!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bir şey yapmalı!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tüm kirliliğe inat…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tüm çürümüşlüğe inat…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tüm üretimsizliğe inat…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İyiliği, doğruluğu, güzelliği, dürüstlüğü diriltmenin…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tam Zamanı!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Toplum ne kadar bozulursa bozulsun, kişiler ne kadar kirlenirse kirlensin sen doğru olanı yapmalısın...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çoğunluğa uyup, sürüye dâhil olmadan…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">“Gözümü kaparım işime bakarım!” demeden…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Pes etme… </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Her şeye, herkese inat…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Toplumu güzelleştirmek için canla başla çalış...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Dürüst insan ol...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evet! </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tam zamanı!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Dostluk, sevgi, iyilik, paylaşmak…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yaşamının temel felsefesi olmalı…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Umut, ışık olmalısın insanlığa…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Aydınlatmalısın toplumu…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">İnsanlar sende, iyiyi, doğruyu, dürüstlüğü, güzeli bulmalı…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yol göstermelisin topluma…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Evet!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tam zamanı!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Peşine takılma çoğunluğun…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Güçlü olan her zaman haklı değildir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">En büyük güç bilgidir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bilgi ile iyilik kardeştir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bilgi olmadan iyilik olmaz…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Bunu unutma…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tek başına olsan da karanlığa karşı yürü…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Doğruluğu, dürüstlüğü, iyiliği savun…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ne pahasına olursa olsun…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yolundan şaşma…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kutsal olan doğru olandır…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kanma sana sunulan dünya nimetlerine…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Kul hakkı yeme…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">En büyük suç, kul hakkı yemektir…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Şunu iyi bil!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tüm güzel insanlar aynı yoldadır…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Ve hep tek başınadır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tek başına olsan da yolundan hiç şaşma…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Yürü karanlığa karşı aydınlığa…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Çünkü…</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%">Tam zamanı!</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/tam-zamani/164/</link>
<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 14:37:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EĞİTİME BAŞLARKEN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnsanların birebir ilgilendiği, muhatap olduğu bir mesele olmasına karşın, eğitim, çok fazla bilinen, bilimsel ele alınan bir mesele değildir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilinen bir mesele olmamasına karşın </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnsanlar</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilmeden konuşur</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bilmeden fikir beyan eder...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ben bilirim, der...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir sürü şey söyler</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ahkâm keser</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çok iyi biliyormuş gibi net fikirler ileri sürer</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sadede gel diyorsunuz</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Demem odur ki;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Okullar açılıyor</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bir telaş, bir kaygı, bir şaşkınlık, bir kararsızlık</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ne yapsam, nasıl yapsam</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kime danışsam</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kime sorsam</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Hangi kararı verirsem daha doğru olur</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Veliler haklı olarak, çocuklarının iyi bir eğitim almasını ister.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Onun içinde, imkânlarını zorlar</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocuğunu özel okula, etüt merkezine göndermeye çalışır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Veliler, eğitim için ciddi bir para harcıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Şunu anlatmaya çalışıyorum:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bakın</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocuğunuzu</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İster iyi bir devlet okuluna</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İster özel okula</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İster etüt merkezine</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İster özel derse</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Gönderin</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Sonuç değişmeyecektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Başarı ne okulda ne etüt merkezinde ne de özel derstedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocuğunuz, okula motive olmuşsa bir de gelecek ile ilgi bir hedef koymuşsa mesele bitmiştir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"> İş çocukta biter...</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Oraya buraya paranızı kaptırmanıza gerek yok</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Yazıktır, günahtır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ne diyorum:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocuğunuzun motivasyonu yüksek olmalı</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Derse çok iyi çalışmalı</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">En önemlisi de çocuğun; ailesi, öğretmeni tarafından takibi şart</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İyi bir öğrenci takibi, başarı da olmazsa olmazdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Bol kitap</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Çocuk düzenli şekilde kitap okumalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Haftada bir kitap</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ya da günde bir saat</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Alın size başarı</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Parayla eğitimde başarı sağlanmaz</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İnanmayın, paranızı almak için bir sürü laf edenlere, sizi ikna etmeye çalışanlara</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Kaptırmayın paranızı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Neden LGS birincileri Tunceli, Hakkâri, Ağrıdan çıkar?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"> Düşünmek lazım</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İşin mantığını çözerseniz</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Eğitim sorun olmaktan çıkar</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Benden demesi </span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/egitime-baslarken/163/</link>
<pubDate>Tue, 13 Sep 2022 11:27:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İYİLİK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="margin-bottom:13px; text-align:center"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Uzun zamandır “iyilik” üzerine bir yazı yazmak vardı aklımda. Bir türlü yazmaya fırsat olmadı. Araya başka konular girdi. Nihayet bilgisayarın başına geçtim, “iyilik” üzerine düşünmeye başladım.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Ne yazsam diye…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Neyse ki…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black"><iframe allowtransparency="true" data-google-container-id="a!5" data-google-query-id="CLfaydL-__kCFSJEwgodzSECjw" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_4" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_4" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-2894542122041562&amp;output=html&amp;h=280&amp;slotname=8953313367&amp;adk=1874183107&amp;adf=3140370767&amp;pi=t.ma~as.8953313367&amp;w=740&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1662461217&amp;rafmt=1&amp;psa=1&amp;format=740x280&amp;url=https%3A%2F%2Folaynet.net%2Fiyilik%2F&amp;fwr=0&amp;fwrattr=true&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTQuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTA0LjAuNTExMi4xMDIiLFtdLGZhbHNlLG51bGwsIjY0IixbWyJDaHJvbWl1bSIsIjEwNC4wLjUxMTIuMTAyIl0sWyIgTm90IEE7QnJhbmQiLCI5OS4wLjAuMCJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEwNC4wLjUxMTIuMTAyIl1dLGZhbHNlXQ..&amp;dt=1662461217657&amp;bpp=2&amp;bdt=2171&amp;idt=2&amp;shv=r20220831&amp;mjsv=m202208300101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3Df616e03dd046d2b0-22660d97d8cd00d8%3AT%3D1658741561%3ART%3D1658741561%3AS%3DALNI_MbY6Puyk_Lzlmh3_FCLQgU05pW0dg&amp;gpic=UID%3D0000091fc1e4a209%3AT%3D1658741561%3ART%3D1662461217%3AS%3DALNI_MYRtfA3CIA331WHLAxOhCiGcOXX9A&amp;prev_fmts=0x0%2C1060x280%2C250x728%2C219x728&amp;nras=2&amp;correlator=5785291861455&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=1978945329.1658741560&amp;ga_sid=1662461217&amp;ga_hid=1341474817&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=1&amp;u_h=864&amp;u_w=1536&amp;u_ah=816&amp;u_aw=1536&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1.25&amp;dmc=8&amp;adx=230&amp;ady=1206&amp;biw=1519&amp;bih=714&amp;scr_x=0&amp;scr_y=0&amp;eid=44759876%2C44759927%2C44759842%2C44772923%2C31068920&amp;oid=2&amp;pvsid=983635333129318&amp;tmod=606053083&amp;uas=0&amp;nvt=1&amp;eae=0&amp;fc=1920&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1536%2C0%2C1536%2C816%2C1536%2C714&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7CpeEbr%7C&amp;abl=CS&amp;pfx=0&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;ifi=5&amp;uci=a!5&amp;btvi=1&amp;fsb=1&amp;xpc=GTCPeAoCeg&amp;p=https%3A//olaynet.net&amp;dtd=5" style="box-sizing:border-box; outline:0px !important; border-bottom-width:0px; border-left-width:0px; border-right-width:0px; border-top-width:0px; height:0px; left:0px; position:absolute; top:0px; width:740px" vspace="0" width="740"></iframe> Mevsime de uygun bir konu, malumunuz sonbahara giriyoruz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Eylül, kışa hazırlık ayıdır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Eylül’e “Gönül alma ayı da” denilebilir…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Meseleye yavaştan girelim isterseniz…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İyilik, genellikle kötülüğün tersi olarak kabul edilir; ahlak, etik, din ve felsefe konuları tarafından incelenir ve ayrı şekillerde tanımlanır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İşin felsefesini bir tarafa bırakırsak, iyilik; hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan yardım demektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Çoğu zaman insanlar yaptıkları iyilikle ilgili serzenişte bulunurlar…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Efendim, adama şöyle iyilik yaptım böyle iyilik yaptım…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Elinden tuttum adam oldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Ben olmasaydım yapamazdı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black"><iframe allowtransparency="true" data-google-container-id="a!6" data-google-query-id="CMmay9L-__kCFU1DGQodHH0Epg" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_5" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_5" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-2894542122041562&amp;output=html&amp;h=280&amp;slotname=8953313367&amp;adk=1874183107&amp;adf=1077143291&amp;pi=t.ma~as.8953313367&amp;w=740&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1662461217&amp;rafmt=1&amp;psa=1&amp;format=740x280&amp;url=https%3A%2F%2Folaynet.net%2Fiyilik%2F&amp;fwr=0&amp;fwrattr=true&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTQuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTA0LjAuNTExMi4xMDIiLFtdLGZhbHNlLG51bGwsIjY0IixbWyJDaHJvbWl1bSIsIjEwNC4wLjUxMTIuMTAyIl0sWyIgTm90IEE7QnJhbmQiLCI5OS4wLjAuMCJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEwNC4wLjUxMTIuMTAyIl1dLGZhbHNlXQ..&amp;dt=1662461217679&amp;bpp=1&amp;bdt=2193&amp;idt=1&amp;shv=r20220831&amp;mjsv=m202208300101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3Df616e03dd046d2b0-22660d97d8cd00d8%3AT%3D1658741561%3ART%3D1658741561%3AS%3DALNI_MbY6Puyk_Lzlmh3_FCLQgU05pW0dg&amp;gpic=UID%3D0000091fc1e4a209%3AT%3D1658741561%3ART%3D1662461217%3AS%3DALNI_MYRtfA3CIA331WHLAxOhCiGcOXX9A&amp;prev_fmts=0x0%2C1060x280%2C250x728%2C219x728%2C740x280&amp;nras=2&amp;correlator=5785291861455&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=1978945329.1658741560&amp;ga_sid=1662461217&amp;ga_hid=1341474817&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=1&amp;u_h=864&amp;u_w=1536&amp;u_ah=816&amp;u_aw=1536&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1.25&amp;dmc=8&amp;adx=230&amp;ady=1936&amp;biw=1519&amp;bih=714&amp;scr_x=0&amp;scr_y=0&amp;eid=44759876%2C44759927%2C44759842%2C44772923%2C31068920&amp;oid=2&amp;pvsid=983635333129318&amp;tmod=606053083&amp;uas=0&amp;nvt=1&amp;eae=0&amp;fc=1920&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1536%2C0%2C1536%2C816%2C1536%2C714&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7CpeEbr%7C&amp;abl=CS&amp;pfx=0&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;ifi=6&amp;uci=a!6&amp;btvi=2&amp;fsb=1&amp;xpc=Kgd3mumk1P&amp;p=https%3A//olaynet.net&amp;dtd=3" style="box-sizing:border-box; outline:0px !important; border-bottom-width:0px; border-left-width:0px; border-right-width:0px; border-top-width:0px; height:0px; left:0px; position:absolute; top:0px; width:740px" vspace="0" width="740"></iframe> O kadar yardım ettim…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Yemedim yedirdim, içmedim, içirdim…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Giymedim giydirdim…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Nankör…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İnsan mı o…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İyilik bilmez…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Karaktersiz…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Adam değilmiş…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Adam sandım…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Beş para etmez…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İyi de nedir bu sözler?</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Sizin yaptığınız iyilik değil ki…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Yaptığınız iyilik, iyilikten çıkmış…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Menfaate dönüşmüş…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Menfaat; gizliden gizliye gözetilen ya da dolaylı olarak elde edilen yarar, kazanç demektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Siz, aleni karşıdan menfaat bekliyorsunuz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Toplum olarak iyilik yaptığımız falan da yok…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Nerede öyle iyilik yapacak insanlar bizde…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">“Sağ Elin Verdiğini Sol Elin Görmesin”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Bu bir hadis…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Diyor ki hadis: Yapılan iyiliklerin gizli tutulması oldukça önemlidir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Bırakın iyiliğin gizli tutulmasını,</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Kimsenin duymamasını…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Dünya aleme ilan ediyoruz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Beklenti içine giriyoruz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Bir sürü laf ediyoruz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İyilik, her insanın harcı da değildir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Bilgi, birikim, görgü, görenek …</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Uygar, çağdaş bir kafa…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İster…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">İyilik uygar toplumlarda yaygındır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Çağdaş insanların yapacağı iştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Bizim yaptığımız iyilik, iyilik değildir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Menfaat beklemektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:21.0pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="outline:0px !important"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:Barlow"><span style="color:black">Maalesef…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gündoğdu YILDIRIM</author>
<link>https://www.karamanolay.com/yazarlar/gundogdu-yildirim/iyilik/162/</link>
<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 14:00:47 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>